Sevgili Okurum...
Aslında amacım bir öykü yazmaktı. Ama biliyor musun sevgili okurum? Yazamadım bunu. Niyeyse seninle konuşmak çok daha fazla hoşuma gidiyor şu anda...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Aslında amacım bir öykü yazmaktı. Ama biliyor musun sevgili okurum? Yazamadım bunu. Niyeyse seninle konuşmak çok daha fazla hoşuma gidiyor şu anda...
Edepsiz kelimelerin içinden çıkmak belki arsızlığıma dem vurur diye düşündüm. Düşünmek bu ya hep suçlu bakışlara çeviriyor yüzünü insanın. Derler ya düşünme o kadar uzun uzun diye. Hızla...
Kavuşmak için benliğine tekrar, aynalara koşacaksın. Ama nafile hepsi, aynalara bakmaya utanacaksın...
Doğu Türkistan Orta Asya'nın orta bölümünde yer alan büyük Türkistan'ın doğu kesimidir. Aralık 1949'da Katil Çin Ordusu tarafından işgal edilmiştir. Doğu Türkistan halkı da o zamandan beri Katil Çin işgaline karşı direnmektedir. Kavim ve Din kardeşimiz direnirken zorlukların, işkencelerin, zorbalıkların, katliamların pençesinde inlemektedir.
“Bu, romanın son cümlesi olmalı.”diye söylendi, kitapçı bilgiç bir edayla.
Evet ağlıyordun, Ama kanamıyordun! Ya da bazen kanıyordun ama anlamıyordun.
..Hani hep aklınızın yüreğinizin en kuytu köşesindeydi..
aynalardan uzak durmalıydım, kendimi bulabilmem için. kaçtım kaçıyorum derken, bir ayna bulmuşum camdan değil etten. 'yürek aynası'... ne alırsa onu yansıtıyormuş. baktıkça kendimi buldum. o kadar çok baktım ki başım sola eğildi.....
Yalnızca insanlar dünyasında yaşar ruhum. Onların etiyle, derisiyle ve kemiğiyle beslenirim. Süslü, aynalı salonları ve sahneleri çok severim. Beni oralarda daha iyi anlarsın.
Sevgiye bedel ödemeye varım ama karşılıklı ve incelikli olursa.
Bir göçmen kuşun gelip gönlümde yuva yapmasını,beni mekan olarak kabul etmesini istiyorum.Elimi sol yanıma bastırıp duruyorum öylece..
Evime girip, çalışma odama geçtiğim anda, arka cebimde ezilen sigara paketinden üç zayiat verdiğimi fark ettim..Kırılan sigaraları sağ avucumu yumruk yaparak kül tablasına bıraktım../Avuç içine dağılan bütün tütün parçacıklarını da sol elimin yardımıyla t
“Kara bahtlı okur” seni ”Avrupa” ve “Afrika”daki yazılarından biliyor, ben de öyle. Ben senin yazılarını okurken, yazmaktan başka bir şey yapamayacağını ve aslında yapmaman gerektiğini düşünürüm. Yine de sormak isterim: Yazı senin için nedir? Bir ev mi, bir oda mı, kitabında da olduğu gibi bir hücre mi yoksa?
Ağıtlar yakın, öldürdüm Dionysos''u,
Soyumda doğacak her kişiden sorumluyum bundan böyle, Gün gibi, güneş gibi özgür olacak her bebek, ne itaat edecek ne de hükmedecek.
Herkesin canı acıyınca, nötrlenir belki acı... Toprağa basmak gibi, ayaklarının altında kumu hissetmek gibi, belki de dalgaları...
Amaç olmadan insan
nasıl hareket edebilir.
‘her gün hangi amaçların
peşindeyiz, görünen görünmeyen
bilinse, herkes saklanacak bir yer arardı.’