"Yazmak, insanın kendi karanlığında bir kapı açmasıdır. — Marguerite Duras"

Öykü

Sevgilicilik Oyunu

Gözlerimi açıyorum. Sonra üzerimdeki çarşafı atıyorum, sonra kolumdaki hortumu hızla çekip çıkarıyorum… Kalkmak istiyorum ama yok, yapamıyorum. Etrafıma bakıyorum. Birileri yemek yiyor. İçerisi sıcak, havasız. Bu hastaneler neden hep aynı kokar. Bayılacağım şimdi diyorum kendime.
Güneş içeride.
Güneş doğmuş demek.
Kıyametin kopmadığı

Kuzey İkliminin Zemherisin de Bir Başkadır Anıları Düşlemek!

Ne kadar geniş bir otlaktı burası. Neredeyse diz kapaklarına dek yükselen otlar arasında iki kardeş, bir birlerine baka kaldılar. Vakit bir hayli geç olmuştu. Çiftlik evine dönmekle, önlerinde güneşin battığı yöne doğru uzayıp giden çayırlığı keşfetmek arasında ikilemde kalmışlardı. Gittikçe kuvvetlenen esinti, yemyeşil çimenleri bir oraya bir buraya

Muhteşem Kopya

Lise yıllarından bir anı..her sınavın bir kahramanı vardır. 1O alacaklar önceden bellidir. Siz kopya çekip 1O aldınız mı hiç? Ben gördüm. O gün dilim tutuldu !!!

Gökkuşağı

Asansörde çıt bile çıkmıyordu.Yıllanmış asansörün kendi sesi zaten o kadar iğrençti ki her seferinde konuşmuş olmayı dilerlerdi.Ama bu ayin bozulursa sanki uğursuz bir şeyler olacakmış gibi kimsenin her seferinde hiç sesi çıkmazdı

Devlet Başım Üstüne

Şimdi iş biraz ciddiye biniyor. Bu zayıf karayağız ,bencileyin Anadolu çocuğu görünümlü genç adam bizi teftiş teftiş edecek anlaşılan. Olur. Devlettir. Başımız üstüne...

Başa Dön