Klasik Mantığın Kurucusu Aristo'yu Kısaca Tanıyalım
\*”Balmumu nasıl altının kendisini değil de, altın yüzüğün kalıbını alıyorsa,duyum da,maddeyi bir yana bırakarak maddenin duyulan biçimlerini sindirir.” der.
"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"
"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"
\*”Balmumu nasıl altının kendisini değil de, altın yüzüğün kalıbını alıyorsa,duyum da,maddeyi bir yana bırakarak maddenin duyulan biçimlerini sindirir.” der.
"Onlar, her şeye helaldir, haramdır diye hüküm verirler, bu caizdir, o caiz değildir, bu helaldir, şu haramdır diye hükmederler de kendileri helal midir, yoksa haram mı; caiz midir, değil mi; temiz midir, pis mi onu bilmezler." MEVLANA
YZ
Şahsiyetleri mekanlar oluşturur. Coğrafya kadar şehirler de etki eder insanın kişiliğine. Doğulu insan ile batılı insanın macerası biraz da bu mekanların macerasıdır.
Falih Rıfkı Atay
-İki aşamadan oluşan bir yöntemi vardı: a)İroni(alay):Bu yöntemi uygulayarak önce kişiye,alaylı bir yolla hiçbir şey bilmediğini gösteriyordu. b)Maiotik(doğurtma):Sorular sorarak kişinin doğuştan aklında bulunan bilgileri ortaya çıkarıyordu.
cagimiz siir(!)ine panoromik bakissal aci..
güneşli havalarda bulutların, her an ve farklı farklı güzellikte hiçbir ressamın hayal dahi edemeyeceği ve çizemeyeceği sayısız resimler oluşturması, insana sınırsız bir özgürlük duygusu verir. Yaz gecelerinde gökyüzü ışıl ışıldır. ay a eşlik eden yıldızlar en parlak, aydınlık ve güleç yüzleriyle bu topraklardaki insanlara göz kırparlar...
Ankara'da Akba Kitap ve Yayınevi yıllarımda tanıdığım Orhan Veli'yi içeren inceleme bir anı.
viktimiloji ile ilgili bilgileri toplayarak burada yaınlamanın gerekliliğine inandım mağdur bilimi hakkında sizleri bilgilendirmek istedim
yağmur çiselerken, güneş; taşı toprağı, ağacı otu, çatıyı bacayı, ırmağı tepeyi, böceği kuzuyu çimeni avuyu velhasıl yaylayı koyulaşan kızıla boyuyordu. sonra kurşuni bir şal olup dağları, ormanları örtüyordu.
Anne ve babalar oğullarına tosunum derler. Bilmezler mi tosun büyüyünce öküz olur. Yine anne ve babalar çocuklarına aslanım derler. Sonra niçin insanlığın var olmadığından şikayet ederler. Önce çocuklarınıza insan gözüyle bakın, sonra orman kanunlarından nasıl çıkıldığını göreceksiniz. Kuzum veya kuzucuğum denildiğinde ise, büyüyünce koyun olur çocuklar.
Kerem Eksen