..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Başka dillerle ilgili hiçbir şey bilmeyenler, kendi dilleriyle ilgili de hiçbir şey bilmiyorlar. -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Deneysel
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

İyi ki Doğdun Çocuk
Fatma Erdogan
Şiir > Bireysel

Kalk çocuk! Ağla haline Doğmak marifet değil Yaşa! Sen yarat Kimseler dokunmasın hayaline Diye diye büyüttüğüm çocuk İyiki doğdun Şimdi sıra sende...

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Deneysel
21 
 Concerto Grossi No: 1 B Minor Opus: 37  (Faik Murat Müftüler)

Birinci keman, ikinci keman, viyola ve çellolar, flütler, obua, klavzen... Hepsi hazır. Şef bagetiyle nota sehpasına çift tıkladı. Son bir iki öksürük. Sessizlik...Şşşşşt.
22 
 Unutkanlık işte  (Pınar Şafak)

Bir gün bir yerlerde tanrının her şeye gücünün yettiğini duymuştu. Düşününce o tanrı dedikleri şeyin kendisinden başkası olamayacağına karar verdi.
23 
 Sakarı Boyu Hikâyeleri İle Seyr - Ü Sefer - 3  (Taner SARGIN)

Arda kendisini iyi tanıması yanında çevresini iyi tahlil edebilen ve gözlemlerini aktarabilen biri olarak en faydalı olabileceği bir iş olarak Belgeselciliği seçmişti. Hiç umulmadık yerlerde beklenmedik fikirlerle, beklenmedik insanlarla karşılaşmak onu şaşırtmıyordu. Farklı bakış açılarına saygı göstermesi yanında bu farklılıkların birer zenginlik olduğunu düşünüyordu. Hayat düz değildi, dağlar ve ovalar gibi inişli ve çıkışlı idi. Yaptığı işlerde abartısız ve gerçekçi olması yanında detaycı ve ince fikirli idi.
24 
 Lale Hırsızı  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Kulübenin içindeki üç güvenlik görevlisi o an kadının yüzüne baktılar. Gördükleri karşısında telaşa kapıldılar. Kadının yüzü kireç gibi olmuştu ve göz pınarları çeşme gibi akıyordu. Ağlamıyor, hıçkırmıyor ama yaşlar yanaklarından aşağıya süzülüp eski ayakkabılarının yanına beton zemine damlıyordu. Kısacası kadın hiç iyi görünmüyordu. Kadının başına bir şey gelirse hapı yutarlardı. Hemen bir sandalye çekip kadını oturttular. Tutanak tutmamız lazım dediler. Sonra seni polise teslim edeceğiz. "Tutun öyleyse," dedi kadın. Hiç alttan almıyordu. Yalvaracak, yakaracak gibi bir hali de yoktu.
25 
 Çobanın Büyüsü  (LOKMAN ZOR)

Bir varmış bir yokmuş...
26 
 İnsan  (MUHAMMET ALİ YÜKSEL)

Engin sen usul nota diyeceksin,hayat,yaşam diyeceksin,duvardaki şahmaran haline gülecek,bak insanlar dizilip öldürülüyor diyecek,
27 
 Yağmur, Kar, Değermen Çöreği ve Orçun Abi  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Ben yola çıkmadan önce tam yirmi üç gün aralıksız yağmur yağmıştı. Saçaklardan akan suların şıpırtısı ve bacanın etrafındaki tenekede oynaşan damlaların tınlayan sesi artık sussun istiyordum. Neredeyse aklımı kaçıracaktım. Oysa ben yağmuru ölesiye seven, damlalar toprakla buluştuğunda bağlasalar evde duramayacak biriydim.
28 
 Bir Öykü  (Esin Yardımlı)

Yeni bir öykü ha... Uzun zamandan sonra... Eh... Yazmaya başlayayim bakalım... İşte bu kadar.
29 
 Kuçiçane Partizan 2  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Arkadaşları ile birkaç parti kağıt oynadı. İkindi vakti eve dönerken pazardan biraz meyve ve sebze aldı. Elindeki poşetlerle evine giden dik yokuşu çıktı. Aldıklarını poşetleriyle birlikte buzdolabına yerleştirdi. İki soba kovasını odun ve tutuşturucu kırıntılarla doldurdu. Sokağa bakan küçük odasının sobasını tutuşturup divana uzandı. Uzandığı divandan bir daha uyanamadı. Birkaç yıldır sıkıntı yaratan kalbi duruvermişti. Sonsuzluğa doğru uzanan derin bir uykunun kollarında kalmayı seçti.
30 
 Gökçeada 4  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Bu nasıl cezaevi, isteyen herkes buradan kaçar? - Ben geldiğimden beri hiç kaçan olmadı. - Duvar yok, parmaklık yok, kaçmak isteyeni kim durdurabilir ki? - Kimse durdurmaz. Durdurmaya bile çalışmaz. İsteyen kaçar. Ama kaçan bütün
31 
 İnsanın Serveti  (LOKMAN ZOR)

Bir varmış bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş ama çokmuş demek yokmuş. Münasebetsizin biri her şeye burnunu sokmuş, onun yüzünden her iş kokmuş, düzen bozulmuş. Büyüğünden küçüğüne herkes yokluk çekip sıkıntı yaşamış. Sonunda her şey düzelmiş de işler
32 
 Denizin Delisi Deniz Kızı ve Delinin Denizi  (seher frusciante)

ben ve hayalim......
33 
 Sakarı Boyu Hikâyeleri İle Seyr - Ü Sefer - 2  (Taner SARGIN)

Karnını da doyurmuş olan Arda, düşüncelere dalmışken uyku bastırdı. Kentte yaşayan bir insanın asla yaşayamayacağı bir sessizlik vardı. Bu sessizliği uzaktaki çoban köpeklerinin havlamaları bozuyordu. Arada bir çevredeki tilki ya da çakalların, piknikçilerin bıraktığı yiyecek artıklarını ararken çıkarttıkları çıtırtılar uzaktan da olsa geliyordu. Aşağıdan doğru gelen esinti dalların hışırtısını getiriyordu. Arada bir rüzgâra kapılan su şırıltıları duyulur gibi oluyordu. Gece iyice bastırınca uçsuz bucaksız bir sessizlik aldı götürdü Arda’yı. Rüya âlemine dalmış sonsuz bir huzur içinde uyuyakalmıştı.
34 
 Günün Biri  (sermin filiz)

Düşünebilseydi bunları düşünürdü belki ama düşünmek de neydi? iki kelime yan yana, iki cümle üst üste, iki sahne art arda gelemiyordu.
35 
 Soru  (Gültekin BAYIR)

3 gün önce Yolun atla gelinebilecek kadar düz olan kısmı bitmişti. Orta yaşlı tıknaz adam atından inip yolluk dolu çantayı omzuna astı. İyi yürekli bir adamdı, atın köye geri dönmesi için kabasına bir şaplak vurmak dahi içini burktu bir parça. Yürümeye
36 
 Öyküler Sokaklara Yağar  (seyfullah ÇALIŞKAN)

İnsanlar geçer ömrümüzden, yaşamları bizimkine karışır. Boynumuza asılmış yaftalar gibi öyküler taşırız. Küçücük bir gülümsemeyi kırk altına alır, üç kuruşa satarız. Sıcacık bir yüreğin kapısına seve seve kul oluruz. Cömert bir el bayramdan bayrama baş
37 
 Gecenin Tepesi Atmasın  (seyfullah ÇALIŞKAN)

O gece deli bir sağanak başladı. Sonbahar için zaman erkendi. Gürgenler tepeden tırnağa yaprak, dağların dorukları yemyeşil çayırlarla kaplıydı. Elmalar kızarmıştı kızarmasına ama henüz ayvalar sararmaya bile başlamamıştı. Yağmur bindirmeden az önce gök çatladı. Yıldırımın yaladığı orman ürperdi. "
38 
 54. Kalas  (eyyüp yıldırmış)

Tavandaki kalaslar her günkünden daha bir eğri büğrü göründü gözüne. Üzerlerindeki çatlaklarıyla narin kibrit çöplerine benziyorlardı...
39 
 Uçurtma  (KORAY KARAMANLI)

Hep bir uçurtmanız olsun istediniz. Sonunda oldu ve onu n ipini bırakırmısınız?
40 
 Hıdrellez  (Hakan BENLİ)

Zobadın üstünde üken aluminyum bir güğüm, bir kumgan birövde kişikiy kazan bardı. Kişikiy kazanda suvdun işinde birköp cımırtga bardı. Zoba odadın kirişinde, kapıdın savunda, duvardın tibindeydi. Astında ekigen bir muşamba cayılıydı. Üstü paslangan eski bir zobaydı bu. Aldında fırınının kapağı bardı. Oda üken bişiy tuvdu. Birövü sıyaka anav birövü üydün işindeki aşenege karaytan eköv terezesi bardı. Bu aşeneden de sekige, bakşaga şıgılatandı. BİR NOGAY HİKAYESİ...

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Efendisiz
selim çok
Öykü > Deneysel
İğde Sokağı
Hacer AKTAŞ
Öykü > Deneysel
81. Çizgi
selim çok
Öykü > Deneysel
Yardım
MUHAMMET ALİ YÜKSEL
Öykü > Deneysel
Selver
Seyfullah ÇALIŞKAN
Öykü > Deneysel
Deep 5. 10
selim çok
Öykü > Deneysel
Dark 6. 11
selim çok
Öykü > Deneysel
Alcohol!
selim çok
Öykü > Deneysel

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © , 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.