"“Bazı insanlar asla delirmez. Ne korkunç hayatlar sürüyor olmalılar.” — Charles Bukowski"

Öykü

Bingöl"lü Bir Kırlangıcın Öyküsü

Sevda yaz tatilinde çalışarak okul masraflarına katkıda bulunacak İyi bir eğitimin ardından Anadolunun ücra yerlerinde gönüllü vazifeye talip idealist bir doktor olacaktı.Ama olmadı Sevda'yı bütün hayallerinden ve gelecekle ilgili büyük ideallerinden gafil bir ölüm ayırdı.

Hoşçakal Annem

Küçücük hayatıma kocaman bir hatıra vermiştin bana, annem. O kadar kocaman ki içine ruhumu sığdırdım.

Güçlü Ordu, Güçlü Devlet, Güçlü Millet

Çocukluğumdan bir anım. Gün geldi, gün yüzüne çıktı, aklıma geldi, paylaşmak istedim.
"Yaşlı teyze bizde yirmi gün kaldı. Sonra annem onu memleketine gönderdi. Çocuk aklı nereliydi, nereye gitti hatırlamıyorum. Ama ne önemi var, o güzel insan memleketimin bir yöresinden."

Emret Kumandanım

"Neyse Niyazi benim de aklıma gelmezdi Kıbrıstan sonra İstanbula da çıkartma yapacağımız ama hayatta herşey olurmuş derler neyse Niyazi sen şimdi ne yapıyorsun?"

Ali Berber

Bir öyküde Kore Savaşı’nda Kuzey Koreli komünistlerle boğuşurken, konu değişir, onu birden seksen öncesi faşist avında bulursunuz.

Kırnap

Her takım elbise giyenin öğretmen olduğunu düşünüyor olmalı. Durdum. Çocuğa döndüm, ‘Senin için öğretmen olmamı ister misin?’ dedim.
Yüzüme bakma gereği bile duymadan, topuyla oynamaya devam ederek, ‘Amca sen salak mısın’ dedi.

İhtiyar Keçiler

O görmese de iki hırsız onu çoktan görmüştü. Bıçağı çeken bir hırsızın ihtiyarın üzerine yürümesiyle, zavallı ihtiyar şok geçirmişti. Yalvaran bir sesle, ağlayan yüz ifadesiyle 'Aslan evladım ben namaza yetişeceğim, siz işinize bakın. Allah işlerinizi artırsın, size kolay gelsin' demesi bile boşuna bir çaba olmuştu. Korkunç gözleriyle haplanmış

Başa Dön