"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"

Öykü

Çocuk

Çocuktu anlamazdı acının ne demek olduğunu. O acıyı yalnız kendisi biliyor sanıyordu. Onu da gürül gürül yanan bir sobadan öğretmişlerdi ona. Her şeye aklı eremezdi. Yine de istediğini yapmakta serbestti. Öylesi bir hakkı kendinde görüyordu nedense...

yazı resim

Göz Üstünde Kaş Olmasa

O gözlerin üstündeki kaşlar var ya, onlar varken bu nifaklar, bölünmeler hiç bir zaman sona ermez. Tüm kabahat kaşlarda, gözlerin üstünü işgal eden o nifak odaklarında.

Bir Şubat Gecesi İstiklal Caddesi ve Günlerden Cumartesi Saat Sabahın Dördüydü

Dışarı çıktılar. Arabaya doğru yürürken Haşmet Başkan aniden duraksadı ve ayaküstü, yapılan görüşmede işverenin adım atmamakta direnmesinin altında yatan sinsi hesabı birkaç tümce ile özetledi: Dostlarım, işveren masaya getirmekten kaçındığı teklifi işyerlerinde üyelerimize duyuracak İşveren; İşçilerin sendikaya karşı tavır geliştirmesinin hesabın güdüyor, dedi. Arkadaşlar, biliyoruz değil mi, bu

Uyanık Dilenci

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde bir dilenci varmış. Dilenci köy köy dilenir gezermiş. Yine bir gün bir köye gelmiş. Köyde bir kalabalık görmüş. Ney ki bu kalabalık diye düşünmüş. Köyün girişinde çocuklar oynuyormuş. Dilenci çocuklara yaklaşmış, Bu köyün adı ne? diye sormuş. Çocuklar Sarıyer köyü diye

Küçük Oğul

Yerde debelenen oğlunu aldı kucağına baba. Bağrına basmak istedi onu. Saçlarını koklamaya başladı. Akan gözyaşlarını, oğlu görmesin diye içmek istiyordu

Muhteşem Kopya

Lise yıllarından bir anı..her sınavın bir kahramanı vardır. 1O alacaklar önceden bellidir. Siz kopya çekip 1O aldınız mı hiç? Ben gördüm. O gün dilim tutuldu !!!

Gizemli Zarf

Gecenin sessizliğini bozan yarış motosikletinde üç kişi: kasksız orta yaşlı bir kadın, kırmızı kasklı kardeşi ve önde çocuk gibi kıvrılmış eniştesi. Rüzgârda savrulan saçlar, uykudan uyanan öfkeli mahalle sakinleri ve plakayı yakalamaya çalışan meraklılar. Issız sokakları inleten motor gürültüsü, gecenin karanlığında sıra dışı bir yolculuğun hikâyesini anlatıyor.

Ölü Harfler Tapinagi

Siyah harfler düşmüştü dilimden, lambalar yeşilden kırmızıya
atlarken. İki araba birbirine çarptığında, yayageçidinin beyaz
çizgilerine kırmızı damarlar yayılıyordu .Kırmızı, ince ve uzun
damarlar, bir ağacın kökleri gibi, bir haritada beliren nehirler gibi,
bir piyanistin ellerinin üzerindeki

Başa Dön