Aşkın Cesaret Madalyası
Bilir miydik, serüvenlerden bir daha asla onmaz yaralarla dönecektik evlerimize.
"Yazarın görevi, görünmeyeni görünür kılmaktır. — James Baldwin"
"Yazarın görevi, görünmeyeni görünür kılmaktır. — James Baldwin"
Bilir miydik, serüvenlerden bir daha asla onmaz yaralarla dönecektik evlerimize.
Yalan söyle, "Yalan söylüyorum, duymak istediğin için söylüyorum " diye bak gözlerime..
Evet yaşlıydım. Evet deplasmandaydım. Evet hakem hata yapmıştı. Hiç biri bir sebep olamadı aşksızlığıma. Eski hüzünlü şarkıların hüznünü yenemedik. Hep yalnızlıklara yürüdüm ben oysa. Hep mistik bir sensizliğe. Nerden baksan şehirler arası yalnızlıklar.
İçim acıyor, geçer elbet, geçer de, anlamsız bir yer de unuttuğumu sandığım bir yer de , yeniden sızlar, ama varsın sızlasın, sızlamad mı; kocaman sevilmiyor ki...
Mavinin düşünülüp,kırmızının konuşulduğu bir hayaletler şehrinde,ben umut dolu günlerime uzun bir yolculuk yaparken
Aşk sizi esir alacak kadar güçlüdür. Duygularınız, dudağınızdan dökülecek sözleriniz, davranışlarınız artık sizin değil onun kontrolü altındadır. Yani Aşkın...Aşık olunca aptallaşır, çocuklaşır, hassas ve kırılgan bir hale gelirsiniz.
Tavan
arasına sakladım yalnızlığımı. Her gece, bir zindana hapsolmuşçasına seni
düşünüp ağlamak, en sessiz harfleri özenle seçip şiire yürütmek şarkıların
acizliğiydi oysa. Biliyordum.
Canım hep mutlu olacak değil ya sonlar yapsana. Atsana beni cehennemlere senin cenetinde işim yok. Susmasana konuşsana...
Beynimin sağ köşesindeki seni soracak olursan eğer, gülüşün yok olmuş vücudun kaskatı, ölü dudağı kadar morsun ve yürek yarası kadar kırmızı...
Böyle daha güzeldi seninle olmak.
Bitmiş bir aşk değildin, devam eden özlem dolu saatlerdin artık.
Beklenen anlar olduğunu biliyorum, seni bana, beni sana getirecek anlar... Duygulu anlar biliyorum aynı anda yaşanan, gözler buğulu... Hüzünlü anlar biliyorum, karşılıklı hissedilen...
Önceye ve sonraya dair tüm keşmekeşlerin arasından sıyrılıp, sana hiç dokunmadan, sana hiç bakmadan, gözlerine aşkın tılsımlarını koymadan, konuşmadan ve susmadan sadece seni sevmek mabedinde ilahiler dinlemek istiyor canım.
içimdeki acıya lal tüm lisanlar… ki prangalar öldürmüş kalemimin reflekslerini. Düşe kalka yürüyen, dizkapakları paramparça bir çocuk izleri bırakıyor kağıtta…
Bir kuş uçtu dün elimden ve ben sadece seyretmekle yetindim havalanışını. Belki de görmek istedim uçuşundaki endamı, heybeti, güzelliği…