Çocuk ve Aşk
aşk eski günlerini özlüyor ve çaresiz olduğu için ağlıyordu. küçük bir çocuğa içini döküp bir parça rahatlamıştı.
"Yazmak, yeniden yazmaktır. — Ernest Hemingway"
"Yazmak, yeniden yazmaktır. — Ernest Hemingway"
aşk eski günlerini özlüyor ve çaresiz olduğu için ağlıyordu. küçük bir çocuğa içini döküp bir parça rahatlamıştı.
Perdeler davetsiz bir yelle salındı, dışardan hanımelleri geldi ve Semiha'nın gözlerini bahar şefkâtiyle usulca sildi.
Bu insanoğlu böyledir zaten. Konuşması gerektiği zaman susar. Kalması gerektiği zaman gider. Ve en acısı, sevmesi gerektiği zaman kaçar!
Gerçekten korktuğu için değil aslında, korkması gerektiğine inandığından...
Kararlarıma uymuştum; günlerimi ters yüz etmiş yaşıyordum. Çok sevdiğim bir sanatçının ölümüne kadeh kaldırırken gülebiliyordum artık; ama içim ‘ Bu kalp seni unutur mu?’ diyordu ona...
Gidecek bir yerimin, özleyeceğim birinin olmadığı, alışık olduğum çoğalmış gecelerden birinde...
Derin bir sessizlikle zor yutkundum.Oysa ne güzel bir aşkları vardı.Güzel bir yuva kurup mutlu olacaklardı.Küçük bir evleri,evlerinin avlusunda çocukları olacaktı.Tüm düşüncelerim allak bullak oldu.Hani bir yanımdan vuruldum.Yer sofr
Bu sabah gözlerimi bahara açmak istedim. Günlerdir kisa bakan yüregimin artik biraz çiçekler açmasi, temiz hava almasi, yillardir üzerinde biriken paslari temizlemesi gerekiyordu.
Işık göz alıcıdır. Bazen yolunuzu aydınlatır, bazen başınızı ağrıtır, bazen yakar. Ama bir ışık var ki hiç bir zaman ne güneşinki gibi gaddarcadır ne de yıldızlarınki gibi küstahçadır. Kalbi aydınlatır, serinletir, güldürür ve özletir.
Akşam eve döndüğümde başının izinin kaldığı, kokunun sindiği yastığa tüm özlemimle sarıldım. Ardından gözyaşlarımın eşliğinde, geride bıraktığın tüm eşyaları bir odaya topladım ve o odaya senin adını verdim.
Bir İstanbul şarkısından koparıp
Sarmaladım seni dizelerime.
Harmanlanmış türkülerden aparıp
Katık yaptım seni şiirlerime.
Uzun zamandır yaptığı gibi saymaya başlamadan hızla kalktı; hemen banyoya gitti; duşa girdi. Sıcak suyun, vücudundan kayıp gitmesini izledi bir süre. Ama sayılar, sulardan daha hızlı hareket ediyordu. Bir, iki, üç,beş, dokuz derken, on sekizde durdu beyni