Çirroka Kolé/keçi Masalı
Erdal GEÇER/çirroka kolé&keçi masalı
(koçgiri halk hikayesi)
kürtçe-türkçe çeviri
kaynak kişi:zekiye geçer
"Kitaplar, gerçekliğin sıkıcı olduğunu düşünenler için yasal bir kaçış rotasıdır." - Terry Pratchett"
"Kitaplar, gerçekliğin sıkıcı olduğunu düşünenler için yasal bir kaçış rotasıdır." - Terry Pratchett"
Erdal GEÇER/çirroka kolé&keçi masalı
(koçgiri halk hikayesi)
kürtçe-türkçe çeviri
kaynak kişi:zekiye geçer
Haksızlık eden, haksızlık ettiği kişinin bu haksızlığı kaldıracak kadar güçlü olduğunu mu düşünür yoksa güçsüz birine haksızlık edecek kadar aciz midir?
Kış. Tabi soğuk her yer. İnsanlar özensiz gösterişler peşinde. Bazıları tabi. Öyle genelleyemezsin herkesi. Zor düşünceler bunlar. Üstesinden gelinmesi gereken birçok maddi zorluğun arasında hani lafı bile edilmez, edilemez, izin vermezler ki! Hâl böyle iken biz onu üç masa ileriden merakla izliyoruz. O ise bunları düşünüyor mu? Bilinmez.
Peyami Safa
İnsanın yaradılışıyla başladı sözcüklerin gücü.Herkes dünyanın var oluşundan beri birçok şey söyledi ama herkes güzel cümleler kullanamadı bir kadına.Her kadın anlayamadı sözlerin gücünü.Bazıları çok sevdi.Hak etmediği mutluluklar yaşadı bazıları,sevda üstüne.Büyük bir çoğunluğuysa hep sevdi ama sevilmedi.
Zaman hızla akıyordu.Yaşlı adam son duasını da okuduktan sonra yavaşça eğildi,kırk iki yıllık hayat arkadaşını emanet ettiği mezarın toprağı üzerinde ellerini sanki bir bebeğin başını okşar gibi gezdirdi.Yüzündeki, bıçak gibi keskin acı ifade yerini yine acı bir tebessüme bıraktı.
-“Elveda gönül perim”dedi.”Elveda”.
yazı bir yok oluşu anlatacak aslında ama nasıl bilmiyorum...
Harfler ve noktalarda bazen yorar insanı.Bende sizi yormaya karar verdim bir C. ile .Bir harf ,bir isimden daha çok şey anlatır mı? Ben bir harf ile anlatmaya karar vardim bir fırtınalı aşk ve gurur hikayesini.
Kimse farkında mı? Hayır... Farkında olmalılar mı? Tabii ki hayır. Az sonra olacakların kimse farkında olacak mı peki? İşte bu belirsiz...
""Biz Ortaçağ’da yaşamalıydık!" diye haykırdı.\[Evet evet, belki o zaman “büyücü” diye yakarlardı seni. Kurtulurdum senden! Sünnetli olduğunu söylerdim herkese, engizisyonlarda sürüm sürüm sürünürdün. Ben anneme dedim ama dedim olmaz böyle bu zamanda, bu zamanda olmaz böyle; dedim. Dinletemedim…\] "
sıradan bir akşam yemeğinde geçen, oldukça sıradan iki doktor çiftin sıra dışı aşklarını anlatan sımsıcak, iç gıcıklayıcı bir öykü,
yazı bittiğinde yüzünüzde tatlı bir gülümsemenin olacağını garanti edebilirim.
şuan mutlu ve umutlu değilseniz,
okuyun, ve yaşam enerjiniz artsın.
Hamdi Koç