"“Her şeyi bilmek için artık yeterince genç değilim.” — Oscar Wilde"

Öykü

Diasporada, Yalnız Bir Türk`ün Sevdası

Kumral saçlarını şöyle bir üstünkörü tarayarak bir daha baktı aynaya. Orada, yüz hatları boyunca uzanan kederli anların derinleştirdiği çizgiler şimdi artık eskisine göre daha bir belirginleşmiş olarak durmaktaydılar öylece. Bakışları, ya onlara ne demeliydi! Neşe ve umut kıvılcımlarının beslediği bu zinde bakışlar, mevsimin henüz kışa dönmediği şu hazan

Şehzade ile Fakir Bir Kız

Bir varmış bir yokmuş, padişahın bir kızı varmış. Bir gün padişahın kızı kaplıcaya gitmiş. Yıkanırken altından hamam tası, altın tarağı varmış. Cariyeler padişahın kızını yıkıyorlarmış. Hamamda bir genç kız padişahın kızı yıkanırken hayran hayran ona bakıyormuş. Bir taraftan da elinde hamamın eski taslarıyla kurnadan su alıp yıkanıyormuş.

Hasan Dede

Kimisi onun ikinci dünya savaşı sırasında Hitlerden kaçıp Türkiye sınırına geçtikten sonra İzmire gelip elindeki parasıyla bu evi satın alan bir Yahudi olduğunu söylüyordu. Kimisi ise ailesini birinci dünya savaşı sırasında kaybetmiş bir Yörük olduğunu söylüyordu. Kaldığı evde ailesinden miras kalan tek yer olduğu söyleniliyordu. Söylentilerin hiçbiri umurumda

Minibüs

Şoförün arka sırsaında, cam kenarında oturan yaşlı bir yolcu şoförün isyan dolu cümlelerinden az da olsa korkuya kapıldı..Gözlüğü, takma dişleri titremişti.."Ah be evladım biraz sakin olsana gençlik işte sabırsızlar, hey gidi gençlik hey"

Adını Hep Andığım

İnsanlar insan olduğunu unutmuş sanki.. Duyguları yok.. Sevmeyi bilmiyor, sevgiyi yaşarken sevinemiyor. Ayrılıyor, ayrılmanın acısını yaşayamıyor. Gülmesi gerekirken ağlıyor, üzülmesi gereken durumlarda katıla katıla gülüyor. Bireysel yaşamaklar ölmüş, sürüler halinde yaşıyor insanlar, kirli gökyüzünde uçuşan kuşlar gibi…
Yasemen, ıtır, fesleğen, küpe çiçekleri tanınmıyor.
El

Genç Politikacı Adaylarına Öğütler!

Köprüyü geçinceye kadar herkese dayı demeyi öğren. İçine atladığın yapının lideri konumunda olan adamın gözüne girmeye bak! Bu kural işin, olmazsa olmazıdır… Var sayalım ki, o adam sana “ Bir adım öne çık ve nefesini tut! ” dedi. Ne yapman gerektiğini biliyor musun? Hiç duraksamadan bir adım öne

Vedanın Böylesi

Bir bahar günüydü.
Bir gün önceden telefon etmiş, ısrarla, yalvarırcasına söylemişti.
\--Yarın bütün gününü bana ayır lütfen..!
\--Tamam, dedim

Ay ve Yıldız Bir Seyfullahtır.

Babamın vücudundan akan kanlara gebe olan bulutların taşıdığı ıstırap havasını kaldıramayacak kadar küçüktü yüreğim. Henüz hiçbir şeyi idrak edemeyecek kadar manasız ve tenhaydı içimdeki mücerret denizi. Ne annemin yorgun ve kurumuş gözlerinin altındaki endişeyi anladım ne de babamın al bayrağa sarılmış çıplak tabutunun içinde ki yüksek kudreti. Benim

Başa Dön