Yılların Unultulduğu
Baharın çiçekleri gönlünün cilveleri derken bir bahar daha geçiyordu. Bu akşam erkenden evindeydi. Günlerin sayıldığı yılların unutulduğu akşamlardan biriydi
"Yazmak, bir yandan da dünyanın ne kadar aptal olduğunu kanıtlama çabasıdır." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Yazmak, bir yandan da dünyanın ne kadar aptal olduğunu kanıtlama çabasıdır." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Baharın çiçekleri gönlünün cilveleri derken bir bahar daha geçiyordu. Bu akşam erkenden evindeydi. Günlerin sayıldığı yılların unutulduğu akşamlardan biriydi
Poyrazın Ege Denizinin nemini soğuk bir yorgan gibi İzmirin üzerine örttüğü bir akşamdı.Seni sinemanın kapısında görmüştüm. Sanki o soruyu sormak için özellikle beni beklediğini düşünmüştüm.Affedersiniz, saatiniz kaç?..
Tam olarak bitmemiş bir çalışma, hep başlayıp da yarım bıraktıklarım gibi aslında. Bir arkadaşımın başından geçen bir kara sevda sonrası yazdım... Yorumlarınızı bekliyorum...
Biricik Sevdiğim,
Aradan çok uzun bir zaman geçti biliyorum. Bu mektubu yazmak benim için çok güç. Lütfen sakin bir şekilde oku. Bilmeni istediğim birkaç önemli şey var. Ne olursa olsun, ne yaşamış olursak olalım seni daima sevdim ve seveceğim. Sen benim için çok özel ve çok
Lanetin akustik prensesi bir hancı edasıyla baldırlarıma dokundu. Etim yarıldı. Kanım titredi. Sen tüyün duyumsamadaki repertuarını ezberlerken; benim, doruklara olan inancım, mağaraya olan imgeleme gücüm arttı.
Daha ne kadar bekleyebilir insan ayrılacağı saati? Sevdiği ve canını bile verebileceği yâr giderken, eli kolu bağlı oturacak mı böyle insanoğlu? Hayatın artık ayrılık zilini çaldığı bir anda bir erkek ne hissedebilirse onları vermeye çabaladım. Kendim kaldım ve kendimi bir de yârin yerine koydum. Bu ayrılık olsun istemedim.
Elimde tuttuğum sürece onu, yaşıyordum çocukluk yıllarımı. Tekrar... Tekrar... Sıkıca sarıldım ona bugün. Göz yaşlarımı verdim ona son defa.
Nice mektuplar yazarda yolluyamazsın...İşte bir dizi saklı mektup.
aşk eski günlerini özlüyor ve çaresiz olduğu için ağlıyordu. küçük bir çocuğa içini döküp bir parça rahatlamıştı.
bir acayip gündü. bir iki gün önceki güzel günlere inat, yağmur yağıyordu kıskanç kıskanç...kadıköy pusluydu, kadıköy ıslaktı ve kadıköy`den ayrılırken gözlerimde öyle...kırmızı bir gül ve gravatımla iskeledeydim.iş çıkışı bir toplantıdan gelmiş olmanın y
Herkes tanıdı atkılarını, atkılar da ısıttı onları. Boğaz’ın serin rüzgarında öpüşürken, sadece köprü ışıkları, Venüs bir de atkıları şahit oldu olanlara.