Taygeldi
Çok sevdiği dolaylı yeğenlerini gören Çise, öğle tatili arasında lahmacun yemeye gittikleri dershane arkadaşlarından ayrıldı.
"“İlk kez aldatmaya başladığımızda ördüğümüz ağ ne karmaşık bir ağdır!” — Walter Scott"
"“İlk kez aldatmaya başladığımızda ördüğümüz ağ ne karmaşık bir ağdır!” — Walter Scott"
Çok sevdiği dolaylı yeğenlerini gören Çise, öğle tatili arasında lahmacun yemeye gittikleri dershane arkadaşlarından ayrıldı.
Ailenin en küçük kızı Ece'nin yaşamından bir kesit. Anne, oğlu ile iş kurma hayalleri kurarken, oğlunun beklenmedik şekilde asi bir kıza aşık olması tüm planları değiştirir. Umutlar ve gerçekler arasındaki çatışma, anne-oğul ilişkisindeki dönüm noktasını anlatıyor. Bir ailenin beklentiler ve gerçeklik arasında yaşadığı duygusal yolculuk.
İnsanlar insan olduğunu unutmuş sanki.. Duyguları yok.. Sevmeyi bilmiyor, sevgiyi yaşarken sevinemiyor. Ayrılıyor, ayrılmanın acısını yaşayamıyor. Gülmesi gerekirken ağlıyor, üzülmesi gereken durumlarda katıla katıla gülüyor. Bireysel yaşamaklar ölmüş, sürüler halinde yaşıyor insanlar, kirli gökyüzünde uçuşan kuşlar gibi…
Yasemen, ıtır, fesleğen, küpe çiçekleri tanınmıyor.
El
Parkın çıkış kapısına yönelirken,güneşte ardında bıraktığı kızıllıkla kayboluyordu...
Yalnızlık demiştin değil mi?
Yalnızlığına çare olabilirim.
Kendi yalnızlığımı katar da içine çeşni bile yaparım, ama dindirir miyim arttırır mıyım işte orasını bilmem.
Annesi, lösemiyle savaşan altı yaşındaki oğluna bakarken dalıp gitmişti. Kalbi, acı içinde olmasına....
Bir yolunu buldu ve büyüdü sarmaşık. Bahçe duvarının dışında, asfalt kenarında Evi sandığı karanlık, nemli, rutubetli yerde doğmuştu ve dünyası o karanlık yerden ibaretti ilk başta. Ama sonra büyüdü ve uzadıkça boyu; gördü bahçe duvarının ardındaki dünyayı. Burası bir evin arka bahçesiydi.
Gramofondan yayılan müziği duydu.
Bu yazıyı yazdıgımda hep şunu sormuştum kendime... bu yaşamın kıymetini bilemeyecek kadar zavallıyız. ister şehirli,ister modern. önemli olan sadece saglık aslında...
Odasına yalnız ben girebilirdim,yüreği gibi odası da açıktı bana...Tüm parfümlerin inadına ayva kokardı odası,sandığında ayva olurdu her daim... / şimdi ayva kokularında onu bulduğum bu yüzden / Perdeleri kapalıydı esrarengiz hanımın...En son geldiğinde ayva getirmiş babası Kağızman’dan... Kapalı perdelerin ve hanımın tüm esrarı buydu...Babasını hapsetmişti içeri, aslında ayvada
Bir atla dostluk kurma arzusu ve insan ilişkilerindeki hayal kırıklıkları arasında paralel çizen bu metin, sabır ve kararlılık temaları etrafında dolanıyor. İnsanın içinde biriktirdiği acılar, terk edilme duygusu ve bu duygularla başa çıkma yolları üzerine düşündüren, hem hayvanlarla olan bağımızı hem de kırılgan insan ilişkilerimizi sorgulayan derin bir
Gün devam ededursun, hayat her zamanki seyrindeyken birden bir uğultu sardı bizim mahallemizi. Gülümsedin? Şaşırdın mı bizim de bir mahallemiz oluşuna. Üstelik sizin artık bir mahalleniz kalmamışken, mahalle denilen güzel iklim sadece eski hikayelerde anılan birer nostalji iken kalksın bizim mahallemiz olsun!