"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

yazı resim

Bir Tarz-ı Muhabbet

Ben genelde içki içmek için birahaneleri tercih ederdim. En çok uğradığım yer mahalleme yakın bir yerdeydi. Adının hala unutmadım. “Köylüm Birahanesi”. Adı müşteri profiline uygundu. Burası alt sınıfın, avamın, alttakilerin mekanıydı. Köyden kente gelen insanlar burada birasını içiyor, akşam da köyün otobüsüyle köyüne dönüyorlardı. İşsiz, fakir gençler burada

Tövbenin Tarifi

Her insan bir günün saatleri bittiğinde, başını iki ellerinin arasına alıp, kendi muhasebesini yapmalıdır.
"Bugün Allah için ne yaptım" diye kendi kendini sorgulamalıdır.

Neanlar (2)

\- “Ne olacak bu zamların, enflasyonun sonu?” demişler. Bir de başbakanları -onların Ulu’su oluyor-: “Ücretler zam oranında arttırılıp, eşitlenecek” demiş. Demiş, ama zamlar maaşları çoktan geçmiş bile. “Ne olacak bu işin sonu, siz ne dersiniz?”diyorlar.

Küskün

''Madem küstün, dargındın, neden geldin ağladın?
Rıhtımda boynu bükük, bana mendil salladın...''
Bu şarkının sahibi de bizim ayrılığımızı yaşamış.
Anımsar mısın?............

Kırlangıç Hatıraları - I

…ak yüzlü ,ak elli teyzelerimiz onlarda gitti biten bir plak gibi kesildi sesleri,gülüşleri kesildi… gitti teyzelerimiz düşüp amcalarımızın ardına ,tutup çocukluğumuzu ellerinden…onlarda gitti…

Hayatın En Güzel Dersi (Bir Köpekten)

Yağmur duasına çıkmak isteyen köylüler toplanmışlar ve duasının çok tesirli olduğuna inandıkları bir imamın yanına gitmişler.
“Kuraklık bizi çok sarstı yağmur duasına çıkalım, rahmete çok ihtiyacımız var, senden başkası derdimize deva olamaz” demişler.
İmam demiş ki; “hakikaten yağmur yağdırabileceğime inanıyor musunuz?”
“Evet”

Yıldız Kaydı: Hadi Bir Dilek Tut!

Değilmiki iki ezan arasındaydı hayat.Kulağıma okunan ezanın hükmü ardımdan okunacak olan ezanla sona erecekti. Zor değildi.Kolaydı.Yolu yordamı vardı.Mümkündü.
Bir beyaz mermerin üstündeki cam kırığına bakardı her şey bir de henüz kurumamış,kanayan rengini kaybetmemiş güle.

Tokat ve Cüzdan

Yağmurlu bir gündü. Doğa, göz gözü görmez bir sarhoşluk içindeydi. Abdurrahim sabah yatakta bir külçe olmuş, yatıyordu. Kalkıp, yüzünü yıkamak bile içinden gelmiyordu. Üvey ağabeyi Veysi ile aynı odayı paylaşıyorlardı. Aralarında üç yaş vardı.

Yılbaşı 6

Bir çocuğun yaşının gerektirdiği işleri yapmasına, oyunları oynamasına olanak vermek gerekir.

Başa Dön