Katık Yaptım Seni Şiirlerime
Bir İstanbul şarkısından koparıp
Sarmaladım seni dizelerime.
Harmanlanmış türkülerden aparıp
Katık yaptım seni şiirlerime.
"İnsanlığın en büyük buluşu, kahve. İkinci en büyük buluşu ise, kahve molası." - **Terry Pratchett**"
"İnsanlığın en büyük buluşu, kahve. İkinci en büyük buluşu ise, kahve molası." - **Terry Pratchett**"
Bir İstanbul şarkısından koparıp
Sarmaladım seni dizelerime.
Harmanlanmış türkülerden aparıp
Katık yaptım seni şiirlerime.
Yelkenlerini aç. İnce bir fırtına tutacak bizi. Sürükleniriz bir yerlere belki...
Ben seninle yaşıyorum, mabedimde, senin kalbinle, 19 yaşımda. Ben sana geliyorum her gece, yerini yurdunu bilmesem de geliyorum sana her gece.
Akşam eve döndüğümde başının izinin kaldığı, kokunun sindiği yastığa tüm özlemimle sarıldım. Ardından gözyaşlarımın eşliğinde, geride bıraktığın tüm eşyaları bir odaya topladım ve o odaya senin adını verdim.
Bilirsin bu şehir benim için sendin. Koca İstanbuldun benim için. İçinde herşeyi barındıran koca bir ana kucağı. Bilmeden ne çok anlam yüklemişim varlığına.
Benim yazdığım bir deneme, kimbilir kimin üzerine?
(An essay by me on God knows whom)
Bu sabah gözlerimi bahara açmak istedim. Günlerdir kisa bakan yüregimin artik biraz çiçekler açmasi, temiz hava almasi, yillardir üzerinde biriken paslari temizlemesi gerekiyordu.
Biliyorum artık.
Sevdalıyım sana..
Sevmiyorum sevemiyorum da demiyorum.
Sevdim, seveceğim.
Bazen kazanmak bir şeyler kaybettirir, bazen kaybetmek bir şeyler kazandırır, bazen aşk acı verir, ya da her zaman. Kaybettiğimi anladım.
"aşk, bazıları için yaşam pınarı, bazıları için de uçurum kenarı. acaba bizim gözümüzde nasıl?"
Derin bir sessizlikle zor yutkundum.Oysa ne güzel bir aşkları vardı.Güzel bir yuva kurup mutlu olacaklardı.Küçük bir evleri,evlerinin avlusunda çocukları olacaktı.Tüm düşüncelerim allak bullak oldu.Hani bir yanımdan vuruldum.Yer sofr
Tanrım!!! verdiğin yürekle sevdim....
Tuttum ta benliğime oturttum ..
Bir umut kırıntısı gözlerimde.
Yürüyorum durmadan suskun ve sessiz
Ne kadar dönüp dolaşsam yinede
“Evet sana ait ne varsa yaktım, biliyorum. Herşeyi yakma hastalığım bundan kaldı belkide. Ama bir bu kolyeyi yakamadım, yokedemedim. Demiştin ya, ‘bu yüreğim’ diye, ondan belkide... Çıkartıp atmak, kolaydı ya, içimden de çok defalar geçi
Uzun süren bir sevda masalıydı onunki..Sevdiğini tanrılaştırmıştı içinde..Tapıyordu adeta kutsal bir varlık gibi ona..Bir gün geldi..ve inancını yitirmeye başladı yüreğindeki tanrıya..
Şuan Sanal dünyadasınız değilmi...Pekii sanal dünyada gerçekler varmıdır? Yada gerçek dünyada Sanallar varmıdır? Ve meşhur Kaf Dağı neresidir...merak ettinizmi? Mizahi bu yazıyı okuyunca Sizde sanal dünyada bir sevgili arayacaksınız buna eminim...Ve bir s
Oğuz Atay