"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü > Beklenmedik

üzgün

Suskun

Bir anlamsız şekildi yüzümde donup kalan, bir isimsiz hikaye, kelimesiz cümle. Hayattan dolayı değil, hayatta olmanın ağırlığı ile sarsıldığım düşüncesi gelip geçti aklımdan.

olumlu

Yudum

İnsanın ömrünü adayabileceği ve geçirebileceği birisini bulması ne kadar zor değil mi günümüzde. Hep masallarda duymaya alıştığımız bir yastıkta kocayan çiftleri gerçek hayatta görebilecek miyiz acaba? Bir insan bir insana ömrünce katlanabilir mi ki kendine bir ömür katlanamazken..

karışık

Yaralandığını Zanneden Avcı

Yaralanmıştı;beklemediği bir anda gelen telefon ve karşısındaki ses ona şuana kadar tatmadığı bir yarayı tattırmıştı.Artık sevmediğini söylüyordu karşısındaki ses ve böyle bitmesi gerektiğini,son sözse ''herşey için teşekkür ederim'' olmuştu.Bu onun ayrılıktan aldığı ilk darbeydi,kabullenemedi ama tek bir kelime de düşmedi dudaklarından.Çünkü böyle bir anda ne diyeceğini hiç bilmiyordu.Telefonu

karışık

Düşmek - 3

Küçücük umutlar yetiştirir yürekleri kocaman olan çocuklar. Yaşıtları hayat telaşı nedir bilmezken onlar ekmek kavgasına çoktan girmişlerdir bile. Hayat herkese adil davranmıyor. Terazinin kefeleri hiçbir zaman eşit değil maalesef.

olumsuz

05: 59

... O anda basucumdaki telefonla saatim ayni anda calmaya basladi. Irkildim. Saate baktim saat altiydi. Telefona kostum, actim ...

olumsuz

Düşselin Gerçeğinde, Gerçeğin Düşselliğinde

Sonra yükseldiler, yükseldiler…Yer, göğe yükseldi; gök yere indi. Görülmemiş bir medcezir idi… Gökkuşakları, sardı sardı, çözdü çözdü onları, çözdü çözdü sardı.
Tin neredeydi?... Ya beden?
Bu ne amansız, ne yaman bir şahlanıştı…
Varoluşun yok oluşunda, varoluş… Ya da yoklukta varlık, varlıkta yokluk…

olumlu

Umut ve Çocuk…

Çocuk sanki bir iskelenin tam ortasında bekliyordu.
Yere düşmüş başını kaldırıp doğruldu.
“Yaşamak çok güzel” dedi içinden...

üzgün

Bir Hayallik Boşluk Yok

Karşıma oturdun,ellerini çenene yaslayıp en güzel rüyanı uzaktan izler gibi gözlerime bakıyordun,on beş gün kaldı diyordun son on beş gün düğünümüze.Dakikalarca gözlerini ayırmadan,elinden tutulup parka oyun oynamaya götürülmüş çocuk edasında kayboldun yüzümün bahçelerinde.Elini uzatıp sıkıca tuttuğun bileğimden ansızın sarsıp 'yoksa beni dinlemiyor musun sen? ' deyince irkildim.

üzgün

"Saat 14. 00"

Orhan Turan'ın yazdığı "Saat 14.00" adlı, Kısa film senaryosu.
"SÖZ VERİLMİŞ ZAMANLARDA BULUŞMAYI SEVENLER İÇİN"

karışık

Tecavüz

Başlık bulamadım, öylesine yazdım. Sonunu da henüz yazmadım. Belki yazarım belki de yazmam.

karamsar

Suistimallerle Gelirdi Suikastler

Yürek gözardı ederken beynin tavsiyelerini hep kaybederdi,gücü kalmazdı artık ne tarla yaratmaya ne de umutları bir demliğe doldurup yarınlara sıcak taşımaya.Hala pes etmezdi,ama teklemeye başlardı yorgunluğun kaybetmenin acısıyla ve kısalırdı günler,yürek anladığındaysa çok geç olurdu çünkü suistimallerle gelirdi suikastler.

karamsar

Zihnime Bulaşan İnsanlık

Analardır adam eden adamı
aydınlıklardır önümüzde gider.
Sizi de bir ana doğurmadı mı?
Nazım HİKMET
“Ne zamandır bu halde?” diyor esmer bir adam.

karamsar

İkarus

kısa notlar, birbirini takip eden; zamansız, mekansız,
özgür...

üzgün

Hayvan Barınağı

Omzuna dokunan elle korktu. Geri kaçıp karanlıkta üzerine doğru gelen kişinin kim olduğuna baktı. Serkan’ı görünce rahatladı.

olumsuz

Alacakaranlık

Hiç olmadığım kadar kötüyüm…
Beynimdeki ve yüreğimdeki bütün yüzlerin bir ölünün yüzüne dönüşmesi ve o ölüyü bu kadar özlüyor, “onu” özlemek eylemini de bu kadar garipsiyor olmam kaldırabileceğim bir durum değil sanırım. Yılların yorgunluğu bir gecede üstüme çökerken benim aslında ona ne kadar âşık olduğum söyleniyor

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku
Başa Dön