Derinlere Yolculuk
Denizdeki yaşamdan bir kesit... Günlük yaşam içinde sosyal statüleri olmayan deniz emekçilerine ithaf edilmiştir
"Okumak, zihnin kanatlarını açmaktır. — Helen Hayes"
"Okumak, zihnin kanatlarını açmaktır. — Helen Hayes"
Denizdeki yaşamdan bir kesit... Günlük yaşam içinde sosyal statüleri olmayan deniz emekçilerine ithaf edilmiştir
...Ben ne bedbaht bir kadınım, o gururu asla duyamadım, asla tam manasıyla mesut olamadım(!)
küa'yı oldukça çelimsiz buluyordum. etinin gergin bir utangaçlığı vardı. kemiklerinin mahremiyetini eleverdiğindendi bu. güneşli havaları sevmezdi küa. bir tülün ardındaymışçasına görünmenin utancından, telkari inceliğinin ortalığa dökülmesinden.
Aslinda Tam Olarak İçi̇me Si̇nmeyen... Olmadi Dedi̇rten Ama Eli̇mi̇nde Deği̇şti̇rmeye Bi̇r Türlü Gi̇tmedi̇ği̇ Öykü Olma Yolunda Bi̇r Yazi
Adamlar kadını tutup yaka paça dışarı çıkarmak istediler.Ancak kadın çırpınıyor ve onlara karşı son direncini gösteriyordu.Bir anda kendini yerde buldu.
Sıcak ya da soğuk...
Yaz ya da Kış...
Yaşam ya da Ölüm...
Aslında herşey görünmez bir çizgi.
Ve insan oğlu o kadar doyumsuz ve farkında değil ki kendi isteklerinin...
İki kişi bazen konuşur, iki kişi genellikle konuşur, iki kişi bazen susar. hem de konuşmaya susar bazen ... Belki bunlar sadece kelime oyunudur, gider sadece su içer bunun üzerine ve susuzluğunu giderir. Kim bilir!..
Ne kadar yaşarsanda anılarda saklısın...Anılar yaşama bağlayan ve unutmak yaşamdan koparan...
Koltuğunda sağa sola dönüp durdu. Sonra eline bir kalem bir de kâğıt aldı. Bir şeyler yazdı, üstünü karaladı. Kenarına yıldızlar, çiçekler çizdi, sonra onları da sildi. Geometrik şekiller çizmeye başladı; birbiri içine geçen çemberler, elipsler, küme simgeleri, piktogramlar, ideogramlar, fraktaller, komik insan yüzleri, kirpiksiz gözler, dişsiz ağızlar, kulaksız
orda öyleyece oturmuş yüzünü buruşturarak etrafa bakıyordu. Galiba birşeyler anlamak istiyordu, elindeki kağıtları karıştırıp aman diye iç geçiren garip.