"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"

Öykü

Hayal Gücünün Paradigması 4

Kendi kendine konuştuğu zamanlarda kelimelerle oynardı bazen, farklı anlamlarını telaffuz ederdi. Kelimeleri tersten okuyup anlamlar yüklemeye çalışırdı. Bu kelimelerle günlük yaşanan önemli olaylarla bağlar kurar ve kendince olağanüstü sonuçlar çıkarırdı.

Lokantada

Küçüklerden, yerli malı haftasının dışalım ürünü çikolata, kola gibi gıdalarla kutlandığını duymak beni hem üzdü, hem de o yıllara götürdü.

yazı resim

Baba Kerim...

Hicri 1075 miladi 1665 senelerinde dağda görülmüştür, eşkiyalık yapan zeybeklerdendir. Başlangıçta meşhur olmamakla beraber sonradan iyice azıtmış ve ismini duyurmuştur, Sultanhisar'ın Salavatlı Kasabasından 1-2 kişiyi öldürdüğü bilinmektedir. Takibine memur edilen Dünya Ağa Kerim Çetesinide pusuya düşürerek ortadan kaldırmıştır, bunun üzerine Dünya Ağa başka zeybekleklerle birleşmiştir. Baba Kerim zamanında

Sonbahara Düşen "Umut" Tanesi

Hiç dokunmasa da sonbahara, o haince ilerliyordu bedeninin yeşermemiş bahçelerinde… Ömrünün her deminde gece bakışlı, bu esmer mevsim çok zordu. Kurumuş yaprak gibi döküldü Sevda hanım’ın umutsuz elleri iki yana… Kanayan gözyaşı yağmur oldu, bezgin nefesi yaralı bir rüzgar. Gecelerce inledi kalbi kırık sızıları, yalnız yatağında. Soldu gözleri

Güçlü Zamanların Yorgun Yaratıcısı

Etrafta dönüp duran, çocuksu bir anı gibi, mutluluğu önüne getiren sade bir sevgiydi bugünün resmi. " Kaçma " dedi. " Kaçışın korkularının mağdur bir akışa dönüşmesidir bu kez. " Sen en güçlü zamanların yorgun yaratıcısı olmalısın ! Kendini solgun bir durumdan, yeni anlara taşımalısın.. Gördüklerin yeniden canlanan, mutluluk

Yaban Arısı

Sıcak bir kış günüydü.Ani fren sonrası dev bir homurtu tüm otobüsü baştan sona turladı.İçinde dersine yetişmeye çalışan öğrencilerden sıkıntıdan patlayan ihtiyarlara mesaisi yeni bitmiş memurlardan hastaneden dönen hastalıklı insanlara kadar çeşit çeşit insan bilhassa burunlarından soluyarak içinde bulunduğumuz insan dolu fırını daha da bi harlıyorlardı.Hayatta kalma içgüdüsü doruktaydı.En

Hoşçakal Annem

Küçücük hayatıma kocaman bir hatıra vermiştin bana, annem. O kadar kocaman ki içine ruhumu sığdırdım.

Ali Berber

Bir öyküde Kore Savaşı’nda Kuzey Koreli komünistlerle boğuşurken, konu değişir, onu birden seksen öncesi faşist avında bulursunuz.
…

Başa Dön