Yûşa Irmak
Gel - Git Zaman
Uzaklaştıkça uzaklaştı herşey. Aslında uzaklaştırılmıştı. Olmaması gerekiyor muydu? Bundan tam olarak emin değilim. Şimdi aracımı İstanbulun en berbat mahallesinde derme çatma bir sahil evinin en karanlık tarafına park ediyorum Saati söylemeliyim. Saat: 03:15 ve günlerden 28 Ağustos 2020 sabahı Sahile yürüyerek iyice yanaşıyorum. Cebimden bir dal sigara çıkarıyorum.
Isınmak İçin
Şeyma Hanımın tıp fakültesinden arkadaşı Dr. Boğaç Beyin Çatalcadaki köy evine 40 dakikalık bir yolculuktan sonra nihayet geldik.
Şeyma:
-Sen de gel otur bizimle- dedi.
-Ben seni arabada beklerim abla sen işini hal et gel ama beni de burada çok bekletme!- dedim.
Yüzleşecek Yüzümüz Yok
İlk kez Eyüp Camiinin duvarına sırtını yaslamış, başını; yere serdiği karton üstüne dizilmiş selpak ve saçılmış madeni paralara bakarken görmüştüm gül yüzünü İlk görüşüm bir nihayete ulaştırmamıştı belki onu ama sonra her sabah namazı çıkışında görmeye başlamıştım ceylan gözlerini Öylesine kanıksadım ki o bakışı; içimi yakan ikinci kız
Şairler İlhamsız Ölür Efendim
Gözyaşım olup içime dolsan, / Dolsan da yüreğim doymaz efendim. /
Doktor
Aşkı bilmez birini her dem severek / Sevdanın okuyla harlanır yürek
Kendimle Konuşmalar
Evet bu satırları telefonumun word dosyasına yazarken, şöyle bir yerdeyim -yerin tasvirine geçmeden önce, zamanı da yazmam gerekeceğini önce düşünememiştim-. Şimdi, ilk cümlemi yazdıktan sonra hatırıma geldi: Telefonumun saati öğleden sonra dördü gösteriyor. Karşımda Yassı ve Sivriada bana bakıyor. Yassı ve Sivriada için wiki hazretleri: Demokrasi ve Özgürlük
Yüreğin Beni Bulsun
Bir gül-sen / Ey benim yek canım / Yık artık
Aydın ve Politikacıların Savaşı Neden Bitmez?
Birkaç gündür çoğunuzun bildiği meşhur filozof Sokratesin döneminde kendisini suçlayanlara karşı yapmış olduğu meşhur savunmasını okudum. Bu okumaları öylesine değil kendi dönemini, içinde bulunduğu ruh halini, karşısındaki muhataplarını kafamda canlandırarak gerçekleştirdim
Çokça Pınarın Başındayım
Gümüşkent köyünün Ağdaş bölgesinde pınarın kenarındaki beton bankların birine oturmuş, seni bekliyorum. Yaşı kırklara karışmış bir adamın, yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye derin derin düşünüyorum: Belki bir ayrılık hadisesi, belki bir sevgisizlik ya da bir aşka geç kalma hadisesi. Belki de bir nevi sevinçleri,
Sevgin Yüreğimde Mihenk Taşı
Sen, sevginin çiçeğini değil, bütün haşmetiyle dikenini göstermek istedin bana, fakat ben koşuyordum sonunu bilmediğim yolda, Ona doğru var gücümle...
Sen yetişmek için arkamdan, mahmuzlamıştın atını. Geliyordun dörtnala, ama neye yarardı ki, ben uçuyordum burak misali leyl-i sevdalara tülden kanatlarla...
Sen, sevginin gönlümdeki mihenk
Kalmazsın
Gönül elbette bir gün şad olursun böyle kalmazsın. / Bu gamdan kederden azad
Kültür ve Medeniyet
İstanbulun Süleymaniyesinden, Diyarbakırın yalçın Kalesine, Manisanın Muradiyesinden Sivasın Şifaiyesine, Bursanın Yeşil Türbesinden Konyanın Yeşil Kubbesine kadar bütün bu toprakların üstünü en zevkli sanat âbideleri ile doluyken bu yapıtlar kimin umurunda? Bir ayfon telefon kadar kıymeti var mı acaba? Sorsak hepimiz için buralar vatan
İnanmaktır Yaşamak
Ağlamak değildir yaşam / Kara gökler devrilse / Yer çatlasa,
Benimle Ölür Müsün?
Ağlamak; gök gözünden kayan yıldızlar / Bütün yer ve gök adına haykırıştır!
Kör Karanlıklar İçinde Terennüm
Biliyordum içimdeki sıkıntıyı. İsyanın verdiği ezikliği parça parça hissediyordum yüreğimde. Biliyordum kalbimin neden neşesiz olduğunu ve bedenimin küskünlüğünü. Penceremdeki sarmaşıklara güveniyordum. Mavi mor şapka gibi açmış sarmaşıklara. Ve ruhumu çepeçevre saran yalnızlıklara. Yalnızlıklara inanıyordum. Beni bir an huzura erdiren seraplara.
Soğuksu
Tan yeri sararken ufku yavaş yavaş / Kayıkla Soğuksudan geçiyoruz beş arkadaş
Kahveye Kaside
Ahh kahve sen nasıl Habeşî bir dilbersin söyler misin? Ahh seni gidi kara içecek! Nedir sendeki bu sır?
Hasretimin Adresi: Sen
Şu anda gözlerine bakıyorum: / duygularım öyle kırık dökük, /
Kime Ne?
İncinme, üzülme! İkiyüzlü olmamaya yemin ettim ben, / Bir ferden bir berden yemin
yusairmak
Tanıtım
Metropol çobanı. İletişimci, felsefe ve edebiyat aşığı!
Konum
türkiye
Özellikler
Deneme
Benzer Yazarlar
halen araştırıyorum
Bağlantılar
POPÜLER
-
01
-
02
Göğün yaralı dizesi
Yûşa Irmak
11 May 2025 1 dk okuma -
03
“Bir çürük ipliğe hülya dizmişiz.”
Yûşa Irmak
23 Oca 2025 3 dk okuma -
04
Kokuştuk, çünkü unuttuk!
Yûşa Irmak
11 May 2025 4 dk okuma -
05
Onun Ahlakı Benim Ahlakım
Yûşa Irmak
06 May 2023 5 dk okuma -
06
Günlere Yerleşen Solgunluk
Yûşa Irmak
10 Şub 2023 6 dk okuma -
07
No Comment
Yûşa Irmak
28 Eki 2022 6 dk okuma -
08
Başkaların Hayatı
Yûşa Irmak
01 Şub 2023 7 dk okuma -
09
Rehberinde Değil Kalbinde Yer Ver
Yûşa Irmak
09 Eki 2022 5 dk okuma -
10
Psikolojinin Bozuk Olduğunu Gösteren İşaretler
Yûşa Irmak
07 Eki 2024 4 dk okuma -
11
Sen Kimsin?
Yûşa Irmak
23 Ara 2024 2 dk okuma -
12
Kırık aynalarda kendi yüzümüz
Yûşa Irmak
11 May 2025 4 dk okuma -
13
Tadı Damağımızda Kalan Tatlar
Yûşa Irmak
28 Nis 2022 6 dk okuma -
14
Bir bankın üzerinde…
Yûşa Irmak
11 May 2025 5 dk okuma -
15
Beklenen buluşma
Yûşa Irmak
11 May 2025 1 dk okuma -
16
İncir Çekirdeğini Doldurmak Ya da Doldurmamak
Yûşa Irmak
12 Mar 2022 4 dk okuma -
17
Eşek Edebiyatı
Yûşa Irmak
23 May 2024 9 dk okuma -
18
Aklımın Çengeline Takılanlar
Yûşa Irmak
24 Ara 2021 3 dk okuma -
19
"Her Şeyin Yok Olduğu Anda Bile Umut Vardır"
Yûşa Irmak
07 Şub 2022 4 dk okuma -
20
Ağır ve Hafif Erkekler! Biraz da Adalet
Yûşa Irmak
17 Haz 2021 7 dk okuma



















