"Sabahın köründe uyanmak, Tanrı'nın sana 'bir günün daha var, mahvet' deme şeklidir." - Dorothy Parker (kurgusal)"

Öykü > Beklenmedik

karışık

Soluk

Her gece en azından beş defa uyanırım. Dinlemek için. Nerde olursam olayım, her kimler olursa olsun evin içindekiler, her birinin soluklarını dinler, sağ salim uykularına devam ettiklerini teyit ettikten sonra dalarım tekrar.

olumsuz

Acı Dolu Bir Yaşam

Temel ve Mahmure ölüm döşeğinde son nefesini vermek üzere olan annelerine aldırmadan sokakta oyun oynuyorlardı. Onlar henüz çocuktular. Ne bilsinlerdi ölümün ne olduğunu. Bildikleri sadece

üzgün

Hayvan Barınağı

Omzuna dokunan elle korktu. Geri kaçıp karanlıkta üzerine doğru gelen kişinin kim olduğuna baktı. Serkan’ı görünce rahatladı.

nötr

Garip Köyde Yaşananlar - 1

Anlatıcı karakter, 60 sene aradan sonra çocukluğunda yaşadığı ve kimseyle paylaşmadığı bir olayı anlatmaktadır. Yaşadığı köye yabancıların gelmesi ile başlayan garip olayların etkisinde herkesin yazgısı tümden değişmektedir.

üzgün

Şeytanmerdiveni

Hoşlandığı değil. Sevdiği ve sevmediği şeyler olmuştu hep. Karşı olduğu ya da karşısında olan; yanında olduğu ya da yanında olan şeyler. Hangi ressamı seveceğini; hangi müziği dinlemesi gerektiğini bilir. Hangi yazarları okuması gerekiyorsa o yazarın kitaplarını okur. Kimi yazarların kitaplarını, sadece hakkında fikir sahibi olmak için sayfalarını çevirmekle

karamsar

Kim Ben, Ben Kim

İzmir de bir edebiyat atölyesinde eleştirmen Hülya Soyşekerci Hoca'mızla birlikte "Kafka'nın Dönüşüm" adlı eserini işlemiştik. Hülya Hoca'mız "Dönüşüm" eserinden yola çıkarak öykü yazmayı denememizi önerdi. Ben de bu öneri üzerine "Kim Ben, Ben Kim" adlı öyküyü yazdım.

üzgün

Vücudun Saf Kadını (Bülent Yalçınkaya)

Duvarlar bakıyorumda hayvani varoluşun temellerinden olan şehvet.Bu yatağa kendimi her attığımda anlık herşey.Gözlerimi kapatıyorum.İç yoksulluğumu düşünüyorum tuaf gelebilir ama aşkı düşünüyorum.

üzgün

Siz mi Beni Görmezsini?

Siz neden sadece gözlerinizle bakıyorsunuz dünyaya bir defa da kapatın bakalım gözlerinizi karalıktan başka ne göreceksiniz?

üzgün

Giderken beni de götürür müsün..?

Kendini çaresiz, yorgun ve yalnız hissediyordu. Yanına oturduğu yatağın üstüne kapattı yüzünü. Bir elin omzunu tutup, onu kaldırmasını ve sarılmasını diledi. İmkansızı diledi yani...

olumsuz

Frengi...

Tam onu teselli etmeye çalışırken,
-Dokunma bana. Sonra başka hastalıklar da geçebilir...
-Ne hastalığı yav, neler saçmalıyorsun. Ben hasta falan değilim ki...
-Bana Frengi olduğunu neden söylemedin? Cevap ver neden sakladın benden?
Aklım karışmıştı.

karışık

Hayalde Aşk

Alelacele teşekkür eden adam, öne doğru bir adım atarken. “Hemen döneceğim” dedi. Bunu söyleyişinde sanki “Beni bekleyin!” der gibi bir ifade, başını yana eğerek kadını selamlayışında belli belirsiz bir utangaçlık… Arkasından baka kaldı kadın. Hoştu gerçekten. Böylesine kuyruklarda rastlanmayacak kadar zarif ve hoştu…

üzgün

Sonsuzluğun Matemi

Beklenmedik bir öykü bu, sevdanın derin seslenişi...
Hiçten hepe yolculuklar arayan bir maneviyat çağrısı,
İmdat diyen bir haykırış, cennet masalı sır oldu sanki,
Hasret diyarlarında, duyuldu sonsuzluğun matemi.
Mustafa Kemal İZGİ

karışık

Bir Küçük Serencam

Güzel ve zarif olduğuna çoktan karar vermiş olmamla ayak bileklerini merak etmiyorum bile… Yüz hatları ne kadar düzgün, ağzı burnu ne muntazam. Çekiciliğine rağmen yanına kimsenin yaklaşamadığına bahse girerim. Çünkü güzel gözlerin elasından bile kızgınlık, hırs, inatçılık eksik olmamış hiç.

Başa Dön