Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar
Zarif Bir Yürek: Cahit Zarifoğlu
Şâirler yüreklerimizin tercümanıdır. Onlarla görürüz, onlarla düşünür, onlarla hayal ederiz. Bu yürek dostları olmasa nasıl ifade ederdik hislerimizi?.... Dünya onlarla güzel… Kanın ve barut kokusunun gök kubbemizi sardığı bu çağda şâirler az da olsa hayatımıza renk katıyorlar. Bize insanî hislerin ölmediğini haykırıyorlar. Katılaşan yüreklerimizi yumuşatıyorlar.
Yeni Hayat (1ci Bölüm)
Başkahraman anlatıcımız, o “sihirli kitabı” okuduktan sonra, “yabancı bir ülkenin tehlikeli sokaklarına çıkar gibi” 22 yıldır yaşadığı mahallesinin sokaklarına çıktığında, hem büyük bir öfke, hem büyük bir sevinç duyacaktır: Bugüne kadar hep kandırılmıştır. Öfkesi bundandır. Oysa, bu ülkenin çocuğu değildir o. Her şey değişmiştir. Bu topraklar “yabancı bir
Avcının Kılıçları Serisi Eleştirisi
Bu kitaplar toplamda kabaca 1100 sayfa filan ediyor. Laika yayıncılıktan çıkmış elimdeki nüshalar. Kapakları çok hoş. Benim gibi fantastikçiler sırf kapak görseline bakıp bile büyülenip alabilir bu kitapları. Öyle yani..
Mağaranın Kamburu Kitaplığıma Geldi... Hoşgeldi, Safalar Getirdi...
Mağara’nın Kamburu, felsefeyle uğraşan, yoğrulan yazarını doğruluyor. Felsefenin tüm konuları diyaloglarla tartışılıyor. Yaşamımızda, iç dünyamızda bizi zorlayan, yönlendiren her içgüdüye, dürtüye, soruya erdemin merceği tutulmaya çalışılmış. Kadim etik değerlerin güncellemesi yapılmak istenmiş.
Ankara'da Soğuk Gece Eleştirisi
Kitap fantastik türde. Lakin öyle içinde devler, cüceler, ejderhalar, elfler yok.. Macera günümüzde ve dünyamızda geçiyor.. Pardon öyküde bir tane cüce var ama o sayılmaz..
Karayı Seçen Köşe Yazıyor
Yazarlar ve Yapıtları seçtiğime bakmayınız. Yazamayan yazarlardır konumuz... Sadece haber sitelerindeki köşelerde değil, edebiyat sitelerinde de boy boy, çeşit çeşit arz-ı endam ediyor bunlar...
Tılsım-ı Kudret Eleştirisi
Uğultuların arasında bir ses duydum,
Öte diyardan bir haykırış.
Araladım bin zincirli kapıyı ardına dek,
Korkuyla kavrulan birini buldum.
Kıl gibi ince bir ipin üzerinde yürüdüm,
'Özlemeye ve Korkmaya Devam' Üzerine
Eğitim ve öğretim denildi mi dayanamam, konuşurum. Ne varsa bugüne kadar topladığım hepsini dağıtırım. Sevgili Osman Tatlı nın bir kitap eleştirisi düşündürür kaç gündür beni. Nasıl bir yazma aşkı? Zaman bulup yazamadığım. Her gün belleğime kazıdığım.
Pascal Mercier - Lizbona Gece Treni Üzerine
Sıkıcı bir roman izlenimi vererek başlayan yapıt, hareketli bir felsefi roman olarak yoluna devam eder. Bazı romanlar vardır, olayların içine girmek zaman alır, olayın örgüsünün alt yapısının kurulması aşaması uzun sürer. Bu süreç okuyucuyu sıkar, yorar, hatta pişmanlığa sevk eder. Birçok okuyucu maalesef bu tür yapıtların devamını okumaz,
Edebiyat
Yazarlar kendi özel kamuoylarını yaşatmakta başarılı olabilirler, gerçekte Coleridge-nin belirttiği gibi her yeni yazar kendi hoşuna gidecek zevki yaratmak zorundadır.Yazar, sadece toplumun etkisinde kalmaz o da toplumu etkiler.Sanat, hayatı sadece yansıtmaz ona şekil de verir.İnsanlar kendi hayatlarını roman kahramanlarının hayatlarına benzetmek ister.
İzedebiyat Ayrıcalığı
İnsanlar hep olumsuzlukları görüyorlar, güzel olanları paylaşmadıkları için belki de bu kadar depresif davranıyorlar. Birbirimize güzel sözler söylemek geçmiyor içimizden, hep birbirlerine suç atmakla meşgulüz çünkü.. görmek istediğimiz kadar görürüz görmek istemediklerimizi görmeyiz ..
Nezihe Ecevit ve İzedebiyat...
Olabildiğince edebi, olabildiğince eşit, olabildiğince özgür olan bu site yine de bu ülkede, bu şartlarda, bu okumamışlıkta olabilirliklerin en olabiliri... Sanıyorum Türkiye'de tek ve tüm olanaksızlıklara rağmen hayatına devam ediyor... Başka bir sitede yazdığım bir eleştiri yazısı sansüre uğradı, yayınlanmadı ama bu sitede asla böyle bir şey olmadı....
Saatlerin Gördüğü Rüyalar... E - Kitap>>hulki Can Duru - 15 Öykü
Öykülerde olayı zor seçersiniz. Bazen seçemezsiniz. Duygu, gerçeküstü öğelerle bezenip, gizeme sığınarak koşturur. Kâh içinize akar, kâh içinizden fırlar, kâh peşinden koşturur. Bir oyundur sürer gider...
Öykülerde duygunun her halini izleriz. Duygu, duygu olmaktan çıkar, artık o, düşgücünüzün elverdiği ölçüde yedirip içireceğiniz, giydireceğiniz, istediğinizde fotoğrafını çekebileceğiniz
Tokat"tan Gür Bir Ses: Kümbet Dergisi
Dergiler kültür, sanat ve edebiyat hayatımıza renk katarlar. Her ay onları büyük bir heyecanla bekleriz. ‘Acaba bu ay kimler ne yazacak’ diye merak ederiz. Onun içindir ki ayın son günleri hiç geçmez. Her ayın ilk günleri benim en mutlu günlerimdir. Çünkü o günlerde posta kutum henüz mürekkep kokusu
Öğretmen Benisa
Huriye Saraç’ın büyük bir ustalıkla kaleme aldığı anıroman yaşadığı acıların katıksız tam bir harmanıdır. Bunlar öylesine bir acı ki, her satırından doğan öfke seli okurun yüreğine akar; onunla özdeşleşir; yazarın çok naif betimlemelerinin peşinden öfkenin kara doruğuna çıkar.
Seksen Beş Yaşındaki Bir Yazarın Feryadı
Eskişehir, Çifteler Köy Enstitüsü, 1944-45 Ders-yılı çıkışlı bir köylü çocuğuyum. Bu güne değin bastırabildiğim 7 kitabım oldu. Daha bastırılmaya hazır 30 kitaplık birikmiş yazılarım var. Dar olanaklarımı da bu 7 kitabımın basımı işine harcayıp tükettiğim için, bekleyenleri bastıramıyorum. Şu an sıfır-dayım.
Memet Fuat
Ülkemizde edebiyat eleştirisinin öncü isimlerinden biriyle ilgili bir saygı duruşu
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20















