Eylül'de Ayrılık Zor Olur...
Terkedeceksen bir yaz ayında terket beni demiştim, Haziran, Temmuz, Ağustos farketmez, gökte güneş olsun alnımızda ter, yeter...
"Şiir, hatırlanacak en iyi sözcüklerin en iyi düzenidir. — Samuel Taylor Coleridge"
"Şiir, hatırlanacak en iyi sözcüklerin en iyi düzenidir. — Samuel Taylor Coleridge"
Terkedeceksen bir yaz ayında terket beni demiştim, Haziran, Temmuz, Ağustos farketmez, gökte güneş olsun alnımızda ter, yeter...
Canım hep mutlu olacak değil ya sonlar yapsana. Atsana beni cehennemlere senin cenetinde işim yok. Susmasana konuşsana...
...Kalkıp camımı açmalıyım. Usul bir rüzgar esmeli gecede... Saksıda yeni yeşermeye yeltenen çiçekler bende filizlenen seni görüp hasetin doruğuna ulaşmalı. Yaydığım kokuyu alan şu hain iğdeler sen kadar kokamadığı için koparmalı köklerini topraktan.
"Seni sensiz yaşamak çok zor Her gece yaşanan sensizlik, her gece aynı hüzün... Beklenen, özlenen sen, sen, sen... Ümit edilen seni bana getirecek son sabah, seni benden götüremeyecek son akşam olması; arzu edilen, özlemle beklenen gecelerin gelmesi..."
İyi ama ne bu aşk? Bir tarifi, bir tanımı yok mu bunun? Herkes bir tanım getirmiş kendine göre. Kimisi "Kar altında terle uyanmaktır” demiş. Yahya Bey gibi bir şair ”Bir demür dağı delüp boynuna almak gibidir” diyor aşk için. Mevlana ise kendisine aşkı soran bir kişiye “ben ol
Sen) - Madem öleceğiz niçin bu kadar direniyoruz?
Ben) - Bilmem!
Sen) - Melekler ölür mü hiç?
Ben) - Belki, ama ölürlerse mutlaka güzel ölürler.
Sen) - Melekler kim?
Susuyorsun. Susmanı duymak öyle acı ki! gidişinde kalanlarla başbaşa olmak öyle öyle dayanılmaz ki! kalan “hiçbirşey”se; insan “hiçbirşey”e dayanamaz ki! dayanmak en azından tek bir şey ister: “dayanacak birşey”! imkans
Kadın-erkek ilişkileri üzerine ne çok yazılıp çizildi.İnanıyorum ki bu konu üzerine söylenmemiş bir söz kalmamış olsun.Tüm bunlara rağmen çevrenize şöyle bir baktığınızda kalbi kırık ya da iletişim problemleri yaşayan yüzlerce çift görürsünüz.
saçma sapan insanlara aşık olmaya devam eder, ihanetlere uğrar ve oturup ağlayarak, daha düne kadar seven kalbimiz olduğuna inanırken, herşeye ama herşeye küfretmeye, kin kusmaya başlarız.