..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Kürtaj sadece kendileri bir zamanlar doğmuş insanlar tarafından savunuluyor. -Ronald Reagen
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Deneysel
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Aşk Emridir Gözlerin
NUH KENİŞ
Şiir > Aşk ve Romantizm

Kaçıp kurtulmak mı aşk emridir gözlerin Bir namluya sürülmüş mermidir gözlerin En yalnız kentten daha yalnız bir yüreğim Akşama keder bağışlayan elem midir gözlerin Yaprak yaprak dökülür içimde hayat ağacı Ben can verirken bakışında,diridir gözlerin Dudağımda tuzlu sular,sözümde yangın Yandıkça kanat çırptığım alev midir gözlerin Kaçıp kurtulmak mı aşk emridir gözlerin Bir namluya sürülmüş mermidir gözlerin

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Deneysel
241 
 Ölümlüler  (niyazi bircan)

Adamın biri o günün tanrısı olarak belirlenen bir gize, öldürdüğü sinekleri adayacak. Başkaları ise bu durumu görüp sinsice gülecek ve diyecekler ki “ deli!” . İki hecenin içine sıkışacak şehir dediğimiz metal soysuzluk. İffetli bir dulun ağzından çıkan yalan ile de kendi tanrısına adadığı bir genci ölümlüler listesine koyacak, vakti gelince, evet ama şimdi, atılan yalanın izzet- i hakkı için, kızabilir tanrılar, bekleyecek koca şehir. Bekleyip sırasını savmadan ve şeytanlara kaptırmadan eline alacak ermemiş bir ömrü. Hep birlik bir gecenin esrarında kutlayacaklar, yolcusu, kerhanecisi, kargası, düzenbazı…
242 
 Kapı... 1. Bölüm  (Esin Yardımlı)

Kapıya biraz daha yaslandı. Farklı bir dünyada yaşamayı gerçekten çok isterdi doğrusu... Kapı koluna dirseğini dayayarak zile dokundu, çalmadı ama... Ve bir anda kapının içine geçti.
243 
 Hava Sıcak  (Sevil Pınar)

Sözler ısınmaya başlamıştı. Suskunluklar İsrafilin surasından süzülen soğuk nefesle akmataydı etrafa. Sıcak ve soğuk arasında birşeyler çatlamaktaydı ( ya kadehlerdi çatlayan, yada akıllardı ).
244 
 Eflatun Sokak  (Zeliha DEMİREL)

Eflatun sokakta gördüm kelebek kızın, ipek böceği kozası oğlana masum, eflatun bakışını... aynı masada, yan yana, yana yana oturuyor, gözleri fısıldaşıyor, yanakları eflatun kırmızısı çalıyordu tualden...
245 
 Mağaranın Kamburu - 9  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Okült bilgi; saklanmış, gizlenmiş olan bilgidir. Ona herkes erişemez, sahip olamaz. Bu bilgi kişiye ancak bir üstat tarafından öğretilebilir. Her önüne gelene açıklanırsa o zaman gizliliğinden bahsedemeyiz. Üstelik sır dolu olduğu için de her insan tarafından kolayca hazmedilemez. -Bu bilginin özüne sahip olmak için ne yapmalıyım? -Senin karakterindeki bir insan ne yaparsa yapsın, bu bilginin özüne sahip olamaz. Bunu sana aktarabilecek bir üstat da bulamazsın.
246 
 Deniz de Tren Beklemek  (Nuran)

Uzaktan sevmek hasretle sevmek ne berbat bir duygudur. Seviyordu, kendine de itiraf edemiyordu İnsan bu kadar sevebilir mi, acaba O da beni arasıra da olsa düşünüyormu ki böylesi severim derdi Hastane de gözlerini açmıştı nasıl olmuşsa yaşıyor du birileri bi zaman hastaneye götürmüş ve yaşayabilmiş. Yatağın da doğruldu acaba gelmişmiy di, hayır gelmemişti de taş kalpli bi insan dı, canını kurtarana bile teşekkürsüz dü, ve o kadın olduğunu da görmüştü üstelik... Olsun dedi böyleymiş kaderim iyi ki ona bir şey olmadı dedi, ilk ve son görüşüm dü öyle oldu dedi. Bir daha adamla ilgili konuşmalar duysada sanki o an öylesi geçen laflar gibi geldi ona, Onu düşünmemeye kitleyebilmişti beynini, evet onu düşünerek yaşamak ızdırap ve öldürücü bu yük gitmişti. Bu açıdan rahatlamıştı ama ne vapura bindi ne de zaten deniz de olamayacak trene,zamanından çok önce ihtiyarlamış olarak yaşadı en asgari yaşamından, toprağın altına girmeden toprağın üstün de ölmüştü...
247 
 Yağacak Yağmuru Beklerken  (Gürcan AVCU)

Seyre dalıyorum tam önümdeki bahçenin geçmişe karışmış yüzyıllık nadide ağaçlarını... Kimi sararmış, kırılmış anılarla dolu dallarını rüzgara satmış, kimi dimdik, kimi de yaslanmış aslında olmayan duvara.
248 
 Loading...  (kemal pismisoglu)

konuşmanın değil susmanın anlam kazandığı bir öykü. Arkamdan bir ses geldi. Aslında duyduğum bir ses sayılmazdı. Çünkü kulağıma gelen müzik eserlerindeki sus gibi bir sessizlikti. Garip bir melodisi vardı ve bu benim çok hoşuma gitmişti. sadece suslardan oluşan bir şarkı gibi. Enfes.
249 
 Dokunuş  (özlem evrim torun)

Her şeyi nedenlerinden arındırır, hayatı kemiklerinden ayırır ve nedensizliğe gömebilirdi aklı. İlla bir sebep soruluyorsa tek heceli kelimeleri seviyordu. Dilin en değerli hazineleriydi tek hamlede söylenen kelimeler: yapılandırmadan, çekimlendirmeden, cümleler oluşturmadan kendini anlatmak istiyordu.
250 
 Acıklı Bir İntihar Eylemi  (FİGEN)

Az sonra kendini patlatacak olan bir adamın içinde bulunduğu durumu, ruh halini anlatmayı denedim. Fena değil... "...Yakında bu meydandan telaşla geçip gitmek; meydanı görmemek mümkün olmayacak. Hala yaşayanlar telaş içinde oradan oraya koşuşturacaklar. Ambulans sesleri olacak her tarafta ve polis sesleri de duyulacak tabi. Siren sesleri de... Gazeteciler gelecek hemen. Akşama resmim televizyonlarda olur. Köye haber gider belki. Gider tabi hemen gider. Heyecandan mı bilmem bir ter boşalıyor; sırtım ve yüzüm bir anda sırılsıklam oluyor. Yapacaklarım sonrasında neler olacağını bilmem kötü aslında. Ortalık kan gölü olacak; ağlayan insanlar olacak. Ağlayan insan görmek dokunmaz ama ağlatıverir beni de. Neyse ki ben görmeyeceğim sonrasını..."
251 
 Pıhtılaşma  (Çağrı Küçükyıldız)

“ Evladım, kalbime istediğinizi yapın; ama Mehlika’mın oturduğu odaya asla girmeyin!” dedi. Cerrahlar birbirlerine baktılar; omuzlar ve kaşlar yukarı kalktı ve indi. İşlerine koyuldular ardından.
252 
 son gece  (kesish)

Radyoda eski şarkılar çalıyordu ve duygusallaşmak istedim. Böylece ağlayabilirdim. Geceleri ağlamak çok hoşuma giderdi. Fakat tüm çabalarım boşunaydı, kendimi kandırmakta usta olmama rağmen
253 
 Değerliymiş aslında..  (Guvercin)

Gelirken bir gül almıştımda bana gülümsemiştin, hani sana doğru gelirken hayattan ödünç bir nefes almıştım, insanlar vardı çevremde ve hepsi birine veya birşeylere karşı sevgi besliyordu. Duygular vardı aşkın yanında yanlızlık,umutsuzluğun yanında umut...
254 
 Gece - Gündüz  (Alp Çetiner)

Sevgili dostum hiçbir zaman anlamadı ki MUHTEŞEM GECELER MUHTEŞEM GÜNLER DOĞURUR. Yaşadığım o saatler, gündüzleri de doya doya yaşamamı sağlıyor.
255 
 Bahar Gibi Geliyorsun  (Poyraz Vurgun)

Şimdi bütün kokuları aşkın canlandı yüreğimde, şimdi karıştım bir oldum iste evrenle… Yağmur tanecikleri içindeki yüzüne bakmak ve o baş döndüren dişiliğinin kokusunu almak istesem… ne yani ayıp oluyorsa bırakalım olsun, sen bana bahar gibi geliyorsun…
256 
 Mağaranın Kamburu - 11  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Evet, O da öyle düşünmüş olabilir. Koltuğa oturtup elini yüzünü kolonya ile ovdum. İyileştiğini düşünürken, bir ağlama krizine girdi. Sustaramıyordum. “Ağlayabildiği kadar ağlasın” diye düşünerek bıraktım. Sustuğunda yanına gidip, saçlarını okşayıp güzel sözler söyledim. İyi görünüyordu. Çantasını açtı, parfüme benzeyen bir şey çıkardı. Daha doğrusu ben öyle zannettim. Çıkardığı parfüm değil biber gazıymış. Gözlerime doğru elindeki şeyi sıktı. Hiç bir şey göremiyordum. Gözlerim yanıyordu, ovuşturdum; ancak fayda etmedi.
257 
 Zaman  (irem)

Zavallı Cameros, yüce bir dağa adını vermelerinden bu yana kaç çizgi geçti acaba? Şimdi hangi petrol atığında fani bedenin?
258 
 Şarap Parasına Masallar 4  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Ömrümüzün bundan sonraki çalkantılı ve olaylı yıllarında da hep geride bıraktığımız o huzurlu ve tekdüze zamanları ararız. Sen, yeni yaşamaya başladığın bu kente, oturduğun sokağın gürültülerine, yağmurlara ve rüzgârlara hatta sabah ayazına bile alışmaya
259 
 Ambiyans 10. 12  (selim koç)

..iyi beslensin kemirgen korkular..
260 
 Bölüm II  (Onur Kaderoğlu)

Sonra beklediğim zarf geldi. Sağ olsunlar maaşımı bağlamışlar. Üstelik bir de bankamatik kartı yollamışlar. O gün işe gitmedim. Ondan sonraki günlerde de.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Efendisiz
selim çok
Öykü > Deneysel
İğde Sokağı
Hacer AKTAŞ
Öykü > Deneysel
81. Çizgi
selim çok
Öykü > Deneysel
Yardım
MUHAMMET ALİ YÜKSEL
Öykü > Deneysel
Selver
Seyfullah ÇALIŞKAN
Öykü > Deneysel
Deep 5. 10
selim çok
Öykü > Deneysel
Dark 6. 11
selim çok
Öykü > Deneysel
Alcohol!
selim çok
Öykü > Deneysel

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © , 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.