"Dil, varlığın evidir. — Martin Heidegger"

Öykü

Bir Mağlup, Bir Galip

Herkesin bir öyküsü var. İşte o öyküleri bilmeyi istedim ben sadece, çocukken de, 15–16 yaşında bıyıkları henüz terleyen bir delikanlıyken de meraklıydım hikâyelere. O yüzden farklı insanlarla tanışmayı çok severdim. Tanışma konusunda da şimdikinden çok daha iyi olduğum çevremdeki insanların sayısına bakılacak olursa gün gibi ortada.

Şarap Parasına Masallar 3

Köpek yavrusu çok sevimli olduğu için birkaç kez diğer çocuklar tarafından çalındı. Kasabamızda fazla büyük bir yer olmadığı ve herkes birbirini tanıdığı için her seferinde kısa süre sonra bulunup geri getiriliyordu. Hatta çalındıktan sonra iki kez birkaç

Hikayesiz

Bu konuşmanın sonrasında bana üzümlü kurabiye ikram ettiğini ve bir zamanlar yaptığı nefis kurabiyeleri anlattığını hatırlıyorum. Kendi yaşamı ile ilgili bir şeyler anlatırken birden sıradan konulara geçivermesindeki ustalık beni şaşırtıyordu.

Çapgöz

Bir süre sonra, karıncaların tek sıra halinde metrelerce alana yayılmış oldukları bir düğün törenine denk gelmişler. Onca karıncanın içinde bir tek kanatlı karınca varmış ve o da Çapgöz'ün dikkatsizce üzerine basması sonucu kumlara gömülüp kaybolmuş.

Sanal Tanışma

Öyle bir zamanda yaşıyorduk ki,ne o aşkı, ne o Leyla'yı, ne de Leyla olmaya layık kızları bulmak çok zordu.Leyla çöllerden kaçıp diskoteklere düşerken, Ferhat dağları sanki, o saf,temiz sevgiler sel olup aksın diye delmişti.İnsan yüzünü bile görmediği yan yana gelip konuşmadığı, huyunu dahi bilmediği birine nasıl aşık olabilirdi?Çağ

Başa Dön