Bir Gün
Sizce eski ile yeni kavramlar ne kadar farklı? Ya da gerçekten bir farklılık var mı? Yoksa şimdi olan şeyler daha mı iyi? Peki ya eskisi...
"Yazmak, varoluşun o bitmek bilmez 'Acaba ne zaman bitecek bu?' sorusuna verilen en pahalı cevaptır." – Woody Allen"
"Yazmak, varoluşun o bitmek bilmez 'Acaba ne zaman bitecek bu?' sorusuna verilen en pahalı cevaptır." – Woody Allen"
Sizce eski ile yeni kavramlar ne kadar farklı? Ya da gerçekten bir farklılık var mı? Yoksa şimdi olan şeyler daha mı iyi? Peki ya eskisi...
Bir insanın hikayesi. Belki sen, belki de ben bu insan, fakat yazan ben. Seni yazdıysam ve sen seni, kendine bile yazamıyorsan, işte sana sen. Beni yazdıysam ve beni en iyi ben anlatırsam; işte bir kadeh ben.
Uçurumun kenarındaydım ama uçmayı bilmiyorum, kanatlarımı alıp gitmiştin.
"Dün gece -Olağan Şüpheliler-i izledin mi?", "Oğuz Atay'ın günlüğünü
bitirdin mi?" gibi arka arkaya sorulmuş ve tartışma yaratmaya yönelik soru-
lara "Haydi çabuk,sonra konuşuruz" ortak yanıtını vermesine bak
gözyaşlarım… sadece onlar olur yanımda her zaman ki gibi iyi yol arkadaşıdırlar iyi sırdaştırlar öyle dalga geçer gibi bakma bana, anlatmak istersen seni çok iyi dinlerler ama anlatamazsan da akıp giderler damla damla avuçlarından
Hadi yeni bir dünya kuralım kendimize.Öyle bir dünya olmalı ki gerçeğine uymayan ama gerçeğini aratmayan...
Sanki bu cehennem ülkesinde hayat onu köşeye sıkıştırmak istiyordu ve köşeye sıkıştırılmış bir boksör gibi ha bire yumruklayacaktı, dengesini kaybettirip onu nakavt edecekti.
Kızkulesi açıklarından dikkatli bakınca, Karaköy rıhtımındaki şehir hatlarının uskurunu bile seçebileceğim neredeyse..
Küçük kızı yıllardır izliyordum ,bu hikayenin baş kahramanı olmayı çoktan haketmişti. Vazgeçilmişliğin ve unutulmuşluğun eşiğinde küçük bir yürek... Duygu sömürüsünden uzak , çocukça bir bakış açısıyla depresyona sığınan annesine sıraladığı kelime oyunları... Ezberbozan çocukluk hallerinizi bir de bu küçük kızın sözcüklerinden dinlemeye ne dersiniz?
Ya hayallerindeydi sorun ya da karşısına çıkanlarda, ama her aşk öyle ya da böyle bir hüsrandı sonuçta.
içimdeki çocuğu öldürdünüz dünya, toplum, siz
herkes uğraştı büyümem için ve başardı
şimdi bende herkes gibiyim gözleri donuk -yüreği sevgisiz
Çalan saatle uyandı. Pencereden sızan ışık çarptı gözlerine. Günlerin uzadığını düşündü. Bir önceki gün de aynı saatte uyanmıştı. Sanki bu kadar aydınlık değildi. Odasının daha çok güneş alacağına sevindi. Saate baktı. Hala vakti vardı. Yatakta biraz daha kalabilirdi. O geldi aklına. O’nun, yaşadığı bu düzenli hayatı görmediğine bir
Sabah kalktığımda kendimi hemen dışarı atmak hissiyle yanıp tutuşurken , o engel oluyor bana.Kim mi ? O işte.
Elinde ki hançeri yüreğime saplasa kanımın bile akmayacağını düşünüyorum . Niye mi ? Akmayacak işte . Sokaklara çıkıp haykırsam “katili
Aşk, iyi olduğu kadar da kötüdür ve ben kötü şeylere bayılıyorum. Onun içindir ki benim adım aşk. Çünkü ben de kötüyüm.