"Yazmak, aslında kâğıdı kandırmaktır; boşluğa, anlam taklidi yapmasını sağlarsın." – Umberto Eco (kurgusal alıntı)"

Eleştiri

Yan Yattı Çamura Battı Haberleri

Ben bu kanalların haberlerine ''Yan Yattı Çamura Battı.'' haberleri diyorum. Kedi ağaca çıkmış, benim kedim değil, vatandaşın kedisi haliyle, itfaiye teşkilatı durur mu, hemen olaya müdahil olmuş, tabi sonra mutlu son, kedi kurtarılmış. Kediyi kurtaran itfaiyeciler günün kahramanı... Kedi kendini kurtaran itfaiyeci amcalarına miyav miyav ve de miyav

Zigana'nın Gür Sesi: Herfene Dergisi

Oldum olası Anadolunun ücra köşelerinden ses veren kültür, sanat ve edebiyat dergilerine meraklıyımdır. Bunları bir şekilde edinir, okur, arşivler ve elimden geldiğince diğer okuyucuların da haberdar olmaları için tanıtmaya çalışırım. İşte onlardan biri de Zigananın komşusu Gümüşhanede çıkan Herfene dergisidir. Dergi elimdeki sayısıyla 21. sayıya ulaşmış gözüküyor. Herfene;

yazı resim

Her Şey İki Çeşit

İki çeşit deli vardır zırzır deli bir de hınzır deli... Zırzır deliler durmadan zız zır gürültü çıkartırlar. Hınzır deliler de çok sinsidirler... Hınzır deliler de kendi aralarında ikiye ayrılır, vırvır dediler, kıvır da kıvır deliler... Kıvır da kıvır delilerde kendi aralarında ikiye ayrılır, gerdandan kıvır deliler, bir de

Penis Bilgeliği

Kadın soyunduğu zaman, üzerinden çıkardığı her giysi parçasıyla biraz daha soyunur, oysa erkek üzerindeki donu çıkarana dek soyunmuş sayılmaz. Bu işlemi yaptığı zaman da sahnede olan kendisi değil aslında penisidir. Çıplak bir kadın vücudunu izleyen göz, cinselliği vücudun bütün noktalarından algılayabilir, ancak çıplak bir erkek bedeninde ister önden

Her Yusuf Düşüne Bir Kenan Ülkesi

Türk Milli Eğitim Bakanlığı "İnci Dişli Kız Altın Perçemli Oğlan" masalına döndü. Kız gülünce inciler dökülüyor, oğlanın perçemi taranınca altınlar. Verimli tarım arazisi gibi ne saçmalasan birkaç katını alıyorsun. Acaba topluma yararlı bir şeyler yapılsaydı da aynı verim alınır mıydı?

"Kırmızı Pazartesi" Romanının Düşündürdükleri

Kırmızı Pazartesi romanı, Kolombiya'nın bir şehrinde işlenen bir cinayeti anlatıyor. Daha romanı elinize aldığınızda içine bakmadan dahi kapağı sizlere bir mesaj veriyor. Kapak kahverengi renge hâkim. Kapakta ilk göze çarpan düzgün giyimli, fötr şapkalı, ellerinde birer bıçak olan ikiz kardeşler oluyor. Hemen arkalarında beyaz bir yatak. Yatağın üzerinde

Sempati ve Antipati

Radyo, televizyon ve günümüzde elinde telefon olan herkesin kendini gazeteci diye tanımladığı neidüğü belirsiz milyon takipçili kişilerin sorumluluğu, ilgili ve önemli enformasyonu toplamak ve doğru, dürüst ve yansız bir tutumla halka gördüklerini aktarmak, iletmektir.

Aydın Kaypaklığı!..

Benim dâvâm, aydınmış gibi geçinen ayak takımıyla değil. Bilim, kültür ve insanlık adına bir ömür harcamış, vicdan sahibi adamlarladır. Ülke, göz göre göre cehlin karanlığına sürüklenirken, susan, susmayı, kendisini kurtarmak adına bir çıkış yolu olarak gören aydınlarladır.

Biz Metin Biçer'in Öğrencileriyiz

Bir 23 Nisan günüydü. Erdoğan ile anlaşmıştık. Sinemaya gidecektik. Ben, babamdan harçlığımı almıştım. Erdoğan'ın ise sinemaya gidebilmesi için çalışması ve bilet parasını çıkarması gerekiyordu. Bu nedenle boya sandığına sarılmıştı.
Kadirli'nin tam merkezinde Çamlı Kahve denilen meşhur bir yer vardı. Neredeyse bütün Kadirli halkı oraya gelirdi. Yan

Dikkat Bu Bir Siyasi Yazıdır!

Neden siyasetçilerin, güreşmeye hazır bir boğa gibi davrandıklarını, kılıçlarıyla hasımlarını doğramak için bir gladyatör gibi davrandıklarını düşünme fırsatım oldu..

Başa Dön