Öykü > Aşk ve Romantizm
Vakitsiz Duygular
Yaşanan ama anlatılamayan, anlatmaya değer insan bulunamayan ve en sonunda dünyaya haykırılan sevdalar... Küçük ve yalan gibidirler, tanımayanlara sevdayı, özlemi, vazgeçilemeyeni.
Sen tanır mısın ki vaz
Hiç Konuşmayacağım Bir Sevgili İstiyorum
Beklentiler sadece zaman içerisinde çürümüş muhabbetlerde kalıyor. Çıtımı bile çıkarmıyorum. Sen, şaşkın gözlerle bana bakıyorsun. Aslında sen de ne yapacağını bilemiyorsun. Belki sen de bir aşk yaşıyorsun şu anda.
tufanın vaktini sorduğun son yolcu
Bana bakmak ne kadar acı bir bilsen. Kirli sokaklardan hikayelerin ağarmasını beklemeden şiirsel ağıtların küf koktuğunu, koridorlarda çürüyen cesetimin hiç mi hiç gülmediğini bir bilsen
Bir Garip Duygu
Zamansız çıka gelir bazen kelimeler. Dürter , uyutmaz bizi. Yazmadıkça da rahat bırakmazlar.
Yazmalıydım , yanlız uyumak için.
Veda Senfonisi
Uzun süren bir sevda masalıydı onunki..Sevdiğini tanrılaştırmıştı içinde..Tapıyordu adeta kutsal bir varlık gibi ona..Bir gün geldi..ve inancını yitirmeye başladı yüreğindeki tanrıya..
Haydarpaşa Yolcusu
Bazen de ‘’Benim de ışığım olur musun?’’ diye koşar adımlarla aşkına kavuşmak isteyen, yaşlı gözlerin ve yorgun bedenin sahibi bir Haydarpaşa yolcusu oluverir.
Bir Garip Misafir.
Konuşmuyordu,Konuşmıyacak mısın dedim.Sesim duvardan duvara çarpıp bana tekrar geri geldi.Cevap alamayacağımı anladıktan sonra yemesi için biraz yiyecek birazda su getirdim.Ne getirdiklerime baktı nede bana.O yüzdende yemesi içinde ısrar etmedim.Öylece
Bulut Parçası
Kırık dökük bir iki veda sözcüğü mırıldanıp koşar adım uzaklaştın . Veda sözcüklerinin arasındaki “gülümse “ sözcüğü yüreğimde çarpıp duruyordu ki ,avucumda bir sıcaklık hissettim .
kadıköy`de yağmurlu bir gün...
bir acayip gündü. bir iki gün önceki güzel günlere inat, yağmur yağıyordu kıskanç kıskanç...kadıköy pusluydu, kadıköy ıslaktı ve kadıköy`den ayrılırken gözlerimde öyle...kırmızı bir gül ve gravatımla iskeledeydim.iş çıkışı bir toplantıdan gelmiş olmanın y
Ayşe ile Ali'nin Hikayesi
Ardına kadar açık olan kapının eşiğinde kalakaldılar. Ne Ayşe bir adım yanaşabiliyordu ne de Ali. İçeriden yabancı bir koku geliyordu. Ali’nin burnunu sızlatan, Ayşe’nin midesini bulandıran yabancı bir koku...
Sevemedik Bir Türlü...
Bu insanoğlu böyledir zaten! Konuşması gerektiği zaman susar, kalması gerektiği zaman gider ve en acısı, sevmesi gerektiği zaman kaçar.
Gerçekten korktuğu için değil aslında, korkması gerektiğine inandığından...
Kirik Kalpli Porselen Bebek
O'na bir seyler anlatmak icin almistim aslinda kagit ve kalemi elime. Ne hakkinda yazabilirim diye düsünürken kendimi yaziverdim..
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20


