"Bir şiir asla bitmez, yalnızca terk edilir. — Paul Valéry"

Öykü

Bizim Haller

Çok kişi kartvizit, veya maddi çıkarlar için oynuyor. Çıkar sağlamak amacıyla hacca gidenler gibi. Milletvekilliğini de
dahil edebiliriz. İsteklerin önü, ardı kesilmez. Ev versen, yazlık ister, köşk ister, köşk versen Boğaziçinde olsun der.
Milletvekilliği aday adayları oy alabilmek için çabalarıyla birlikte, paralarını da harcıyorlar.

yazı resim

Bir Robotun Güncesi

Bulutlar hızla yer değiştiriyor, şu gri olan küçük bir kıza benziyor, gülümseyen, lüle saçlı, elbiseli, kurdelalı ayakkabılı... Ağaç gibi yakındaki bulutlar, bahçeye girdi şimdi kız, kollarını kaldırdı, ağacın dalını tuttu, tırmandı, oturdu dala. Dut yiyor. Büyüdü kız, ders çalışırken ağlıyor, aşık, o bilmiyor. Kara bulutlar arttı, şimşekler sıklaştı,

Facebook Tatilcileri

Bizim buralarda okulların açılma zamanı geldi mi, yaz sezonu biter. Yaz sezonunda kışlıkçılardan, bikinili lolitaları görmeye giden röntgencilerin dışında plaja pek giden olmaz.

Fırtına

Ben sana hayatı üstünde hiç et diye değil, içinde var et diye verdim. Kaldır şu koca kıçını, dik başını yukarı da yürü! Evde yaşam bekleyenler var.

Kutsal Azize Çoraplar

Gündelik bir olaydan felsefi düşüncelere uzanan, bir çift pembe çorabın yırtılmasıyla başlayan içsel yolculuk. Yazar, değer verdiğimiz eşyalara karşı duygusal bağlarımızı ve onlardan vazgeçemeyişimizi, kayıp ve ayrılık temaları etrafında dokunaklı bir şekilde anlatıyor. Sıradan bir nesne üzerinden yaşamın faniliği ve bağlanmanın anlamını sorgulayan düşünceli bir metin.

Komünist Namık

Dersler başladıktan on gün sonra, tam da öğretmenin geleceği dakikalarda, adeta bir ortaokul öğrencisi görünümünde, kısa boylu, zayıf mı zayıf bir çocuk girdi sınıfa. Bir kişi, ilkokul aşağı mahallede, yanlış gelmişsin, diye laf attı, gülüşenler oldu.

Başa Dön