Obur Öküzler
Önce kafamıza garip bir tabanca dayıyorlar sonra elektrikli testerelerle vücudumuz ikiye ayrılıyordu.
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmadığınızı kanıtlamak için harcanan en verimli zamandır." *Terry Pratchett*"
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmadığınızı kanıtlamak için harcanan en verimli zamandır." *Terry Pratchett*"
Önce kafamıza garip bir tabanca dayıyorlar sonra elektrikli testerelerle vücudumuz ikiye ayrılıyordu.
" Bir parçasını yitirmiş gibiydi. Elini yüzüne götürüp alnına dokunmak istedi. Saç tutamlarının arasında gizlenmiş eski bir yara izini arayıp buldu parmakları. Karanlık bir gecenin daha da karanlık sessizliği beyninde çanlar çalmaya başladı. Hıçkırıkl
'Veda edilmeden Gitmek' yaşanılanları siler mi yüreklerden?
Zülfü Livaneli
"O gün, tüm zamanlardan farklıydı gözlerinin rengi.Yağmurdan ıslanmış bir ağaç gövdesi gibi, rengi koyulaştıkça koyulaştı!Islandıkça taştı gözleri, taşmadan derinleşti.Derinleştikçe derinleşti! İki dipsiz kuyu gibi gözleri , git gide ,belirsizleşti.İki kalın çizgi halinde gözleri,gitti..."
Gerçek kültür bir altın madenidir; kuyumcu dükkânı değil…
Koşarken nefes nefese kalmışlardı. Arabaya bindiler ve uzaklaştılar. Bütün planları suya düşmüştü. Planlarında bir hata vardı. Allah ın bütün diğer günleri dururken neden Cuma gününü seçmişlerdi ki! Tabii ki işe yaramazdı. Herkes, ellerini dua için açtığı anda onlar, günah işlemeye yeltenmişlerdi.
Bay Kuschmann şaşkın , çaresiz Aylin’e bakıyor, söylediklerini anlamaya çalışıyordu. Sonra beni çağırdı.- söyle bakalım ne diyor bu, neden ağlıyormuş anlat bana dedi. Ben biraz Almanca biliyorum ya başladım tercümeye – wir sind keine Maschine , wir sind Menschen, geht nicht, geht nicht ,( bir an durakladim neydi
Sana gitme dediğime bakma, ben aşka gitme diyorum aslında... Senin ne önemin, ne yerin olabilir ki aşkın karşısında... Sen aşkın bir yansıması, ne yansıması, bir yanılsaması olabilirsin olsa olsa...
Sevgilisini üzmemek için yalan söyleyen adamın hikayesi...
Köpek seslerinden korkan iki yemek kaşığı çilek reçelini, dolayabilir misiniz hayatın eteğine?
İlyas, kendini büyük bir sahada düşledi. Tribünler ağzına kadar doluydu
Şule Gürbüz