..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Paul'un Peter hakkında söyledikleri, Peter'den çok Paul'u tanımamızı sağlar -Spinoza
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Deneysel
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Cevahir Caşgir’den "100süz Şiirlerim"
Hakan Yozcu
Eleştiri > Yazarlar ve Yapıtlar

Duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici bir dil ve ahenkli mısralar içinde aktarılmasına şiir denir. Şiir, nazmın üstün bir zevk, düşünce ve idrak süzgecinden geçirilmiş halidir. İnsan duyguları ile ilgilidir şiir. Çünkü insan, duygu yüklü bir varlıktır. Bazen güler, bazen, ağlar, bazen hüzünlüdür, bazen neşeli… Her hali yaşar insan… Burada, “Şiir nedir?” sorusunu sormak gerekir. Bunca yıldır birçok sanatçı, düşünür şiiri

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Deneysel
281 
 Uç Uç Böceği  (more )

Uç uç böceği gibi gerçekten dolaştınmı. Bir kola kutusunu ayağınla uzaklara fırlattınmı?. Hiç gerçekten dans ettin mi?.
282 
 Sayıklayan Leke  (özlem şan)

Ben mi? Ben tanrıya olan görevimi başka türlü ödüyorum. Ayrı bir hesaba yatırıyorum yani. Peki, tüm bunlar nerden çıktı diyeceksiniz? Çarşafımdaki çıkmayan o lekeyi bir kenara bırakıp, sudan aşınan ojelerimi onarırken aklıma düştü bunlar..
283 
 Mavi içinde bir mavi bilmece  (Çağrı Küçükyıldız)

Angela özgürlüğünü arıyordu. Bir gemide ya da bir uçurtmada...
284 
 Boş Zamanlarınızda Ne Yaparsınız?  (Alp Çetiner)

Hani şu işe başvururken doldurulan formlar var ya, onlar işte...
285 
 Mağaranın Kamburu - 15  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Hastanede dört kişilik bir odada kalıyordu. Bitikti. Adeta kemik yığını. Gözleri ufacık kalmıştı. Beni tanımadı tabii ki. Oradakiler “oğlun geldi, oğlun geldi, bak!” dediler. Bu uyarı üzerine gözlerini iyice açmaya, kafasını kaldırmaya, hatta ellerini oynatmaya çalıştı, ama pek başaramadı. “Oğlum, ben kötü bir adamım, kötü bir babayım; ama sen bir büyüklük göster ve ne olur beni affet. Ne olur oğlum affet!” dedi çok cılız bir sesle. Kendisinden beklenmeyecek bir çeviklikle elini uzattı elimi tutmak için. Ben bunu fark edince âni bir reflekse geriye doğru çekildim. Eli birkaç saniye havada kaldıktan sonra yatağa düştü sertçe. Biraz sonra da son nefesini verdi. Tabii ben de, gelirken aklımdan geçirdiklerimin hiç birisini söyleyecek zamanı bulamadım.
286 
 Şarap Parasına Masallar 3  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Köpek yavrusu çok sevimli olduğu için birkaç kez diğer çocuklar tarafından çalındı. Kasabamızda fazla büyük bir yer olmadığı ve herkes birbirini tanıdığı için her seferinde kısa süre sonra bulunup geri getiriliyordu. Hatta çalındıktan sonra iki kez birkaç
287 
 Adanmış Hayatlar  (Ümran Ateş)

Ablası ölüm döşeğinde olan bir genç kızın zor kararı
288 
 Güçsüz Dünya  (Blake)

Bilinmeyen bir kasaba. Yönetici bir büro. Kaybolan insanlar... Normal dünyasından yeni ve güçsüz dünyaya uyanan bir insan....
289 
 Bir Akşam Olanlar  (O. Nuri Uçmanov)

Haber formatında yazılmış ilk öykü denemem
290 
 Mağaranın Kamburu - 9  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Okült bilgi; saklanmış, gizlenmiş olan bilgidir. Ona herkes erişemez, sahip olamaz. Bu bilgi kişiye ancak bir üstat tarafından öğretilebilir. Her önüne gelene açıklanırsa o zaman gizliliğinden bahsedemeyiz. Üstelik sır dolu olduğu için de her insan tarafından kolayca hazmedilemez. -Bu bilginin özüne sahip olmak için ne yapmalıyım? -Senin karakterindeki bir insan ne yaparsa yapsın, bu bilginin özüne sahip olamaz. Bunu sana aktarabilecek bir üstat da bulamazsın.
291 
 Mağaranın Kamburu - 6  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Sen bilirsin, ama kendini aldatıyor olmayasın! Bak, bir düşünür “en kolay şeyin bir insanın kendini aldatması” olduğunu söylüyor;oysa ben aksi kanaatteyim. Çünkü kişi kendini aldatmış gibi görünse bile aldatamadığının farkındadır.
292 
 Altı  (Eda Gökmen)

Radyoda haber saatiydi, mezat devam ediyordu dünyada, bugün coğrafyaydı konu, geçmişi satmaya devam ediyordu bugün ve yarının da umudu yoktu. Prezervatif kullanıyordu bugün, yarın hiç olmayacaktı. Üremeyi reddeden kadınlar geleceği öldürüyor, bunu da bencil bugünleri adına yapıyordu. Bütün dünya bunu kabullenmiş yarını olmayacak bir yaşamın dününü satıp bugünü yaşamaya çalışıyordu. Kaostu yaşanan, felaket filmlerindeki gibi, göktaşı yola çıkmış herkes ölmeden önceki saatlerini geçiriyordu, satıyor, tüketiyor, korunarak sevişiyor sevişiyor sevişiyordu, sevişmelerin amacı ortadan kalktığından aşk da yoktu, kimse aramıyordu bile.
293 
 Şarap Parasına Masallar  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Aşkın kaybedeni veya kazananı yoktur. Sonunu biraz daha geciktirip, felekten bir kaç ay daha çalabilirdik. Sen her şey yolunda gittiğinde yaşadıkların sanki çok rutinleşmiş gibi algılıyorsun. İlla kavgalarımız, yersiz inatlaşmalarımız, gereksiz küskünlük
294 
 Mağaranın Kamburu - 18  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Krizi iyi yönetemedik. Müşterilerimize verdiğimiz sözleri tutamadık. Bizim alacağımız borcumuzdan çoktu, fakat alacaklarımızı tahsil edemedik. Para gelmeyince konutları bitiremedik. Hatta temel attığımız iki arsada iki tuğlayı bile üst üste koyamadık. Yanımızda çalışanların maaşlarını ödeyemedik. Günü dolduğunda evlerini teslim almak için gelenler sıvası bile yapılmamış kaba inşaatları görünce önce hayal kırıklığına uğradılar; sonra da sözlü ve fiili saldırıya geçtiler. Tabii bu durum kısa sürede duyuldu ve biraz da dedikodu eklenerek etrafa yayıldı. Duyan müşteri ödemelerini durdurdu. Kasaya para girmeyince de ne malzeme alabildik, ne de giderleri karşılayabildik. Senetler ve çeklerin geri dönmesi ile de yasal süreç başladı ve mahkemeler peşimize düştü.
295 
 İki  (Eda Gökmen)

Pencereye doğru yanaştı, kalın perdeyi çekti, içeri ışık girdi, umudu yaptırıyordu bunu ona, biliyordu. Tül perdeyi çekmedi, öyle öğretilmişti. Mahrem hayatlar tül perdelerini hiç açmazdı. Mahrem bir hayatı var mıydı, galiba yoktu ama kimse bundan söz etmek istemiyordu.
296 
 Bir Konser  (Alp Çetiner)

Soğuk geçen gecelerde, yatağımda büzüşmüşken aklıma gelen ve yalnızca kendimle paylaştığım tınılar artık milyonlarca yürek tarafından mırıldanılıyor. Artık benim yalnızlık ezgilerim yığınlardan yankılanıyor.
297 
 Yüzleşmeden Uzakta  (Müge DURMUŞ)

Kimden uzaklaşıyordu? Uzaklaşmak istediği şeylerden mi yoksa kendisinden mi?
298 
 Üç İki Bir... Sus  (nurcihan)

içindeki çığlıkların boğazında kelepçelendiğini hissediyordu yusuf babasının ellerinin kelepçelendiği gibi...
299 
 meçhul adres  (melike uysal)

yaşlı bir elin umutsuzluğa doğru uzanan elinin hikayesidir bu...
300 
 Tanımlar  (alper&alper)

Bedenim kendinden habersiz, sessiz ve öksüzce geçiyor sahte sevişmelerden. Geride pişmanlık, yalandan söylenmiş sözcüklerin pişkin bakışları, aldanışlar... bana kalansa piç bir yalnızlık!

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Dirahşan
selim çok
Öykü > Deneysel
Efendisiz
selim çok
Öykü > Deneysel
İğde Sokağı
Hacer AKTAŞ
Öykü > Deneysel
81. Çizgi
selim çok
Öykü > Deneysel
Yardım
MUHAMMET ALİ YÜKSEL
Öykü > Deneysel
Selver
Seyfullah ÇALIŞKAN
Öykü > Deneysel
Deep 5. 10
selim çok
Öykü > Deneysel
Dark 6. 11
selim çok
Öykü > Deneysel
Alcohol!
selim çok
Öykü > Deneysel

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.