"Bir kitap, içimizdeki donmuş denize indirilmiş baltadır. — Franz Kafka"

Öykü > Beklenmedik

heyecanlı

Bilinmedik Bir Zaman

Kadın bağdaş kurup oturuyordu. Yaklaştıkça onun dadesi olmadığını fark etti.Bu onun için büyük bir hüsrandı. Ter içinde kalmıştı. Dadesinin ona ördüğü işliği giymek için geri dönüp giderken kadın seslendi arkasından

üzgün

Tik Tak...

Geçmiş,gelecek ve şu an...Ne büyük gizemdir.Yaşadığımız her anın bir parçası,biz yaşıyorkenden arta kalanlardan oluşur.Yaşayacağımız an ise yaşıyorkenki halimize en yakın olan andır.

karamsar

Damarlarında Dolaşan Yazgı...

“Göreceksin Tinhu. Tüm varlığınla kaderin pençesinde kıvrandığında göreceksin. Yazgınla beraber yürüdüğünü öğreneceksin. Sen zindanda yaşamakta diretsen de o, beyninde tutsak olmayı kabul etmeyecek. Kanınla beraber bedeninin her yanına yayılacak. Ciğerlerin, beni alteden kolların ve tüm uzuvların çürüyecek. Bir an gelecek ve o çok güvendiğin zekanın sana faydası dokunmayacak.

umutlu

Yol Ortasında

Asıl olan; düşünceler ve düşler, işte böylesine bir anda içiçe girip yol ortasında karşımıza
çıkıveriyorlar.
Mutluluk mu?
O hepimiz için yol ortasında....

karamsar

Suistimallerle Gelirdi Suikastler

Yürek gözardı ederken beynin tavsiyelerini hep kaybederdi,gücü kalmazdı artık ne tarla yaratmaya ne de umutları bir demliğe doldurup yarınlara sıcak taşımaya.Hala pes etmezdi,ama teklemeye başlardı yorgunluğun kaybetmenin acısıyla ve kısalırdı günler,yürek anladığındaysa çok geç olurdu çünkü suistimallerle gelirdi suikastler.

olumsuz

Erken Final

...
Midem sızlamaya başlıyor. Midemde kocaman bir yara var benim, tıbbi terimlerin açıklayamayacağı ve hatta keşfedemeyeceği kocaman bir yara. Yalnızca olmayan acılar, sancılar çekerken sızlayan bir yara. Kıvranmaya başlayacağımdan korkarak gözlerimi hızla çekiyorum kitaplıktan. Pencereye takılıyorum bu kez. Gördüğüm şey ufak bir pencereden herkesin görebileceği kadar

karamsar

İkarus

kısa notlar, birbirini takip eden; zamansız, mekansız,
özgür...

karamsar

Karanlığa Doğru

Tere bulanmış bir mendil gibi kokardı daima Ömer!İnsanı tuza ve aşka davet ediyordu sanki o koku...Yanında olmasını,tenine dokunmasını.....

üzgün

Mor Beyaz Çiğdem Tarlaları

Dört mevsim açıp solarken çiğdem çiçekleri,dört mevsimde üç yüz altmış beş gün ne açar ne de solar hasretliğim.Geçer günler;tükenmek bilmeyen,yüreğimi delen asitli özlemin kuraklaştırıp çatlatır topraklarımı ve hayat verecek bir tohumum kalmaz geriye.Yolunu şaşırmış bir arı geçer,son nefesini verir bir kelebek,bir böcek sığınacak gölge arar parelere bölünmüş bedenimde.Gün

duygusal

Kolye

Her gün alışık olduğunuz dakikaları yaşayamayabilirsiniz.

karışık

Soluk

Her gece en azından beş defa uyanırım. Dinlemek için. Nerde olursam olayım, her kimler olursa olsun evin içindekiler, her birinin soluklarını dinler, sağ salim uykularına devam ettiklerini teyit ettikten sonra dalarım tekrar.

karışık

Yılbaşı 2

Para.. para.. para.., demiş birisi, ama para her şey demek değildir..

olumsuz

Alacakaranlık

Hiç olmadığım kadar kötüyüm…
Beynimdeki ve yüreğimdeki bütün yüzlerin bir ölünün yüzüne dönüşmesi ve o ölüyü bu kadar özlüyor, “onu” özlemek eylemini de bu kadar garipsiyor olmam kaldırabileceğim bir durum değil sanırım. Yılların yorgunluğu bir gecede üstüme çökerken benim aslında ona ne kadar âşık olduğum söyleniyor

üzgün

À Ton Absence La Trahison

Her şey içimde ve dışımda parçalara bölünüyor.. Ve teslim oluyorum sen(siz)liğime bir kez daha.. Yokluğun en tırmalıyıcı sesiyle tenime iyice sokulurken, böyle bir tutsaklıkta varlığını bütün isyanımla haykırıyorum. Her kendime çekilmelerimde binlerce kez

Başa Dön