Yazılış Tarihi 2011 Veriliş Tarihi 2026
kızıma yazdığım bu mektup onun eline 16 yaşıda geçecek
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
kızıma yazdığım bu mektup onun eline 16 yaşıda geçecek
Kumral saçlarını şöyle bir üstünkörü tarayarak bir daha baktı aynaya. Orada, yüz hatları boyunca uzanan kederli anların derinleştirdiği çizgiler şimdi artık eskisine göre daha bir belirginleşmiş olarak durmaktaydılar öylece. Bakışları, ya onlara ne demeliydi! Neşe ve umut kıvılcımlarının beslediği bu zinde bakışlar, mevsimin henüz kışa dönmediği şu hazan

\- Anne, bu böyle mi oluyordu? dedim.
O temkinli:
\- Sesini çıkarma. Bunlar yeni makina, herhalde güllü çekip gülsüz çıkarıyordur. Sorup irezil olmayalım.
Kızlar sinisi Efsanesi
Yurdumuz efsaneler konusunda çok zengindir. Bir dolaşmaya çıkıverin, hangi çeşme başında oturup yorgunluk gidermeye kalksanız etrafınızı çevreler efsaneler. ..
Zavallı yaşlı, iki saat ölümün nasıl geldiğini, nasıl alıp gideceğini dinledi korkulu gözlerle. Hep birlikte uyuyormuş gibi yaptık da, amcayı azrailin elinden zor kurtardık. Ali, uyumayan var mı, uyuyup uyanan var mı, diye bakındı durdu geç saatlere kadar.
Kim bilir kaç yıldır giyiyordu ayağındaki kadife pantolonu. Çok sevmişti onu, komşuları bir bayram arifesinde modası geçtiği için annesine verdikleri zaman. Önce büyük ağabeyi atılmış, ne kadar zorlasa da bir türlü sığdıramamıştı bedenine. Sonra da onun bir küçüğü olan denemişti üzerinde. Olmuyordu işte. Ertesi gün ve bir sonraki
Dışarı çıktılar. Arabaya doğru yürürken Haşmet Başkan aniden duraksadı ve ayaküstü, yapılan görüşmede işverenin adım atmamakta direnmesinin altında yatan sinsi hesabı birkaç tümce ile özetledi: Dostlarım, işveren masaya getirmekten kaçındığı teklifi işyerlerinde üyelerimize duyuracak İşveren; İşçilerin sendikaya karşı tavır geliştirmesinin hesabın güdüyor, dedi. Arkadaşlar, biliyoruz değil mi, bu
Ü… Duygusal bir kızdı, hassas ve kırılgandı, kimseye kötü bir söz söylemez, söylenen yerden de uzaklaşırdı. Yumuşak, nazik davranışlarıyla herkese kendini sevdirmişti. Çok anlayışlıydı. Onun gülümsemesine herkes hayrandı. Çünkü gülümsediği zaman oradan kötü olan her şey uzaklaşıyordu. Bir huzur basıyordu her yeri…
Evinden(ev=546646) çıkıyorsun(dış=45677413) apartmandaki merdivenin basamaklarını saydın(178), sırf bu yüzden çatı katına çıktın.
Köprüyü geçinceye kadar herkese dayı demeyi öğren. İçine atladığın yapının lideri konumunda olan adamın gözüne girmeye bak! Bu kural işin, olmazsa olmazıdır… Var sayalım ki, o adam sana “ Bir adım öne çık ve nefesini tut! ” dedi. Ne yapman gerektiğini biliyor musun? Hiç duraksamadan bir adım öne
Dünya çürürken. / Önce Cioran gördü. / Sonra ben.