Hırsızımdan Mektup Var
Çocuklar kalkıp "Bizim uykumuz geldi, yatacağız." deyince, babaları arkalarından seslendi:
\- Seyrek yatın. Hırsızlar elinizi ayağınızı çiğnemesin!
"“Patlamanın kendisinde dehşet yoktur; dehşet, onu beklemektedir.” — Alfred Hitchcock"
"“Patlamanın kendisinde dehşet yoktur; dehşet, onu beklemektedir.” — Alfred Hitchcock"
Çocuklar kalkıp "Bizim uykumuz geldi, yatacağız." deyince, babaları arkalarından seslendi:
\- Seyrek yatın. Hırsızlar elinizi ayağınızı çiğnemesin!
Yüzüne karşı Diyemedim ama, içimden, "Hoppala!" demişim.
-Sinan; yakın arkadaşımdı, uzun boylu biri. Sayısal bölüm seçecekti. Aynı sınıfta olmayı hayal ediyorduk. O bana, ben ona kopya verme niyetindeydik. Ama henüz onun bana kopya verdiği bir ders olmamıştı. Pardon müzik dersinde kopya veriyordu, ama yakalanmıştım. Onu ele vermemiştim, ama…--
-Aslında ben de, gözlerinin altında kibritmi var senin?
-Elveda Hulusi.
"He anam." demiş. "Oturursun tabi… Nasılsa üzerindeki entari
senin değil benim.
Bu teşkilatta yer almak için yanar döner bir insan olmanız şart. Yağcılık, sahtekarlık vasıfları şansınızı yükseltir. Ayrıca sesinizin gür olması, kuvvetli alkış yeteneği ve slogan atmanız şart. İyi bir insan olmanızın, dürüst olmanızın hiçbir önemi yok. Aksine kapı dışarı edilirsiniz.
Şoförün arka sırsaında, cam kenarında oturan yaşlı bir yolcu şoförün isyan dolu cümlelerinden az da olsa korkuya kapıldı..Gözlüğü, takma dişleri titremişti.."Ah be evladım biraz sakin olsana gençlik işte sabırsızlar, hey gidi gençlik hey"
Ey ahali! ..Dom! ..Dom! ..Dom! ..
Diğneyvereem! ... Kulak vereem! .. Dom! ..Dom! ..Dom! ..
Şeherde bir iş geedi başımıza handaa! ..
Işıklar kövünden Bıcır İbram 'laa
Domalı kövünden Dom/Bay Mıstıfaa! …Dom!..Dom!..Dom!..
Sepeti içeri aldım. Çikolatalara saldırdık hemen. Annem izliyordu bizi. Yeme sırası yumurtalara gelmişti. Engelledi bizi. Yumurtanın üzerindeki resimlere bir bakın hele dedi. Sanat budur işte! Azıcık sanata saygı gösterin
Vallahi hasat masat zamanını beklemez senin badıçlarını koparır, öldü fiyatına pazarda satarım. Bu iş, it yazar kedi bozara döndü. Tekrar ayırdım o adalet terazisi tezekten olan jale pardon ayşe kadın (fasulye) isimli yapışkanlı sarılgan bitkinin kollarını bacaklarını sarıldığı mendebur çubuktan. Doladım bizim Notre Dame’ın Kamburu’na. Bu da son
Gelip yerinde keşif yaptı. Ardından "Allah kahretsin!" diye hayıflandı, "Gitti gene iki yüzlüğüm!"
"Neyse Niyazi benim de aklıma gelmezdi Kıbrıstan sonra İstanbula da çıkartma yapacağımız ama hayatta herşey olurmuş derler neyse Niyazi sen şimdi ne yapıyorsun?"
Bir sınavda 5 kağıdı kim doldurur. Tabiki deli Baran... Bu bölümde kopya makinası Baran var...