"“Bazı insanlar hiç delirmez. Ne korkunç hayatlar sürüyor olmalılar.” — Charles Bukowski"

Öykü

Ay ve Yıldız Bir Seyfullahtır.

Babamın vücudundan akan kanlara gebe olan bulutların taşıdığı ıstırap havasını kaldıramayacak kadar küçüktü yüreğim. Henüz hiçbir şeyi idrak edemeyecek kadar manasız ve tenhaydı içimdeki mücerret denizi. Ne annemin yorgun ve kurumuş gözlerinin altındaki endişeyi anladım ne de babamın al bayrağa sarılmış çıplak tabutunun içinde ki yüksek kudreti. Benim

Tezgahçı

Kimi zaman “Öff. Şu memlekette hiç dürüst adam kalmamış mı?” deriz. Aslında o kadar da değildir. Kötü adamların sayısı hep az olmuştur. Ancak onlar çok kişiye, hatta bir tanesi kırk kişiye namussuzluk hizmeti verdiği için ortalık kötü adam kaynıyor sanılır.

Undergraund İstanbul

Bir arkadaşım anlatmıştı efsaneyi, inanmıyordum ama sırf eğlence olsun diye internette araştırmıştım bu konuyu ve şimdi Anadolu yakası surlarındaydım. Nasıl gelmiştim buraya kadar bende hatırlamıyorum.Bir heyecan furyası sürüklemişti beni. Son dualarımı ediyordum.

"Al Beni Ne Yaparsan Yap"

Bilmiyorum sıcaklığını, hissetmedim hiç şimdiye kadar. İsteyerek reddettim, sıcaklığını hissetmeyi. Korktum sanırım, alışırım da hep isterim yakınlarımda olmanı diye, belki de. Sende ne çok şeyi sevdim aslında ve ne çok şeyden nefret ettim sende...

Hapşırtan

2009 TBD Bilimkurgu Öykü Yarışmasına bu öyküyle katılmıştım. Kriz kavramı üzerineydi yarışmanın konusu. Domuz gribinin nemenem bir şey olduğunun henüz anlaşılmadığı bir dönemdeydik. O günlerin çağrışımlarıyla yazılmış bir öykü...

Başa Dön