Düş
Düş mü gerçek mi anlamak zor aslında hayattın da bazen düşmü gerçek mi olduğu anlaşılmaz aslında.
"Bir şiir asla bitmez, yalnızca terk edilir. — Paul Valéry"
"Bir şiir asla bitmez, yalnızca terk edilir. — Paul Valéry"
İnsan hep sonsuza dek yaşıyacağını sanır ama kapı çalındığında gelen azraildir. işte o an anlarki film bitmiştir. Geriye dönüpte hiçbirşey telafi edilemeyecektir.Tek yol ...
anlamsız savaşlarımız anlamsız barışlarımız
hükmü olmayan direnişlerimiz
inaatlarımız var
mutluluk nedir diye sorgulamak istedigimizde ise
kısa ve net cevap mutluyum hacı ya oluyor
Bak bunu sana pek söylemezdim ama, çok güzeldin, çok güzel... Dipdiri ve yumuşacık. Sana baktıkça kendi bedenimden iğreniyordum ben ve sana ayak uyduramadığımdandı bütün huysuzluğum.
Bir erkeğin içinin karmaşası.Bunu anlatmak istedim daha doğrusu anlatmaya çalıştım.Ne üstüne vazife demeyin sadece deneme.
Açık kalan gözlerimi hareket ettiremiyor olmama karşın, sabitlendiği bölgeyi rahatlıkla görebiliyorum ve penceremin dışında tüm hızıyla akmayı sürdüren hayata dair seslerden tutun da evin mutfağı ve tuvaletinde bir delikten diğerine koşuşturan farelerin çıkardıkları tıkırtılara kadar herşeyi duyabiliyorum.
Bu öykü; birbiriyle hiç alakası ve benzerliği olmayan iki kadının yollarının rastgele çakışması yani tamamen bir tesadüfün sayesinde yazılmıştır ve bu evrende hiçbir şey tesadüf değildir.
gözyaşlarım… sadece onlar olur yanımda her zaman ki gibi iyi yol arkadaşıdırlar iyi sırdaştırlar öyle dalga geçer gibi bakma bana, anlatmak istersen seni çok iyi dinlerler ama anlatamazsan da akıp giderler damla damla avuçlarından
Sessizlik icinde yasami sulayan gokyuzu ve doganin binbir guzelikleriyle bas basayim gece saat kac bilmem hava serin olsa da gece ve uyutmayan zaman anin karanligina kucak acmis hic ses yok kuslar var, hafif esen ruzgar var birde sicaktan soguga gecis yapan aletler var.
Kalbinin derinliklerinde deprem olurken, depremin sarsıntıları midesinde kasılmaya ve gözyaşlarının ardı arkasına akmasına yol açıyordu. Yalnızlık hissiyle kavrulan bedeni bütün uyarıcılara kapalıydı. Gayesizliğinin ötesinde ışıksız kalan kuşlar gibi sağa sola çarpıyordu.
Bugün iyice anladım mevsimin döndüğünü, erkenden attım kendimi dışarılara. Babam arkamdan babacan babacan seslenedursun...
Motor henüz hereket etmiştir ki mendireğe yönelir bakışlarım. Üzerinde yazılanları okurken ilkgençliğimi hayallemeye başlarım farkında olmadan. On küsür sene öncesini. Devrimci olmaya çalıştığımız hatta zaman zaman kendimizi devrimci sandığımız günlere dalarım. Kocaman bir poşet bira eşiliğinde yaptığımız sohbetlerde alkol tüketimimize mazeretler bulabilirdik de konuşmanın telaşlı yüreklerimizin daha hızlı
bana verdiğin ilacı içiyorum uyuyorum yani, bak dönüp dolaşıp yine kapında hem şah hem köleyim
Kızkulesi açıklarından dikkatli bakınca, Karaköy rıhtımındaki şehir hatlarının uskurunu bile seçebileceğim neredeyse..