"Hikâyeler, hayatın taşınabilir yurdudur. — Jeanette Winterson"

Öykü

O Yalancının Biriydi

Onunla yine buluşacaktık. Sımsıcak ellerini avuçlarımın arasına alıp onu ne kadar sevdiğimi, onunla bir yuva kurmak için nasıl sabırsızlandığımı anlatacaktım. Biliyorum o

İyi Geceler

Dar bir koridor, gördüğüm dar bir koridordu, yüksek duvarlar arasında kalmış daracık bir yolda yere çömelmiş bekleyen birini gördüm. Duvarların üzerinden yere doğru usulca kayarken aşağıda bekleyen kişi beni fark etti. Yavaşça başını kaldırdı ve bana doğru baktı. Kendimi görüyordum, koridordun tabanında çömelmiş bana doğru bakarken kendimi görüyordum,

Bir Bayram Sabahı

Yetmiş iki yaşındaki Hüseyin Efendi'nin Kurban Bayramı sabahı, torunu Selim'in sarsıcı sorusuyla yüzleştiği an. Üniversite öğrencisi torunun "Kurban kesmenin Kur'an'da gerçekten emredilip emredilmediği" sorusu, yaşlı adamın yıllardır sorgulamadan sürdürdüğü inançlarını derinden sarsarken, geleneksel ve modern düşünce arasındaki kuşak çatışmasını ve inanç sorgulamasını gözler önüne seriyor.

Ölümlüler

Adamın biri o günün tanrısı olarak belirlenen bir gize, öldürdüğü sinekleri adayacak. Başkaları ise bu durumu görüp sinsice gülecek ve diyecekler ki “ deli!” . İki hecenin içine sıkışacak şehir dediğimiz metal soysuzluk. İffetli bir dulun ağzından çıkan yalan ile de kendi tanrısına adadığı bir genci ölümlüler listesine

Damarlarında Dolaşan Yazgı...

“Göreceksin Tinhu. Tüm varlığınla kaderin pençesinde kıvrandığında göreceksin. Yazgınla beraber yürüdüğünü öğreneceksin. Sen zindanda yaşamakta diretsen de o, beyninde tutsak olmayı kabul etmeyecek. Kanınla beraber bedeninin her yanına yayılacak. Ciğerlerin, beni alteden kolların ve tüm uzuvların çürüyecek. Bir an gelecek ve o çok güvendiğin zekanın sana faydası dokunmayacak.

Başa Dön