Oksimoron ve Vehim
Sözcüklerin ahengi anlamlarının yanında büyük önem taşır bence. 2 tane sözcük ve anlamları üzerine kısa bir yazı bu. Gündelik hayatı anlatan 2 sözcük.
"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"
"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"
Sözcüklerin ahengi anlamlarının yanında büyük önem taşır bence. 2 tane sözcük ve anlamları üzerine kısa bir yazı bu. Gündelik hayatı anlatan 2 sözcük.
Bahar herkes gibi benim de aklımı çeler. Okulu kırmak gibi, her şeyi yüz üstü bırakıp kaçmak gibi derin bir istek duyarım. Çiçek açmış ağaçlar, ılık yağmurlar, evden, işten ve bu kentten kaçma isteğimi tetikler. Oysa ne beni kucaklayacak başka bir kent ne
Sabahlarınızın yepyeni güzelliklere yelken açtığı, sizi bilinmez yeni ülkelere götürdüğü, hoş sürprizlere hazır olun bundan böyle.
Düşlerimiz de bizim gibi yaşamımızın bir parçası. Bazen o kadar gerçekçi olur ki, günlerce kurtulamayız etkisinden. Bazen de düş mü gerçeklik mi ayırt edemeyiz. Düş içinde düş, dünya içinde dünya...
Bir anda simsiyah gozlerini goruyorum... Ruya oldugunu hemen anliyorum. Kalbim hizlica atiyor ve uyanmak istiyorum. Basaracagim gibi...
İnsan arada sırada kendini garip durumlarda bulabilir. O duruma yavaş yavaş, doğal bir şekilde gelmiş olabilir, ama kendini olayların ortasında bulduğunda birden şaşırır ve böyle bir duruma düşmeyi nasıl olup da başarabildiğini sorar kendine.
Balsa kütüklerinden yapılmış bir sal, üzerinde bambudan bir kulübe, altı yetişkin adam
Kırdım serçelerin kanatlarını ve en çok incinen taraflarımı sevdim... Aslında her serçe bendim...
Gençliğim ve umutlarımla asılmıştım dallarına.
Bir baktım;
Gençliğimi ve umutlarımı asmışsın dallarında
ben kimim,aslında ne severim,nasıl yaşamak isterim bu hayatı sorusu var hep...
İsyan bayrağı çekilmeli oysa arada hayata! Nasıl bağımsızlığını ifade ediyorsa bir ülke bayrağını özgürce dalgalandırınca kendi sularında, öyle şahlandırılmalı bir bireye ait yaşam düşüncesi kendi sınırsızlığında!
Nerde yanlış yaptı dünya? Ne zaman saptın sen bir ezberin yaşandığı sokağa? Yoksa aslında doğduğun sokak mıydı orası?
İyi ki doğdun dünya güzeli kızım. On yıl önce hayata yumuk yumuk gülen kara gözlerin, yaşama açılan en güzel pencerem oldu bugün benim. Şimdi huzurlu bir uykunun kucağında düşlerini katarken geceye sen, minik parmaklarının ucunda şekilleniyor geleceğim sen bilmeden...
Değişen ne yüzümüzden başka, kuşların ölümünden, eskidikçe gençleşen hüznün renginden, saçlarımıza konan bulutların sesinden ıssızlığını yitirmiş tren istasyonların kederinden, içimizde göveren çocuğun çığlığından, dudaklarımıza iliştirdiğimiz ıslıkların sahipsizliğinden, gözlerimize düşen kırılganlıklardan, yakamızda bir çiçek gibi itina ile taşıdığımız yabancılığızdan gayrı …
Bir ışık görüyorum lakin ;
Bana hiçbir zaman ulaşamayacak olan.
Bir kapı görüyorum;
Anahtarı sonsuza kadar kaybolmuş olan.
Bir adam görüyorum;