"Bir hikâye, insan ruhuna bırakılan mektuptur. — Neil Gaiman"

Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık

duygusal

Mutluluk

Uzun terasın genişleyip küçük bir alana dönüştüğü ön tarafta gördüm onu yeniden. Üst yanından aşağı uzanan şeritli, mordan kırmızıya gökkuşağı desenli hırkasıyla, boyunu aşan parmaklıkların önünde plastik bir sandelyeye yerleşmiş görünce, nedendir bilmem, sevindim.

üzgün

Vefalı Kedim

Bu bir hikaye denemesi.Yazar başından geçmiş bir olayı anlatıyor.Bir çeşit anı da diyebiliriz bu yazıya.Bir kediyle, bir insanın duygusal diyalogları.Evet yanlış duymadınız diyalogları..Sanıldığının aksine kediler de konuşur biliyor musunuz?

nostaljik

Eski Zaman Aşıkları (Kırlangıç Hatıraları - IV)

kol düğmelerini saklamıştı beyaz gömleğinin üzerinde ve kemerini ve en sevdiği pantolonunu …sanki her an gelecek, üzerini giyecek bir yerlere gidecekler gibi… çorapları, ayakkabıları en güzel yerinde hazırda bekliyordu odasının ve dört duvar dört çerçeve gülümsüyordu resimleri…

olumlu

İbsalalı Mustafa

Eğitim alanında olsun, dinlenme saatlerinde olsun, hep yalınız ve düşünceli görünen bir asker sürekli dikkatimi çekiyordu. Memleketini özlüyordur geçer dedim. Günler geçiyor onda hiç değişiklik yoktu.

olumlu

Dostluk Budur İşte,,

Ahmet ve Nihat adında iki arkadas varmış. Aynı okulda okuyorlarmış. Ahmet İstanbul'da yaşayan, evi, arabası yeterince parası olan biriymiş. Nihat memleketten İstanbul'a gelmiş zor şartlar altında yaşayarak okuyormuş. Bunlar zamanla daha da iyi arkadaş ,,,,,,,,,,,

üzgün

Adını Hep Andığım

İnsanlar insan olduğunu unutmuş sanki.. Duyguları yok.. Sevmeyi bilmiyor, sevgiyi yaşarken sevinemiyor. Ayrılıyor, ayrılmanın acısını yaşayamıyor. Gülmesi gerekirken ağlıyor, üzülmesi gereken durumlarda katıla katıla gülüyor. Bireysel yaşamaklar ölmüş, sürüler halinde yaşıyor insanlar, kirli gökyüzünde uçuşan kuşlar gibi…
Yasemen, ıtır, fesleğen, küpe çiçekleri tanınmıyor.
El

karışık

Kırlangıç Hatıraları - II

nasıl yakalanmayayım ki?? beyaz tebeşir veya pembe,mavi veya…siyah önlüğüme bir günah gibi yapışırdı tozları, günah koymuşum adını bir kere ne kadar arınırsam gitmez

dramatik

Çakır Reis

...Fırtınanın vahşi sesi koyun sarp kayalıklarında yankılanıyordu.Gökyüzünü kat kat kara bulutlar kaplamıştı.Güneş yüzünü gizlemişti bu sabah...

karışık

Süzme...

B – Ağlama desem de faydası olmayacak sanırım.
A – Olmayacak..Çok mu kötü oldun?
B – Çok.. Hoşça kal. Bak ben dost..
A – Sus. Elbette dostuz. Artık hep dostuz..

karamsar

Gözyaşının Gücü

Siz de sevgiliniz gitmeden önce ağlamaya başlasaydınız, sevgiliniz gidecek yol bulamaz, mecburen sizin yanınızda kalırdı. Sizin, sevgili gittikten sonra döktüğünüz gözyaşları, ancak yolcuların arkasından dökülen bir kova su yerine geçer."

üzgün

Hazan Mevsimi

Yine hazan mevsimi geldi.
Dertli başıma taç olmak için dökülen sararmış yapraklar, kaldırımlarda sürünüyor.
Ağlayan bulutlar geliyor, karalara bürünmüş. ....

olumlu

Yılkı

Kurak ve bereketsiz bir araziye, yüzlerce yıl susuz kalmış bir çöle yağmurlar yağdı. Toprak, suya doydu. Tam o anda bir ormanda birden boy attı adını bilmediğim bitkiler, filizlenip üstündeki taşı toprağı attı bir tohum. Günışığına kavuştu. Bir karaağacın dalları uzadı göğe. Gölge oldu, karıncalara ve yoldan geçenlere. Galaksideki

karışık

Kırmızı Domatesler

Ve hayat, acısıyla, tatlısıyla, sevinciyle, kederiyle el ele tutuşup, yarınlara umutla yelken açarken, bir masada oturan dört kadınının yüreği tek bir düş için çarpıyordu.

üzgün

Nicce Yıllar Geçti

Nice yıllar geçti, aradan...
Sen üniversiteye başlamıştın. Kavak yellerinin tatlı esintisine kapılmış, sınıfta kalmıştım, ben de.
Bir sınıf arkadaşımız söyledi.
-Adresimi vermeyin ona, demişsin.

üzgün

Krallarda diz çöker..Bölüm(05)

/Kalkıp mutfağa geçer ve kendine bir limon daha doldurur..Bu arada kesik kesik öksürükleri devam etmektedir..Fakat müziğin sesine karışıp giden bir havada pek duyulmamaktadır..'Al bakalım Güray efendi..N'oldu sen sizinkiler meselesinden bahsediyordun..'/

düşündürücü

O, O'nun Olmayacaktı

Bu kadar olgun, terbiyeli, güzel de sayılabilecek bir kadını üzen ne olabilir diye düşünürdü O'nu her gördüğünde...Bilmezdi ki O da açtı kendisi gibi sevgiye.

karışık

Sonbahar Hüzünlüdür

Zaman hızla akıyordu.Yaşlı adam son duasını da okuduktan sonra yavaşça eğildi,kırk iki yıllık hayat arkadaşını emanet ettiği mezarın toprağı üzerinde ellerini sanki bir bebeğin başını okşar gibi gezdirdi.Yüzündeki, bıçak gibi keskin acı ifade yerini yine acı bir tebessüme bıraktı.
-“Elveda gönül perim”dedi.”Elveda”.

Başa Dön