Bedava Tatil
Geliyorum tabii ki. Hiç cenneti kaçırır mıyım. Ne şanslı ineklerin var. Hem onlara bedava tatil ısmarlıyorsun, hem de cenneti gezdiriyorsun. Kaçırılır mı bu fırsat?
"“Bazı insanlar hiç delirmez. Ne korkunç hayatlar sürüyor olmalılar.” — Charles Bukowski"
"“Bazı insanlar hiç delirmez. Ne korkunç hayatlar sürüyor olmalılar.” — Charles Bukowski"
Geliyorum tabii ki. Hiç cenneti kaçırır mıyım. Ne şanslı ineklerin var. Hem onlara bedava tatil ısmarlıyorsun, hem de cenneti gezdiriyorsun. Kaçırılır mı bu fırsat?
Ne diyorsun sen demek için uğraştı Ayten, ama sesi çıkmıyordu, derinden hırıldıyordu gırtlağı. Dehşete kapılmıştı Ayten, ne diyeceğini bilemeden bakakaldı, ne sorması gerektiğini de bilmiyordu. Ağzı açık kalmıştı, yüzü dehşetten kıpkırmızıydı. Midesinin bulandığını hissetti.

♥ÖNEMLİ ♥
Bir serinin son yazısıdır bu.
Eğer ilk defa okuyorsanız lütfen öncelikle serinin diğer yazılarıyla başlayın okumaya
14 Şubat Öyküsü - 1 için [lütfen buraya tıklayın](http://www.izedebiyat.com/yazi.asp?id=3450)
14 Şubat Öyküsü -2 için [lütfen buraya tıklayın](http://www.izedebiyat.com/yazi.asp?id=3451)
Dışarı çıktılar. Arabaya doğru yürürken Haşmet Başkan aniden duraksadı ve ayaküstü, yapılan görüşmede işverenin adım atmamakta direnmesinin altında yatan sinsi hesabı birkaç tümce ile özetledi: Dostlarım, işveren masaya getirmekten kaçındığı teklifi işyerlerinde üyelerimize duyuracak İşveren; İşçilerin sendikaya karşı tavır geliştirmesinin hesabın güdüyor, dedi. Arkadaşlar, biliyoruz değil mi, bu
Unut dediler ilk, insan unutmak için mi sever birini?
Etrafta dönüp duran, çocuksu bir anı gibi, mutluluğu önüne getiren sade bir sevgiydi bugünün resmi. " Kaçma " dedi. " Kaçışın korkularının mağdur bir akışa dönüşmesidir bu kez. " Sen en güçlü zamanların yorgun yaratıcısı olmalısın ! Kendini solgun bir durumdan, yeni anlara taşımalısın.. Gördüklerin yeniden canlanan, mutluluk
Varoşlar büyük kentlerin yamasıdır. Daha doğrusu yamalı bohçalarıdır...
Son dakikada benden üç beş yıl önce doğmuş görünümlü biri, soluk soluğa geldi, yanıma oturdu:
\- Selamünaleyküm.
Patikadan gitmeye karar verdim. Daha uzundu ama taşa takılıp ayağımı kırsam hiç varamazdım. Koşar adımlarla yola girdim. Ay bulutların arkasındaydı. Elimdeki titrek fenerin ışığıysa beni yolda tutmaya anca yetiyordu. Daha yolun başındaydım. Ayakkabılarım sırılsıklam olmuştu. Ufacık ışığım rüzgarda sallanan çalıları kocaman gölgelere çeviriyordu. Bu durum içimi zaptedilemez bir
Bir yaz günüydü, her zaman ki gibi hava çok güzel.Güneşli ve bulutsuz bir gökyüzü.Sanki mesai yapar gibi herkes vazifesin de ...
Herkes birilerine ağlıyordu. Kadın yerde baygın bir halde sayıklıyordu;
”Oğlum, Halom, mum kokulu oğlum” diyordu.
Hâkim, duruşma salonuna girdiğinde, salonda bulunanlar ayağa kalktı. Yerine geçti. Salonu gözden geçirdi. Fazla kalabalık olmadığına göre sıradan ve sakin geçeceğe benziyordu. Daha önceden incelediği, önünde duran dosyanın kapağını açtı. Gün içinde kaç davaya girdiğini saymamıştı bile.
Zabıt kâtibesi, huzursuz bir şekilde yarışa hazırlanan koşu atı