10 Kasım
İlk kez 1974 Kasım'da öğrendim 10 Kasım'ı. İlk kez şiiri tanıdım ve şiir okudum o gün. Hayatımda yaşadığım birkaç büyük heyecandan ilkiydi o gün.
"Her kitap, onu okuyana yeniden doğar. — Alberto Manguel"
"Her kitap, onu okuyana yeniden doğar. — Alberto Manguel"
İlk kez 1974 Kasım'da öğrendim 10 Kasım'ı. İlk kez şiiri tanıdım ve şiir okudum o gün. Hayatımda yaşadığım birkaç büyük heyecandan ilkiydi o gün.
Ekonomik değişim beklediniz, olmadı Koalisyon tadında herkesin ortak noktada buluşması şansı oldu, olmadı Parti levhası desen 1938den beri kimseye hayrı yok Demek ki nereye geliyoruz? Bu işler sizin bildiğiniz gibi olmuyor. Olmayacak da

Bu ülkede taklit konusunda iki farklı görüşle karşılaşıyorum. Küçükler büyükleri, zayıflar kuvvetlileri nasıl taklit ederlerse, geri kalmış, fakir milletler de gelişmişleri, zenginleri öyle taklit ederler.
İkinci Dünya Savaşı sırasında yapılan atom bombası 1945 Ağustos ayında, bir iki gün arayla Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerinde patlatılmış ve yüzbinlerce insan bir an da yok olmuştur... Almanya ve İtalya teslim olmuş, müttefik oldukları Japonya'da teslim olmak üzeredir. Ancak Sam Amca ve aveneleri yeni buldukları bu silahın
Habercilik esasen bir peygamber mesleğidir. Bu mesleğin bir sürü etik kuralları vardır. Habercilik işi o kadar önemlidir ki hiç kimsenin anlatılan gerçeklere sırtını dönmemesi gerekir.
Aklı bu işlere eren herkes çok iyi biliyor ki, Karabağ ve etraftaki yedi rayonu işgal altında tutan Ermenistanın arkasında duran ve bu işgalin sürdürülmesini sağlayan ülke olan Rusyanın bilgisi dışında; Ermenilerin bir çatışma başlatması mümkün değildir.
Hayat bu kadar da çelişkiyi barındırmamalı içinde.
Gün sonunda ise; konu bizim ne düşündüğümüz değil. Konu şu. Fanusu kontrol eden ne istediyse o oluyor... Bunu mesela yeni yeni fark eden portakal renkli japon balıkları da, fanus sahibi cama vurduğunda daha sevimli oluyor... Olan; tarihte belki adı dahi hatırlanmayacak, akvaryumu temizleyen ve istediği gibi yaşayan cesur
Saftiriklik de bir kimliktir.
Sadece ben olsam, kahreder, kendimden utanırım.
Ama
Etrafınıza bir nazar kılın, göreceksiniz ki nice nice iyi ve saf niyetli milyonlar; enva-i çeşit entrikanın, hilenin, ahlâksızlığın, gaddarlığın, zulmün ve baskının burgacında boğuluyor...
Bir ulusun birliğini simgeleyen, belli bir topluluğun ya da bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimi özel olarak tasarlanmış, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde olan ve genellikle bir göndere çekilen, bir yere asılan kumaş.
Hukukun ve insan haklarının her şeyin fevkinde olduğu, adaletin bihakkın tesis edildiği, ülke gelirlerinin hakça ve her bir bireye eşit şekilde dağıtıldığı bir ülkenin özlemiyle