"Yazmak, aslında ölmek için bir bahanedir. Ama iyi bir bahane." - Franz Kafka"

Eleştiri

Denizli Türk Dünyası Şairleri Buluşmasının Ardından

Gece sadece bir şiir gecesi değildi. Aşıkların, ozanların da katıldığı, türkülerini okuduğu sazlı, sözlü bir gece idi. Bitmedi. Uygur Türklerinden olan akademisyen Abduşşukur Qumtur uygur Türklerine yapılan şiddet ve baskıları dile getirdi. Şiirini okudu. Sonra Saygıdeğer eşi Münevver Hanım, Uygur Türklerinin Halk Danslarından küçük bir örnek sundu.

Kokuştuk, çünkü unuttuk!

Bir zamanlar var olan insanlık değerlerinin nostaljik hatırlanışı ve günümüzde yaşanan ahlaki çöküşün eleştirisi. Yazar, komşuluk ilişkilerinin sıcaklığından teknoloji ve sosyal medyanın getirdiği yabancılaşmaya uzanan toplumsal dönüşümü sorgularken, beğeni peşinde koşan, sahte imajlar yaratan bir neslin portresini çiziyor. Kaybolan değerler üzerine içten bir ağıt...

yazı resimYZ

Bu Devirde Ne Kaldı

Siz de mutlaka izlediniz o banka reklamını. Ne zamandır aklımdaydı yazayım yazayım diyordum bu güne nasipmiş... Amcacığım, bayım, dayıcıyım, reisim mi desek ne desek Aşiretin parasını vadeliye yatırmış reis bey. babababababa... Kızı da hemen cevap veriyor Ama babaaaaa babacuğum bu devirde vade beklemek mi kaldı? Hiç kimse de

KİTAP İZLERİ

Dert Dinleme Uzmanı

Adalet Ağaoğlu

Adalet Ağaoğlu’nun ‘Dert Dinleme Uzmanı’: Toplumsal Bir Stetoskop Türk edebiyatının büyük ustalarından Adalet Ağaoğlu, uzun bir aradan sonra, yankıları bugün dahi süren "Dar Zamanlar" serisine
İncelemeyi Oku

Suç Duyurusu

Yazarın şikayetçi olduğu her ne kadar en çok kendisi olsa da her bir bireyin eksik kalan yanlarını kaleme aldığı serzenişi, şikayet mektubuna dönüşüyor…

Kilidi Açmak

İnsan fıtratı, yabancılaşmayı, eksilip bütünlüğünü kaybetmeyi ve yozlaşmayı geçen zaman içinde -negatif, pozitif etkileşimlerle- değişebilir. Bu yüzden bir bütünlük şuuru olmadan birinin başka birine hoşgörüsünün olması düşünülemez ama, fakat ve lakin belki hoşgörünme çabası olabilir

Sen de bir ödül almak ister misin?

"12 Ekim 2006: Orhan Pamuk'un Nobel kazandığı gün, Fransa'nın 'soykırım inkârı' yasasını kabul etmesi tesadüf değil. Bu yazı, Türkiye'yi eleştirerek uluslararası tanınırlık kazanan yazarlara dair acı bir eleştiri sunuyor. Yazara göre, ülkesini dışarıya şikayet edenler ödüllendiriliyor; kitapları çevriliyor, röportajları artıyor, fonlar açılıyor. Kimliğin eserden daha önemli olduğu bir

Kesinlik İddiası Mümkün Mü, Yoksa Yalnızca "İşaret Okuma" Mı Mümkündür?

"Ekonomik tahminlerde bulunan uzmanların gerçek niyetleri nedir? Bu yazı, altın ve döviz piyasasındaki 'uzmanların' tahminlerinin güvenilirliğini sorguluyor. Eğer bu kişiler gerçekten bilselerdi, ekranlarda değil borsalarda olmaları gerekmez miydi? Aslında piyasayı yönlendiren şey uzman tahminleri değil, kitlesel psikoloji ve ortak davranışlardır. Ekonomi uzmanı mı, yoksa kitle psikoloğu mu?"

Henüz Ölmedim

Karanlık mizahla süslenmiş bu kısa not, hastane odasında yalnız başına nefes almak için mücadele eden birinin yaşam savaşını anlatıyor. Yazar, uzun bir aradan sonra nihayet kendi başına nefes alabildiğini müjdelerken, mesajını beklenmedik bir şekilde "Boşuna sevinme! Henüz ölmedim..." diyerek bitiriyor. Hayata tutunmanın hem acı hem de mizahi yönünü

Beşik Gibi Sallandık

Oğlum da geldi dışarı. Kızım yoktu. Ayça nerede? dedim. Odasındaydı dedi. Sallantı artık durmuştu. Yaklaşık 15 saniye kadar sürdü. Hayat normale dönmüştü. Biraz sonra kızım da aşağıdaydı.
Niye inmedin? diye sordum. Masanın altına girdim dedi. Ya kızım, ev yıkılsaydı, masa sağlam kalacak mıydı? dedim. O da

KİTAP İZLERİ

Peri Gazozu

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Hafıza Sandığından Sızanlar: "Peri Gazozu" Üzerine Bir Değerlendirme Ercan Kesal, Türkiye'nin sanat sahnesinde ender rastlanan, çok yönlü bir figür. Onu sinemadan bir oyuncu,
İncelemeyi Oku
Başa Dön