..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Kötü bir barış, iyi bir savaştan daha iyidir. -Puşkin
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Sevgi ve Arkadaşlık
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Ama Eminim ki
Ersin KURT
Şiir > Aşk ve Romantizm

Madem, mutlak suretle gideceğim diyorsun Durma, git! Bu sefer tarumar etmeyeceğim kendimi Hem, sen olmasan da uzayacak yine sakallarım Fesleğenler sulanmazsa kuruyacak İstisnasız güzel olan ne varsa Seni hatırlatacak bana yeniden Yine doğudan doğacak güneş Ve batıdan batacak Güçlü, güçsüzü ezecek her zamanki gibi Çocuklar soğuk kış günlerinde mendil satacak Ben, yine en çok siyah gömleğimi seveceğim İşe geç kalacağım Belki zaman zama

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
 Güzeller Şahı, Pervanene Selam Ver (!) Sen…  (Yûşa Irmak)

Neler işittim.. Ahh neler gördüm… Ah neler yaşadım ey B’can… Hiç yalnız bırakmıyorlar beni… Binlerce km yol da gitsem ne duyduklarımdan, ne sezdiklerimden, ne yaşadıklarımdan bir parçayı senin kapına bırakıp cigercânın ağıtlarına bestekârlık yapmanı istemedim…
 Bir Canım Benim  (Yûşa Irmak)

İster Kimya-yı Saadet’e, ister Fusûsul-hikeme, istersen Futuhât-i Fethiyeye, istersen Kitâbü’l-Menâmât’da ki padişah şiirine bak! Kenz-i mahfî! Levhi aslında mahfuz eden yerde: Kalem Ustası ne yazdıysa onu kıraat edip yaşayacağız.
 Sebeb-i Dost  (Tuna M. Yaşar)

Taksi o ara geldi. Vedalaştılar. Cemil son kez “Ökkeş selfini bol bol gönder ki senden haberdar olayım. Bakarsın hatıra denen şeyi canlı tutarız.” Ökkeş anlamıştı ne dendiğini. “Yeri ve zamanı geldiğinde selfimi eksik etmem. Ama anıları hatırlamak için biraz kuvvetli bir sese ihtiyaç var. Haydi yolun açık olsun.” Dedi. Hakkarili aile kapı önünden misafirlerini yolcu etti.
 Dut Ağacı  (Özlem Turgut Şili)

Kuşlar kadar olamadık, dedi içinden...Biz de birlikte uçabilirdik oysa ki.
 Cevabı Yok Sorular  (ÖzgeCan)

“Adınız girmişti hayatıma kendinizden önce…”
 Yaralı Martı  (ERDEN ERKİN)

Martı kurtulmuştu ve benim de nadir bulunan beyaz bir martım olmuştu; adını "YARALI MARTI" koymuştum. ERDEN ERKİN...
 Gidenin Ardından...  (ERDEN ERKİN)

Okuldan arkadaşlarla Barlar Sokağındaki Fasıl Bar' da bu akşam buluşacağız. Nedeni, eşi Kadum' u da alıp, geçenlerde bir kalp krizi sonucu vefat eden sevgili arkadaşımız ve benim çok değerli dostum, çocukluk arkadaşım Samuel' i anmak. ERDEN ERKİN...
 Menevşeler Ölmemeli  (Hasibe Gezgin)

Eğer bir kalp sevgi ile çarpıyorsa, baktığı her şeye, yaşamının her alanına bu sevgi yansır. Sevgi ile dokunur bir çiçeğin kırılgan yüzüne; bir güvercinin ipeksi tenini sevgi ile okşar. İşte yazar bu öyküsünde sevginin gücüne deyinmiş.
 Kelebek  (rey'an yüksel)

Tutunmaktı niyetimiz, yaşamın bir ucuna. Kendi seçimlerimiz değildi yaşamlarımız. Bir beden vardı ve o bedene uygun giysiler ama biz giyinik doğmuştuk. Bedenimizi çıplak göremedik. .
10 
 Küçük Deniz Kızı ve Sevgi  (Orkun Levent)

Açık denizlere kıyısı olan küçük bir köyde yaşlı bir balıkçı yaşarmış. Uzun yıllar, engin denizlerde oltası ile balık avlayan bu ihtiyar, etrafına sevgi saçan hayat dolu bir insanmış.
11 
 Bir Şahmaran Hikayesi (Kırlangıç Hatıraları - V - )  (asivemavi36)

sedef kakmalı bıçağıydı amcamın; dilime sapladığım yalan…yeşil pullu şahmaran...yılana tapınan birinin çizdiği bir resim,ve çocukların gece masallarından
12 
 Kömür Gözler  (Necmettin Yalcinkaya)

sevgili sait almış'ın firari hayat öykü kitabı çıktı. yolu açık, okuyucusu bol olsun
13 
 Kadın ve Saçları  (BİNNUR EDİSAN)

Anlık bir sızı…
14 
 Balıkların Babası  (Nilay Akçay)

Balıkların yaşamaları da insanoğlu gibi tehlikelerle doludur. Sağı solu belli olmayan denizlerde her an savunma halindedirler. Dellenmeye görsün bir kez deniz, dalgalarına aldı mı tutar en uzağa savurur balıkları hatta çoğu zaman kıyıya fırlatır atar. Sürekli bir mücadele, hayatta kalma savaşı verirler. Zaman zaman takılır bir avcının oltasına yok olmayı seçer. İnsan seyretmeli denizi. Her halini görmeli tanımalı. Balıklardan ders çıkarmalı. Küçük balıklar gibi cesur olmalı kaybolacaksa büyük denizlerde kaybolmalı. Bir balık bilir ki sığ denizlerde dolaşırsa kendini hiç bilmediği bir anda kıyıda bulur. Oysa keşfedilecek ne çok şey vardır bu uçsuz bucaksız denizlerde, derinlere dalmaya cesareti olmalı bir balığın. Unutmamalı ki bütün hazineler suyun yüzeyinde değil altında gizlidir. Deniz kabukları içindeki istiridyelere ulaşmak için kulaçlarını geniş atmalı, zamanını da iyi seçmelidir. İnsan da öyle değil midir sanki?
15 
 Dönüşüm  (Nergiz Şimşek)

Ben âdemoğlunun hayatını yaşadım. İnsanın uzun ve sıkıcı yaşamına tanık oldum ve ağır aksak geçişini gördüm. Hatta bir yalnız adama bir bakıma dost da oldum. Bu bana yapılmış büyük, çok büyük bir haksızlıktı; çünkü ben aslında bir sivrisinektim. Evet evet hani siz insanların Culicidae familyasından culex – ev sineği dedikleri türdendim. Basit değil mi? Aslında çok basitti ama sonra olan oldu. Olan oldu ve dönüşüp çilekeş bir hayata mahkûm edildim. Anlatacağım. Şimdi.
16 
 Balik ve Melisa  (Necmettin Yalcinkaya)

insanin bir umudu olmali ve insan bu umudunun pesinde kosmali...ve asla vazgecmemeli...
17 
 Sarıçiçek  (Esma Uysal)

Gün devam ededursun, hayat her zamanki seyrindeyken birden bir uğultu sardı bizim mahallemizi. Gülümsedin? Şaşırdın mı bizim de bir mahallemiz oluşuna. Üstelik sizin artık bir mahalleniz kalmamışken, mahalle denilen güzel iklim sadece eski hikayelerde anılan birer nostalji iken kalksın bizim mahallemiz olsun!
18 
 Kemancının Taşları  (Ebru)

Taşlar benim için cinayetlerin gizli ipuçları, mutlulukların gizli yansımalarıydı. Hayatın kimselerce bilinmez sırları, tarihin tanıklarıydı... Sıradanlığın içindeki başkalıktı...Ve kemancının hatırasıydı.
19 
 Sevginin Adı Başka  (Hakan Yozcu)

Kadın: - Execuse me, (Affedersiniz) dedi. Muhtara dönüp: - Kadın İngilizce konuşuyor. Yabancı sanırım, dedim. Karanlıktan ve uzak mesafeden göremediğimiz için kadının kucağındaki minicik köpeği ancak o zaman fark ettik.
20 
 Yılkı  (Hacer AKTAŞ)

Kurak ve bereketsiz bir araziye, yüzlerce yıl susuz kalmış bir çöle yağmurlar yağdı. Toprak, suya doydu. Tam o anda bir ormanda birden boy attı adını bilmediğim bitkiler, filizlenip üstündeki taşı toprağı attı bir tohum. Günışığına kavuştu. Bir karaağacın dalları uzadı göğe. Gölge oldu, karıncalara ve yoldan geçenlere. Galaksideki toz bulutu dağıldı. Yörüngesini şaşıran bir gezegen yerini buldu. Bir yıldız daha doğdu uzayın karanlık boşluğunda. O ana dek sağa sola yayılarak, dağılarak ilerleyen; bir türlü bir yere ait olamayan, doğru düzgün akamayan bütün akarsular yatağına kavuştu. Samanlardan örülmüş bir yuvada ürkek bakışlarla etrafını süzen yavrunun üstüne bir anne ya da baba kuş kanatlarını gerdi o an. Avuçlarının atlasında senin dünyayı keşfediyordum. Bir kadın ve bir erkeğin gözleri buluşuyordu tutkulu bir dansın finalinde Latin Amerika'da. Bir anne yeni doğan bebeğini ilk kez kucağına alıyordu o an. Adını bilmediğim dillerde sevgi sözcükleri fısıldıyordu insanlar birbirlerine. Avuçlarında senin, yeni bir evren yaratmıştı tanrı tam o anda. Ben ilk kez rüzgârın uğultusunu duyuyordum parmak uçlarımda ve bir yağmur kuşu kanatlarını çırpıyordu orada. Adını hiç bilmediğim iklimlerle tanışıyordum ellerinin çizgilerinde.ir fil büyük bir sancıyla yavrusunu doğuruyordu Afrika' da. Bir su kaplumbağası kabuğunu kırıyordu okyanusun kıyısında. Avuçlarının içinde an be an yaratılan evrenleri keşfediyordum. Bir güvercin sürüsü kanatlanıyordu saat kulesine doğru. Kordon' da ilk kez buluşuyordu iki liseli. Bir kadın bir adamı ilk kez öpüyordu ve bir çift sonsuza dek evet diyordu. Avuçlarında senin sayısız evren vardı. Birinde bir ışık dalgası bir ses dalgası ile sevişiyordu. Bir şarkının notaları bir evrenden diğerine köprü kurmuştu sonra. Bir şaman oturuyordu milyarlarca yıl evvel ay ışığında bir kayın ağacının gölgesinde . Tam da az evvel filin yavrusunu doğurduğu yerde; davuluna vuruyordu şaman. Nasıl akacağını unutmuş bir akarsu kayın ağacının gölgesinde ilerliyordu sessizce. Şaman davuluna vurmaya devam ediyordu. Kayın ağacının dalları arasından binlerce yıl evvel esendi şimdi senin avuçlarında ve benim parmak uçlarımda uğuldayan rüzgâr.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Bir Canım Benim
Yûşa Irmak
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Sebeb-i Dost
Tuna M. Yaşar
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Dut Ağacı
Özlem Turgut Şili
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Yılkı
Hacer AKTAŞ
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Bahçe Duvarı
Hacer AKTAŞ
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Sevginin Adı Başka
Hakan Yozcu
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Diyojen
Tuna Mustafa Yaşar
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Sarıçiçek
Esma Uysal
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Bilet
seçkin gündüz
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Kömür Gözler
Necmettin Yalcinkaya
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Ayşecik İle Yasemin Sultan
Serdar Yıldırım
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Git Artik Cik Git Duslerimden
Matt Ulutas
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Aptal Âşık
Nermin Güday Kaçar
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Gelen Gülüş
Didem Duruöz
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Kardeşim, Toprak Altında.
Elif Yıldız
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Biraz Daha Işık!
eyyüp yıldırmış
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Kac Kere Saymadim
Hasan Pamuk
Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.