"Okumak, düşünceyi başkasının eliyle yürütmektir. — Jorge Luis Borges"

Öykü > Aşk ve Romantizm

üzgün

Bir Ayrılık Valsi

\- Seni korkutmuyor mu bu düşünce? Nasıl bu kadar kolayca alışabiliyorsun... Bir keresinde birini tanıdım.

üzgün

Aptallık Ömür Boyu

...mikrofonda bir anons yaptı arkadaşı.
-bu şarkı aramızdaki tüm aptallara,yalnızlık pardon aptallık ömür boyu.

üzgün

Tüy Yumagi

"Istediğim kadar yavas olabilirim… Hatta hiç dönmiebilirim de… Kimsenin umrunda olmaz … Evde beni bekleyen kucuk beyaz bi tüy yumağından baska birsey yok ne de olsa…"

üzgün

Erkekler Ağlamaz

durakta sadece bir genç kız vardı. Islak giysilerimden utandım, ondan olabildiğince uzak bir köşede durdum. İçimden söylediğim şarkılar, yavaş yavaş neşeli olmaya başlıyordu ki, kızın ağladığını fark ettim, üzüldüm ama güldüm. Nasıl tarif etsem, hani "buruk gülüş" derler ya işte öyle. Kendi kendime "Al başına, bir gariban âşık

üzgün

Meleğin Cehenneme Düşüşü

Bileklerimden akan kan cehenneme kırmızılığını verirken;ben cehennemde müebbet hapise çarptırılıyordum.
Hoşçakal sevgilim,ben biraz tanrının şarabından içmeliyim...

üzgün

Tarif

Aşkın tarifi herkes için farklı olabilir. Acaba doğru olan hangisi?

üzgün

Sen Gittin Ya...

Sen gittin ya iyi yapmadın benim geliş ve gidişlerine bir türlü alışamadığım sevgilim.Bak ilk kez bir yazımda sevgilim diyorum sana sevgili duyuyormusun?Sen gittin ya sabahları uyanmak zor geliyor bana.Sevmiyor değilim sabahları,sadece zor geliyor bütün g

üzgün

gecenin sahih yüzü

Sana seslenmeye çalıştım. Gözlerimden süzülen bir damla olmanı istedim... uzandığımda yas ağıtlarının uğultusu hala kulaklarımdaydı, sevgilim.

nostaljik

Karpuzkaldıran

Turgutlu, İzmire ve bu büyük kenti çevreleyen körfeze pek uzakta değildir. Nemli ve boğucu sıcakların hüküm sürdüğü yaz mevsimlerinde, İzmirlinin içini ferahlatan imbat rüzgarı Bornova Ovasından içeriye sokulur, sokulmasına da Belkahve rampa

karışık/nostaljik

Sevmek

Sevmek,
Çok özlemekmiş.
Sevmek,
Özel bir kalpte yer etmekmiş.
Sevmek,

nostaljik

Yazlık sinema

Zile bastı, odacıyı çağırdı, bir çay söyledi kendisine, bir sigara yaktı, kalktı pencereyi açtı. İçeriye lodosun taşıdığı sonbahar doldu.. İlk yağmur damlaları belediyenin avlusundaki tozları havalandırıyordu. Odacı çayını getirdi, masasına bıraktı.

Başa Dön