Zézé'ye Mektup\*
Yaşam sana bir hediye vermedi desem yalan olur Zézé, yaşam sana bir hüzün hediye etti. Senin payına düşen buydu...
"“İnsanlara gerçeği söylemek istiyorsanız, onları güldürün; yoksa sizi öldürürler.” — Oscar Wilde"
"“İnsanlara gerçeği söylemek istiyorsanız, onları güldürün; yoksa sizi öldürürler.” — Oscar Wilde"
Yaşam sana bir hediye vermedi desem yalan olur Zézé, yaşam sana bir hüzün hediye etti. Senin payına düşen buydu...
Kısa hikaye denen edebi türün, hipofiz fakiri yapıtlarından biri...
Gün doğumuyla uyanan Yusuf, şeyhi Hamid'i düşünür. Üç yıl önce, başarılı bir mühendis olmasına rağmen içindeki boşlukla yaşayan Yusuf, dini ritüellerini ruhsuz bir şekilde yerine getiriyordu. Şeyh Hamid'in dergahına adım attığında ise içinde bir şeylerin değiştiğini hissetti. Bu manevi yolculuk, onun hayatına yeni bir anlam katmıştı.
Hep bir uçurtmanız olsun istediniz. Sonunda oldu ve onu n ipini bırakırmısınız?
Her doğum sevindirir insanı, bir o kadar da umuttur aslında.Ama eksikse birşeyler iç sesin bağırıyorsa delice,sen bastırdıklarını döküyorsan dışarı ,karışmıştır doğum sancısıyla yürek acısı birbirine.
Her aforizma senin ve herkesin içinde bir şeyleri öldürüp, başka bir şeylere hayat verir. Her kadın ancak bir aforizmayı öldürecek yeni bir aforizma söylenene kadar mutlu olma şansına sahiptir. Her kadın biraz yalancı, biraz sahtekar, biraz kırgın yaşar ve çokça aşık olduğunu sanır. Aslında her kadın sadece gerçeğin
Önümüzdeki hafta yeni bir kitaba başlayacağım. İçinde bahçe bitkilerinin bakımı hakkında değerli bilgiler bulabilirsiniz. ÇEKİRGENİN AYAĞINDA NALİNİ. Birinci baskısı tükenmeden sipariş etmeyi sakın unutmayın..
Köpek seslerinden korkan iki yemek kaşığı çilek reçelini, dolayabilir misiniz hayatın eteğine?
İzEdebiyat'daki ilk mizah yazım. Türlü sitelerde yayınlanmış başka mizah denemelerim de var. Çok da edebi formatta olmayan bu yazım bakalım yakışacak mı İzEdebiyat'a. Biraz utana sıkıla yayınlıyorum. Umarım yüzümü kara çıkarmaz.
Onu günlerdir takip ediyorum: gizliden ve açıktan, yakınlardan ve uzaklardan, yükseklerden ve alçaktan, sessizce ve bazen çığlıklar atarak... Gözüm hep onun üzerinde. Benim görevim bu.
Gerçeklerle birbirine karışmış hayallerle geçen bir ömür; ah, zavallılar...