"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

İyi̇ Şeylere Herkes Hasret Ama Kötü Şeyler Her Yerde

İnsanların vaktini boşa almayacaksın. Aksi halde küfür yersin.

yazı resim

İYİ ŞEYLERE HERKES HASRET AMA KÖTÜ ŞEYLER HER YERDE

Dünyanın her yerinde seyirciyi avlamak için yüzlerce film yapılır. Para kazanmak dertleridir.
Film kurdu olanlar bir filmin iyi olup olmadığını birkaç dakikada anlar.
Sizi bilmem ama ben anlarım.
Sürekli film izlerim çünkü.
John Wayne filmleri vestern türündedir genelde. İşin öncüsü bu adamdır. Bu yaşlı kart adam iyi bir oyuncu. Bazı filmleri berbat. Ama bazısı buluşlarla dolu. Filmler çok akıcı ve hızlı ilerler. Film komik gözüksün, seyirciyi sıkmasın diye gereksiz birçok katılır senaryoya. Bu şeylere hiç gerek yok aslında. Hem komik hem ve dramatik olabilir bir film. Seyirci senaryonun güçlü olup olmadığını çabuk anlar. Onu kandıramazsın.
Bizde arabesk şarkıcıların bir sürü filmi vardır mesela. Hayranları çok diye çekilen filmler…
Günümüzde iş çok ciddi. Dizi ve sinema filmi çeken platformlar var. Parasını verirsen üye olur izlersin kaliteli film ve diziler izlersin.
Ama internette ücretsiz birçok sinema filmi izlemen mümkün.
Biz sinema konusunda endüstri değiliz. Ama diziler konusunda birçok ülkeye dizi film satıldığını haberlerden biliyoruz.
Bunlar satılıyor olabilir; ama kaliteli işler değildir bunlar.
30 sene öncenin Amerikan dizilerini kim hatırlar? Bizde gösterilirdi ve gerçekten iyiydi bu diziler. Aşk saçmalıklarının dışında şeyler olduğunu anlatan filmlerdi.
Bizde böyle diziler hiç yok. Mafya, silahlar, salak bir aşk ve bir ton saçmalık olacak işin içinde.
Düzey çok düşük.
Birilerine yaranmak, reyting almak düşüncesi kalitesizlik aptallık getirir.
Binlerce kaliteli sinema filmi ve dizi yapılabilir çok küçük bütçelerle. Ama kafalar yanlış, patronlar yanlış, bakış açısı yanlış.
Bakıyorsun siyasi partilere, hepsi birbirinden yanlış. Dizi ve sinema dünyası da böyle. Kitap dünyası da böyle.
Zamanımı verip bir film izliyorum, mesela bir vestern, kurgunun berbat olduğunu görüyorum, lanet bu kurgu da neyin nesi, film sonu hüsran ve küfür ediyorum.
Para verip kitap alırsam ve sonu hüsran olursa? Elbette yeni kitap satın almam.
Kafa dağıtmak için film izlemek iyidir, moral bulur insan.
En son izlediğim Uruguay’lı gençlerin and dağlarına çakılan uçağıyla ilgiliydi, bir dizi sinema filmi platformu çekmiş filmi. Öyle kandırmaca, aldatmaca yok, konuyu iyice işlemişler. Doğrusu neyse onu yapacaksın, gereksiz hiçbir şey olmayacak filmde, roman da böyledir öykü de böyledir, sıkı bir örgü. O platform boşuna yükselişte değil; boşuna egemen olmadı; çıkardığı işler sağlam. Bizimkilerin yazıp oynadığı dizi ve filmleri de yayınlıyorlar; ama çok kötü filmler bunlar. İyi senarist, kozmik yapımcı yok mu, işinin en iyisi yok mu; yok kardeşim. Yaratıcılıktan yoksun basit şeyleri film, dizi diye çekiyorlar.
Biraz mizah, serserilik, parlak bir aşk barındırsa seyirci kapar iyi bir drama olsun.
İnsanlar iyi bir film seyretmek ister; ama kötü film yaparlar, neden insanların vaktini çalıyorsunuz!
İyi bir kitap okumak isterler.
İyi bir müzik…
Sistemleri kötü şeyler ele geçirmiştir. Çünkü sistem reytinge dayanır.
Bir şey göz önünde değilse, arkalarda bir yerdeyse iyidir demek mantığı.
Evet böyle.
Sözü edilmeyen, reklamı yapılmayan şeyler.
Adamın parası var, ya da borç bulur, çeker bir film, senaryoyu yazar yönetmen kendidir, iş oldu sanır.
Olmadı ben kardeşim, zamanımı çaldın küfür ettim sana ne yapayım.
Satılsın diye kitap yazarsan küfür yersin.
Bu yüzden asla satılsın diye roman yazmam.
İçime sinen romanlar yazarım.
Bundan para ummam.
Umarsam bu iş yüceliğini kaybeder ben de sistemdeki adi köpeklere dönerim.
Yazdıklarıma, kendime hiç inanmam.
Çok düşünürüm. Bozarım yazdığımı. Benim yazdığım metni sahiplenmem için çok sebep olması lazım. Karakterlerini, romanın geçtiği yerleri sevmem lazım.
Onları hissetmem lazım.
Oysa onlar ticari düşündükleri için sonsuza dek kaybeden olacaktır.
Ama benim yazdıklarım insanı etki altına alan, vurucu, akıcı, yüreği ve ruhu yakalayan… Mizah var, duygusu, düşüncesi, süse püse hiç gerek yok. Mizah hiç olmayabilir.
Saatçilik zor meslektir. Saat tamirciliği gibidir yazmak…film senaryosu yazmak…şiir, roman öykü….
İnsanları bir şeye inandırmak zordur….
Kelimeleri, cümleleri kullanmayı öğrenmek lazım….
Ben yazarsan olmaz, saatçi gibi çalışırsan olur belki….
Beni sıksın, zorlasın diye kitap okumam, bu düşünceyle kitap okumam….
Yağmur sesi. Yağışından kim rahatsız olur?
Tamam önce öyle bir bilgelik lazım demek ki.
Ritim.
Bunun peşindeyim.

“Vestern” Amerikan film endüstrisinin icadı.
Ama en iyi vesterni Amerikalı olmayanlar yani İtalyanlar çekmiştir, en iyi müzikleri de İtalyan besteci yapmıştır.
Senarist ve yönetmen farkıdır bu.

Tek başınaysan tek başına.
Seni kimse sevmese bile.
Ne yapıyorsan iyisini yapacaksın ya da iyisi neyse arayacaksın.

İnsanların vaktini boşa almayacaksın.
Aksi halde küfür yersin.

KİTAP İZLERİ

İyilik

Şebnem İşigüzel

Bir Yalancının Son İtirafları: Şebnem İşigüzel’in “İyilik” Romanında Parçalanan Bir Hayat Şebnem İşigüzel, çağdaş Türk edebiyatının en cesur seslerinden biri olarak, okuru her zaman rahatsız
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön