Bir Sarayburnu Hikayesi
.....Son bir kez geri dönüp baktı ve kendini boğazın karanlık sularına bıraktı….
"Kendi mezarını kazmak için en iyi kürek, 'Ben zaten biliyorum' demektir." - Terry Pratchett (kurgusal)"
"Kendi mezarını kazmak için en iyi kürek, 'Ben zaten biliyorum' demektir." - Terry Pratchett (kurgusal)"
.....Son bir kez geri dönüp baktı ve kendini boğazın karanlık sularına bıraktı….
Bilmezsiniz ama masalarda yaşar. Onlarda anı, huzur kokar.
Ey ahali! ..Dom! ..Dom! ..Dom! ..
Diğneyvereem! ... Kulak vereem! .. Dom! ..Dom! ..Dom! ..
Şeherde bir iş geedi başımıza handaa! ..
Işıklar kövünden Bıcır İbram 'laa
Domalı kövünden Dom/Bay Mıstıfaa! …Dom!..Dom!..Dom!..
Doğan Cüceloğlu
Geçen her saniyede binlerce hatırası gözlerinin önünden geçerken, binlerce düşüncede bir savaş meydanında tozu dumana katıp savaşmaktaydılar. Bu savaş iyi ve kötünün savaşı değildi, iyilerle iyiler savaşmak zorundalardı ve birbirlerini incitmeden üstünlük sağlamak için kılıçlarını çekmişler kesmeyen taraflarını birbirlerine vuruyorlardı, okçular oklarıyla değil yaylarıyla vuruyordu birbirlerine.
Çok sevdiği dolaylı yeğenlerini gören Çise, öğle tatili arasında lahmacun yemeye gittikleri dershane arkadaşlarından ayrıldı.
Ne kadar geniş bir otlaktı burası. Neredeyse diz kapaklarına dek yükselen otlar arasında iki kardeş, bir birlerine baka kaldılar. Vakit bir hayli geç olmuştu. Çiftlik evine dönmekle, önlerinde güneşin battığı yöne doğru uzayıp giden çayırlığı keşfetmek arasında ikilemde kalmışlardı. Gittikçe kuvvetlenen esinti, yemyeşil çimenleri bir oraya bir buraya
Ölüleri yaşayanlar gömmeli, fakat burada yaşayan hiç kimse yok; hayatta olanlar uykuda geçiriyorlar ömürlerini. Sen onlar için mutluluk yaratamazsın, kendi kederlerinin bile farkında değiller, üzülemiyorlar bile artık, çünkü çoktan tükenmişler.
Hayatımın en büyük hediyesini on üçüncü yaş günümde almıştım. Annem bana bir baba armağan etmişti. Esasen böylesi bir durum sürpriz olmamıştı, beni şaşırtan asıl olay annemin aynı gün ölmesiydi.
Küçük gözlerinden akan yaşlar yanaklarından yavaşça süzülürken içini çekiyordu küçük Sabriye.
duygularımı rafa kaldırdım. ölmek için çok nedenim var ama hiçbiri mantıklı değil. yaşamak için çok nedenim var hiçbiri mantıklı değil. mütemadiyen araftayım.
Sevda yaz tatilinde çalışarak okul masraflarına katkıda bulunacak İyi bir eğitimin ardından Anadolunun ücra yerlerinde gönüllü vazifeye talip idealist bir doktor olacaktı.Ama olmadı Sevda'yı bütün hayallerinden ve gelecekle ilgili büyük ideallerinden gafil bir ölüm ayırdı.
Yaklaşıyordu. ‘Dilerim evdedir. Üç mektup!! Olacak şey değil.’ Son birkaç yılın en mutlu gününü yaşıyordu. Az sonra onu görebilecekti. Düşledikçe adımları sıklaşıyor , onun sevineceğini de düşünmek ...
Sunay Akın