Hızlı Karşılaştırma
Her şey dün akşam başladı. Birden bire... Önce şaka gibiydi. Güçlendi. İlk kez oluyor. Tam onunlayken.
"Bugün 20 Nisan 2026, saat 03:00. Henüz bitmemiş bir romanın bitmemiş bir cümlesi gibi..." – Virginia Woolf (kurgusal)"
"Bugün 20 Nisan 2026, saat 03:00. Henüz bitmemiş bir romanın bitmemiş bir cümlesi gibi..." – Virginia Woolf (kurgusal)"
Her şey dün akşam başladı. Birden bire... Önce şaka gibiydi. Güçlendi. İlk kez oluyor. Tam onunlayken.
Seyfi bir gün istanbuldaki bir arkadaşının düğününe gitmek için yola çıkar ve 4-5 saat sonra hapse girmenin eşiğinden kurtulduğu ve bir daha asla geri dönmek istemedi o büyük şehre varmıştı. Aklına yaptığı hataların yanında nasıl eğlendiğide geldi çünkü Seyfi eğlenceyi çok severdi ve eğlenirken para harcamasınıda. Her türlü
YZ
Maraş Katliamının olduğu gün ne yapıyordun?
Sustun, gözlerini kaçırıyordun, dinledin, ben devam ettim:
Okuldan gelmiştim, Annem ağlıyordu anlıyor musun? Ben, ölümle o zaman tanıştım Birkaç yıl önce ölen dayımın cesedini göstermemişlerdi çünkü
Şebnem İşigüzel
Dünya çürürken. / Önce Cioran gördü. / Sonra ben.
Ağlamak isterse onu ağlatacak bir sürü hatırası vardı sandığında, gülmek isterse yine güldürecek bir çok hatıra, hüzün, aşk, mutluluk ne ararsa, neye ihtiyacı varsa o anda bulunurdu ve bulurdu kısa zaman içinde biraz karıştırınca sandığının bir köşesinde. Hayattaki en değerli, en özel, en güzel… bütün en’lerin bir araya
Kutu ağır değildi. Onu kendisi boyamıştı. Altı kahverengi, yan tarafları turuncu, üstü ise açık maviydi. Gürol, ilk önce yatağa kadar gitti. Dışarıda oynayan çocukların seslerini duyuyordu. Ara sıra o da top oynamaya çıkıyordu. Ama bugün başka işi olduğu için arkadaşlarına katılamayacaktı.
Her takım elbise giyenin öğretmen olduğunu düşünüyor olmalı. Durdum. Çocuğa döndüm, ‘Senin için öğretmen olmamı ister misin?’ dedim.
Yüzüme bakma gereği bile duymadan, topuyla oynamaya devam ederek, ‘Amca sen salak mısın’ dedi.
Ümit elindeki ruja baktı, rujun kapağını her açtığında söylediği sözleri söyledi mutlu yıllar anne .
Akşam dükkânı kapatmıştık, herhangi bir mağazaya giderek Mehmet’e takım elbise alacaktık, birkaç yere baktık, sonunda bir yerden, beyaza yakın olan bir renk beğenerek, pantolonun hazır hale gelmesini bekledik ve nihayet aldık.
OKUMAYA ÇALIŞAN İKİ ÖĞRENCİNİN ZEYTİNLİ PİLAV HİKÂYESİ
Son baharın soğuk bir günü idi Ali okuldan eve gelmişti. Ev kerpiçten yapılmış eski köhne sıvaları dökülmüş kerpiçler dışarı çıkmış ahşap kapısı ayakta zor duruyordu. Ali esmer tenli saçları düz ve siyah kaşları hafif kalın ve siyah esmer ve
Karargah çadırının içinde, sabırsızlık hakimdi. Askeri yetkililerin dışında, siyasi yetkililer ve hukuk temsilcileri de bulunmaktaydı...
Adalet Ağaoğlu