"“İlk kez aldatmaya başladığımızda, nasıl da karmaşık bir ağ öreriz!” — Sir Walter Scott"

Eleştiri

"hayatını Şiire Adayan Bir Ses: Arif Eren"

Türk şiirinin tartışmasız yaşayan en büyük ustalarından biridir Arif EREN. Bu büyük söz ustasıyla ilgili bugüne kadar çeşitli araştırma-inceleme çalışmaları yapılmıştır. Fakat bunlara yeni halkalar eklemek kültürel bir ihtiyaçtır. Zira Arif Eren'in şairliği birkaç kitaba sığmaz. Her yeni eser onun hayatına ve şiirine yeni açılımlar ve zenginlikler getirir.

yazı resim

Kokuştuk, çünkü unuttuk!

Bir zamanlar var olan insanlık değerlerinin nostaljik hatırlanışı ve günümüzde yaşanan ahlaki çöküşün eleştirisi. Yazar, komşuluk ilişkilerinin sıcaklığından teknoloji ve sosyal medyanın getirdiği yabancılaşmaya uzanan toplumsal dönüşümü sorgularken, beğeni peşinde koşan, sahte imajlar yaratan bir neslin portresini çiziyor. Kaybolan değerler üzerine içten bir ağıt...

Sizi de Beşikteyeken Kerttiler mi

Beni kertmediler, ama bilemem sizi ya da başka birilerini beşikte kerttiler mi kertmediler mi? Beşik kertmesi, erkek ve kızın daha beşikte bebekken, gelecekte evlenmesine dair verilen karar. Dede Korkut Kitabında geçer. Anadoluda bu gelenek şöyle işler: Bir kızın doğum haberini alan ve bu kızın ailesiyle akraba olmak isteyen

şair Haydar Çoruhlu'yla Şiirin Kalbine Yolculuk...

Bazı insanlar için bir yaşam tarzıdır şiir, yaşama sebebidir. Belki de hayatın ta kendisidir, öznesidir. Şiir, yaşam sevgisinin berrak pınarıdır. Hayatı idame ettirebilmek için nefes gibidir. Şair söyleyecek sözü olandır. Şairlik en zor zamanlarda bile dik, diri ve iri durmaktır. Sözcüklerin gücünü güç edinmektir. Bir duygu işçiliğidir şiir.

Trafikteki İçsel Tepkilerimin Dışa Vurumu

Vınnnn! diye bir geçer yanınızdan, hem de bir sağ bir sol yapıp şerit değiştirerek... Durur mu dil ve beyin Bunun da tek rakibi herhalde Türk Hava Yolları. Acelen ne, eceline mi susadın? Ya da dünya çok sıktı hemen öleyim gideyim derdindesin... Başka ne denir bunlara Slalom yapacaksan Uludağa

Sessizliğin Hikayesi Üzrine

Vatanından yirmi yıl gibi uzun bir süre ayrı olan şair, vatanına olan özlemini, ailesine karşı duyduğu hasretliği dile getirir. Annesine, babasına, kardeşlerine duyduğu özlemleri ve sevgileri anlatır. Yirmi yıl onlardan hiçbir haber alamamaktadır. Yaşayıp yaşamadıklarını dahi bilmemektedir. Kamplara mı götürülmüşlerdir? Esir mi edilmişlerdir? Yoksa fırınlara atılıp diri diri

Ben Olsam Ne Yaparım

Çoğumuz Ben olsam ne yaparım? sorusu ile bir şekilde muhatap olmuş ve ardından yapacaklarımızı sıralamışızdır. Aslında bu soru, bilimsel bir çıkış değildir ama verdiğimiz cevaplardan yola çıkarak çoğu insanı harekete geçirmeyi başarmıştır.

Meseller ve Kurucuova Ağzı

Konyalı şair ve ozan Sayın Hüseyin Elmaskaya ile yollarımız Denizlide kesişti. Denizli Yaz-Ar Bir tarafından düzenlenen Türk Dünyası Şairleri Buluşmasına davet edilmişti. Sazıyla sözüyle çok güzel bir sunum yapmıştı.

Meseller ve Kurucuova Ağzı

Konyalı şair ve ozan Sayın Hüseyin Elmaskaya ile yollarımız Denizlide kesişti. Denizli Yaz-Ar Bir tarafından düzenlenen Türk Dünyası Şairleri Buluşmasına davet edilmişti. Sazıyla sözüyle çok güzel bir sunum yapmıştı.

Şehzade

Defalarca eski yazılarımda da yazmama rağmen, hala bir şey neden, niye şimdi oldu, neden gözümüze sokuluyor diye düşünmüyor, aksine insanlık dışı bir haber gördüğünüzde hemen galeyana gelip asıp kesiyor, çarmıha germenin çare olacağını sanıyorsunuz.

Başa Dön