Eleman Aranıyor - 1
Bu öyküdeki olaylar yaşanmış gerçeklerdir.Şahısların isimleri ise tabii ki değiştirilmiştir...
"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, 'bir türlü başlamayan' başlangıcıdır." - Samuel Beckett (Kurgusal)"
"Yazmak, varoluşsal bir bunalımın, 'bir türlü başlamayan' başlangıcıdır." - Samuel Beckett (Kurgusal)"
Bu öyküdeki olaylar yaşanmış gerçeklerdir.Şahısların isimleri ise tabii ki değiştirilmiştir...
Sevincime ortak tebessümün yaz sıcaklığına dönüşerek, içimi ısıtıyor. Bulutlar dağılıyor, gök kuşağı renk demetini bırakıyor avuçlarıma. Bulutlardan kalan son yağmur damlası düşüyor avuçlarımdan aşağı.
Bulutlar hızla yer değiştiriyor, şu gri olan küçük bir kıza benziyor, gülümseyen, lüle saçlı, elbiseli, kurdelalı ayakkabılı... Ağaç gibi yakındaki bulutlar, bahçeye girdi şimdi kız, kollarını kaldırdı, ağacın dalını tuttu, tırmandı, oturdu dala. Dut yiyor. Büyüdü kız, ders çalışırken ağlıyor, aşık, o bilmiyor. Kara bulutlar arttı, şimşekler sıklaştı,
Enis Batur
Ne pahasına olursa olsun onunla konuşacaktım.Burada her şey bitemezdi.Aramızda kurulan bu telepatik köprü yerini kalıcı,sürekli bir ilişkiye,beraberliğe bırakmalıydı.Kararım kesindi,ancak ne diyeceğimi,nasıl diyeceğimi,söze nasıl başlamam gerektiğini bir türlü kestiremiyordum.
Kurtuluş Savaşı yıllarının arifesiydi. Kilis’in Tilhabeş köyüne Bitlis’ten kalabalık bir Kürt aşireti geldi. Tilhabeş’in ağası Mahli Ağa’ydı. Mahli Ağa Nacar ailesindendi. Nacar ailesi bir aşiret kadar büyük olduğundan çevre köylerde de hatırı sayılır bir ağaydı Mahli Ağa.
Bağ-Kur Bağımsız kuruluşlar düşünülerek, toplumun sosyal güvencesi olarak yasalaşmıştır. Bu düşüncenin içinde holdingler, fabrika ve en küçük işletmelere dek, hatta doktor, avukatlık, mühendislik gibi çeşitli meslek sahiplerini kapsıyordu. Bu en zengin grubun sosyal güvencesi, en az maaş alan kuruma dönüştürülmüştür. Bu aptiaciz de Bağ-Kur'lu, yetmiş yıldır çalışan, 700
Bir billur hayaldin sen efsaneydin dünyada/
Gözünün rengi bize sevmeyi öğretti hep/
Veda edip gittin ya hep geliyorsun yâda/
Senin hazin gidişin bizde gussaya sebep.
Bir gün kolumda bir acıyla uyandım; baktım bir çukur, üstelik morarmış bir çukur. Ağrı tüm şiddetiyle omzumdan başlıyor
De get kadın başımı belaya sokman benim.....
Sarıkamış Harekatının sırlarla, gizemlerle ve yeri geldiğinde kara büyü efsaneleriyle ve hatta Alman-Nazi mitleriyle örtülü karanlık mı karanlık gizli mi gizli sayfalarında geçen gerçek öyküsünü anlatacağım.
Raşhan affından sonra cezaevlerinde ki sefiller topluma kazandırılmıştı. Hırsızlar, gaspçılar, katiller diğer bütün suçlular ait oldukları halk yığınlarının arasına dönüyordu. Bazılarına göre bu af çok lüzumsuz gereksizdi. Çünkü bunlar salınırken adalet terazisi zangır zangır titremişti. Üstelik teraziyi elinde tutan kör kadın onu fırlatıp atmıştı. Kör kadın diğerlerinin göremediğini
Ercan Kesal