..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ben bir öğretmen değil, bir uyandırıcıyım. -Robert Frost
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Deneysel
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Bana Bir Şiir Yazar Mısın
Mehmet Ali Karaca
Şiir > Aşk ve Romantizm

BANA BİR ŞİİR YAZAR MISIN BANA BİR ŞİİR YAZAR MISIN İÇİNDE BİRAZ BEN OLSUN ÇOKCA SEN OLSUN GÖZLERİN OLSUN İLLAKİ BANA BİR ŞİİR YAZAR MISIN MUTLU İNSANLAR OLSUN KELEBEKLER UÇUŞSUN İÇLERİNDE BİRBİRLERİNİ SEVSİNLER İLLAKİ BANA BİR ŞİİR YAZAR MISIN ÖMRÜMÜN ÖMRÜNE YAZILDIĞI GÖNLÜNDE BENDEN BAŞKASININ OLMADIĞI AMA AŞK OLSUN İÇİNDE İLLAKİ

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Deneysel
81 
 Kemik - 2  (seyfullah ÇALIŞKAN)

edyeyi koşar adım sürüp beni röntgen odasına götürdüler. Görevli dışarı çıkıp giysilerimi çıkarmama istedi. Kıpırdanamadığımı görünce koşarak dışarı çıktı. Hacer’i çağırıp geldi. O canımı yakmadan fistanımı yukarıya sıyırdı. İç dizliğim ortaya çıkınca ödüm koptu. Ömrüm boyunca bir başkasının önünde soyunmadım ben. Üstelik korkudan biraz altıma da kaçırmıştım. Islaklık çoktan geçip gitmiş ama renginden anlaşılır.
82 
 Hakkı Tankut  (İkbal Elvan Türkel)

Ama halan korkuyordu artık her şeyden. Hiç kimseyi istemiyordu yanında bütün gün odasında, yatağının üstünde sallanır durur “Neden ?” derdi, “Neden? “. Sen karnımdayken ninenlere gittik gene. Baban “ doktora gene götürün bu kızı, daha kuvvetli haplar içirsin ona, unuttursun işte “. Diye öğüt veriyordu ninene. Ayşe’ nin odasının kapısı açıldı, yıldırım gibi salona koştu halan. Bir yandan söyleniyordu “Bunu da unut Hakkı Tankut, unutabilirsen bunu da unut!”
83 
 Zaman, Mekan - Patates, Soğan 1  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Saat tam sekizde Bursa Nilüfer’deki E tipi cezaevinde beş aydır tutuklu bulunan Simitçi Nazmi gardiyanın gürültüyle açtığı demir kapıdan avluya çıkarak mahkûmları adliyeye götürecek araca bindi. Bu gün ilk duruşmasına çıkacaktı. Arkadaşlarından ödünç aldığı takım elbiseyi ve gömleğini giymiş bir de boynuna kravat bağlamıştı. Hayatında ilk kez kravat takıyordu. Ve ilk kez bu sabah kendini bu puslu aynada takım elbiseli ve boyalı ayakkabılarla görmüştü. Evlendiği, damat olduğu gün bile kravat takmamıştı. Aynaya ilk baktığında gördüğü resmin kendisi olduğuna inanamamıştı. Saat tam sekizde cezaevi aracına binip duvarların dışına çıktı. Minibüste jandarmalarla birlikte altı kişi vardı. Küçük parmaklıklı pencerelerden sokaklar, parklar ve insanlar görünmüyordu. Hiçbir şey görmese bile dışarıda olduğunu bilmek onu keyiflendirmeye yetiyordu. Savcı ve hâkimleri, mübaşirleri ya da kâtipleri düşünmek istemiyordu. Şu anda kutu gibi kapalı bir yerde olsa bile yollar arabanın tekerlekleri altından akıyordu. Köprülerden geçiyor, sokakları dolaşıyor ve trafik lambalarında duruyordu. Dışarıda olmak ne güzeldi.
84 
 Yollardasın,bir Arabaya Biniyorsun...  (evren gelen)

Birileri için çok eğlenceli birileri için iyi bir anlatı konusu arkadaş ortamında şu ünlü milli olma durumunu senin ruhuna bıraktığı derin izleri bilmeksizin anlatacak...
85 
 Varoluş Anksiyetesi  (Asuman Dölek)

Biliyor musun seni kendi yerime koyup kendi sorunlarımı çözmeye çalışmaktan da bıktım artık. Senin bana ne kadar uzak bir kendinin olduğunu düşünsen de bana o kadar yakınsın ki..
86 
 Marjinal Tarihçi  (evren gelen)

Yaşamdaki basma kalıp düşüncelere topluma başkaldırı...
87 
 Zaman, Mekan - Patates, Soğan 4  (seyfullah ÇALIŞKAN)

Yerinden kalkıp onun koluna girdi. Ağzındaki sigarayı saklamaya çalışan delikanlıyı dükkânın kapısından sokağa attı. Bünyamin bu işe fana bozuldu. Çuf çuf diye bağırdı. Bütün sokağı inleterek, Çuf çuf… Onlarca kez, hem de edepsiz el hareketi yaparak. "Çuf çuf işte sana Osman. Çuf çuf…"
88 
 Aziz Misafir  (Furkan TERZİOĞLU)

Evet biri bekleniyordu,bir şey bekleniyordu.Bu kadar çok bekleniyordu çünkü yanında sevinç getirecekti.O kaldığı sürece hüzün olmayacaktı bütün yapraklar dökülse dahi.Misafir ağırdı.Öyle ya ta günler öncesinden başlamıştı hazırlık.Önce evlerin önü süpürüldü.Hüzün getirdiğine inanılan sararmış yapraklar göz önünden kaldırıldı birer birer.Herkes o kadar neşeliydi ki bütün dertler unutulmuştu.
89 
 Mağaranın Kamburu - 2  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Öykünün ikinci bölümüdür
90 
 Bok Böceği ile Uğur Böceği  (Bulut)

İki böceğin yaşam karşılaştırması
91 
 Zayıflama İsteği ve Hamburger Sevgisi  (evren gelen)

Kendini bildin bileli insanlardan utanıyorsun sanki sana söylemiyorlar ama işte şişko diyerek gülüyorlar içlerinden...
92 
 Alcina  (İkbal Elvan Türkel)

- Peki, sorarım sana Manuel o konsülün diz çöküp sessizlikle dua edin demesi neyi değiştirdi bizim hayatımızda? Surların dibindeki dilencilere açlığını kuru bayat peksimetle yatıştıran, pirelide olsa soğuğu kestiği için sırtına attığı pelerinden başka giyeceği olmayan, Tanrının lütfü baharda ,yazda balıklar avlayıp aç kalmaktan kurtulanlara ne verdi? Zelyotlar kaybettiği savaş hepimizin kaybı değimliydi? Türk dostu Kantakizos bir kızını Türk ile evlendirdi öteki kızını imparatorla ve sırtını dayadı sağlam kapılara .Artık gidip manastırında otursun , artık tüm gününü dua ederek geçirsin. Kim nasıl rahatsız etsin ki onu ? İşte budur Manuel dostum geleceğe mirasımız budur: Gençliğinde her haltı ye, yaşlanınca bir manastır yap sabah akşam dua et. Homeros bile dememiş miydi? “Tanrılar bile kanarlar adaklara kurbanlara”
93 
 Yeni Bir Çağın Başlangıcı  (Var Samsa)

Zihnimde bir soru belirdi ve cevabını kitaplarda, ansiklopedilerde, hatta internette bile bulamıyorum...
94 
 Kapıdan Dışarı Çıkan Kadın  (çağıl erdoğan)

her duruşun bir estetiği var
95 
 Bir Küçük Yolculuk  (emine demir)

Uzaklarda bir yerlerde hatırlanıyor olmanın verdiği mutluluk var üzerimde. Kilometreler ötesinden gönderilen sevgi selini haber veren melodi heyecanın en duygulusunu yaşatmaya yeterli. Buralarda karanlık ürkütücü, doğduğum şehrin sokaklarına benzemiyor köşe başları. Elimdeki küçük kitabın sayfalarına saklanıyorum beni de götürsün en şiddetli aşkların yaşandığı o ülkeye diye.
96 
 Sayıklamalar (Platon'u Düşlerken... )  (Umut Salih Tiryakioğlu)

"Başını ışığa çevirdiğinde gözlerinin yandığını hissetti. Hiçbir nesne göremez olmuştu. Bir süre olduğu yerde gözlerini ovuşturdu. Yavaş yavaş puslu da olsa etrafı seçmeye başlamıştı. Oldukça ürkütücü bir manzaraydı bu. İnsanoğlu büyük ve ortak, evrensel bir trajediyi, hem de onun hiç de farkında olmadan, paylaşmak zorunda bırakılmıştı bu karanlık yerde..."
97 
 Palamut  (özlem ak)

Düzen ve güvendir tek ürkütücü olan.Kaybedeceklerini düşünmektir insanı derin bir yeisin koynuna sürükleyen.
98 
 Saka Kuşu  (Yusuf Demirtaş)

İnsanlığın en anlamsız anlam yüklemesi zaten, havada bir parça güneş ve ucundan mavilik gördü müydü, öten her kuşun mutlu olduğunu varsayması.. saka kuşları dahil…
99 
 Radyo  (Hakan BENLİ)

Erttemen kenşek erken turdu malları,koylardı cemledi,sütlerini savdu,tavuklarman itge karadı.Çaydı salıp sıpradı hazırladı.kün tuvmay beri bir oyaka bir buyaka cuvurup turgandı.Ketip bayını, ballardı şagalardı turguttu, anasıman akası da turdu,hepsi barabar epteklerini cediler. Kisilerge bardak şay yasap berdi.Kene radyodu tınlap oturu ediler.
100 
 Mağarada  (Eylem Yurtsever)

Demir Özlü'nün bir öyküsünden alınan bir cümleyi de koyarak bir öykü yazacaktık. Ben de bu öyküyü yazdım. Cümle: "Her şeyini yitirmiş olduğunu sanan çaresiz bir varlığın teriydi bu."

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18  Sonraki Sayfa




son eklenenler
İğde Sokağı
Hacer AKTAŞ
Öykü > Deneysel
81. Çizgi
selim çok
Öykü > Deneysel
Yardım
MUHAMMET ALİ YÜKSEL
Öykü > Deneysel
Selver
Seyfullah ÇALIŞKAN
Öykü > Deneysel
Deep 5. 10
selim çok
Öykü > Deneysel
Dark 6. 11
selim çok
Öykü > Deneysel
Alcohol!
selim çok
Öykü > Deneysel

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © , 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.