"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"

Deneme > Sevgi ve Aşk

üzgün

Aşk Sosyal Statüye Yenik Düşer Mi?

Çocukluğum, genç kızlığım Ege'de geçti benim. İlk aşkı, ilk ayrılışı, sevgileri, terkedilişleri burada yaşadım. Hayal kırıklıklarını, heyecanları, kalp acılarını, köşe başı buluşmalarını ilk Egede tattım. Kalp çaldım, kalbimi çaldırdım ama biri var ki onu

olumlu

Sevgiyi Yaşamak

Sevgiden kaçılmaz, eninde sonunda gönül kapınızı çalacak ve mutlaka kendini hissettirecektir. Belli bir zamanı da yoktur ayrıca, ne zaman ve nerede karşılaşacağınızı bilemezsiniz..

karamsar

Unutulmuş Sevgiler

Hep, yorumlar üzerine yapıcı çalışmalar. Tekrar üzerine tekrar. Yok olmaya yüz tutmuş bir çiçeği, dik dursun diye boynunu iple bağlamak. İşte bunların hepsi, unutulmuş, alışkın sevgiler. Oysa çoktan ölmüş, beni gömün diye haykıran bedenlerin sevgileri.

olumlu

Bilmiyorum...

bir genç kızın askere giden sevgilisine yazdığı dönüş umuduyla yazılmış ve aynı zamanda bunun zorluğunu dile getirmiş yazısı...
not: kesinlikle silahı ve savaşı öven bir yazı değildir...

üzgün

nazende’ ye agit

.........nazli yare, kalan bir damla umudun harcanmasi... yar o ki, inletmektedir, kendi agitiyla masugunu. bicare, pespaye gonlun son zerresi terennum etmektedir nazende' yi...

olumlu

Kar

Her yerde kar var........

üzgün

Bekleyiş

bir yazar demiş ki sen git aşk bana kalsın bende artık öyle söylüyorum çünkü başka çare yok biliyorum ...

düşündürücü

İçimizdeki Arka Sokakla

Rüzgar kaldırır benlerimizi havalara omuzlarımıza yeniden takarız büyük adam apoletini. Yanıp söner vitrinde ışıklar maskeli baloda olduğumuzu bile bile hep beraber yürürüz.

olumlu

Sevgi

Sevgiler paylaşıldıkça güzelleşir, çoğalır. Büyür; dallanıp budaklanır. Sarar kolları herkesi. Onunla atılır nice dostlukların temeli, onunla kurulur yeni dünyalar.

üzgün

"Biz"

O sesin sana ulaşmadığını gördükçe ben, sen daha çok gitmiş oluyordun. Sen uzaklaştıkça ben, daha çok bağırıyordum…

olumlu

Gökyüzü'nde Aşk

Sayfalar bana; ben, kalemime bakıyorum. Anlaşıyoruz ve başlıyoruz inceden inceye tıngırdatmaya:

olumsuz

İnsan Kendi Sevdasının Hırsızı Olur

Acaba bunu hesaplayabilir miydi matematik dehaları? Beynimizin ne kadarı aşkı sorguluyor, aşkı kurguluyor, bizi karanlık bir kuyuya itip yankılanan kendi sesimizden korkmamızı sağlıyor? Aklımızın hangi bölümü ile sever, aniden çıka gelir, aşka rehin ve rehineler alır, sonra hangi bıkkınlık ile terk ederdik o cennet bahçesini. Ama aşkın matematikte

olumlu

Aşk Olsun...

İyi ama ne bu aşk? Bir tarifi, bir tanımı yok mu bunun? Herkes bir tanım getirmiş kendine göre. Kimisi "Kar altında terle uyanmaktır” demiş. Yahya Bey gibi bir şair ”Bir demür dağı delüp boynuna almak gibidir” diyor aşk için. Mevlana ise kendisine aşkı soran bir kişiye “ben ol

Başa Dön