İçimdeki Dilim - 1 -
Yasakları daha çabuk öğrendik çünkü!Bu yüzden meyillendik yasak aşklara...Olsun ya!.. Kime ne? Bir kuş o!Tutulabilir mi hiç?Aslında ömrümüz aşk denen kuşun....
"Bir klasik, söyleyeceklerini söylemeyi hiç bitirmemiş kitaptır. — Italo Calvino"
"Bir klasik, söyleyeceklerini söylemeyi hiç bitirmemiş kitaptır. — Italo Calvino"
Yasakları daha çabuk öğrendik çünkü!Bu yüzden meyillendik yasak aşklara...Olsun ya!.. Kime ne? Bir kuş o!Tutulabilir mi hiç?Aslında ömrümüz aşk denen kuşun....
Yazının diyorum çünkü artık kendimin olup olmadından emin değilim, ellerim bemin değil çünkü ayaklarım,
gözlerim benim değil çünkü kulaklarım, duyduğum yol değil , yürüdüğüm sağır ...
Elinden şekeri alınabilen küçüğün aksine büyüklerin içinde yaşayıp, çikolatası verilmediği taktirde de ağlatan bir çocuk üzerine
Edep dağlarının zirvesine yürümeyi göze alamayan, ayak tabanlarını kayalıklarda yara bere içinde bırakmayan; ayakta durmak adına parmaklarıyla, tırnaklarıyla taşa toprağa dokunmayan, oralardan nasiplenmeyen, kibir vadiliklerinde konaklamaktan utanç duymayandan edebiyatçı olur mu?
Ben en çok kendime güldüm!
Fark etmeden geçmiş zaman; bilemezdim ki…
Toz pembe “kuş hatıralarının” yerine “sivri gün batımları”nı hiç hesaplamıştım.
Sağlık olsun…
Buna da gülünmez mi?
Gidişlerimiz,dönüşlerimiz ve sonu hiç gelmeyen yollarda geçen kırgın zamanlarımız oldu bizim.Gençliğimiz bir kanadı kırık o zavallı kuşa yardım ederek geçti. Biz bir kuşa verirken tüm şefkatimizi içimizdeki tüm kuşlar uçtu gitti…
“Olmamı istediğiniz kişi, benden daha değerliymiş ki, siz varolanı yetersiz bulmuşsunuz ki, eskiyi öldürmeye karar verdiniz.“
Bir ayrılık bileti ! bedavadan elime tutuşturulmuş.
yalan dünya bizi dert sahibi yapmaktan başka başka bir işe yaramıyor. keşke değerlerimizin farkında olsak da huzurlu dünyayı kendi ellerimizle kurabilsek yok etceğimize
Göz yaşlarımızdan yaptığınız o kumdan kalelerde yaşamaya mahkum bırakıldık, sırf bizden önce bu parklarda oynayanlar öyle istedi diye!..
Kediye pist dedik, köpeğe hoşt!..Kurban kestik dinsel inançların arkasına sığınıp.Hatta dini yanlış anlayıp domuz bağıyla,silahla,roketatarlarla,uçakla,biyolojik gazlarla ...
Kim bilir, sayfam açılır, okunur, kemiklerim basitliğiyle övünüp “o romanın kahramanı bendim” deyip bildikleri bir umut için sevinirler…
Güzel değilim sevgili bayan. Karşınızda duran sıfatsız bir ben, ötem yok. Fazlasıyla iyiymişim öyle diyorlar. İyiyim diye geçinmiyorum haşa.
-ki kötüyüm en siyah geceye.
Yazmak ya da yazmamak üzerine bir eleştiri...
Kalbine hükmeden kadınlar var bu dünyada.
En zoru başaranlar diyorum ben onlara.
Materyal hayallerini yaşamak uğruna duyguya ait ne varsa unutan, unutmak zorunda bırakılan; hisleri yüzlerinden daha gergin olan kadınlar..
Ah diyorum senle de ayrı düşeceksem, ben .
Bitmiş demektir hayatımda suya yakın günler.
Şair çoktan sustu;ressam oldu şiirin kalemi;yarım kaldı beklenen senfoni..mağdur(e) sanık sandalyesinde buldu kendini.Kimse bir şey anlamadı.Hiç konuşmadklarımızı yazı(yorum) şimdi
En Güvendiğimiz,Gitmez dediğimiz bile bırakıp gitmedimi bizi...?
Aynada yansıyan görüntümüzdür bize ihanet etmiyecek olan !!!