Yaşama Kanat Çırpın...!
Hadi bugün sevdiğiniz birinin sesini duyun ne kadar çok işiniz varsa da,bazı şeyler beklesin bırakın...Hadi bugün yaşama kanat çırpın. Ve sakın ola yaşama kazık çakmış gibi yaşamayın...
"Bugün 20 Nisan 2026, saat 03:00. Henüz bitmemiş bir romanın bitmemiş bir cümlesi gibi..." – Virginia Woolf (kurgusal)"
"Bugün 20 Nisan 2026, saat 03:00. Henüz bitmemiş bir romanın bitmemiş bir cümlesi gibi..." – Virginia Woolf (kurgusal)"
Hadi bugün sevdiğiniz birinin sesini duyun ne kadar çok işiniz varsa da,bazı şeyler beklesin bırakın...Hadi bugün yaşama kanat çırpın. Ve sakın ola yaşama kazık çakmış gibi yaşamayın...
Uzak yollar, bitip tükenmez yollar özler kişi…. Kıraç, sarı yollar, topraklı yollar… Kavisli, virajlı yollar…
Benim hayatımda da kötü insanlar kazandı çoğu kez ve ben iyi bir insan bile olamadım en gereken zamanda. Kalbimi kıranların kalbini kıracak kadar becerikli değildim.
Vefa ediyor belki aklınca
Ama insaf etmiyor yalnızlık.
Takvimler bitse de yaprak yaprak;
Bitmiyor yalnızlık...
Nerede başlar çılgınlığın uçurumu, ussallığın sınırı nerede biter. Hangi vazgeçilmezlerimiz bizi, yeknesak bir hayatın ipleriyle bağlamıştı...
hazan... kimi icli nagmelerin barinagi, bir huzn; veda yuklu sonlarin baslangici. ve onda olenlerin hikayesi...
İncecik, yoğurt suyu renginde bir tül perde çekildi gökyüzüne. Belli ki utanmışlardı lame elbiselerini soyunurken...İnsancıklar umurlarında değildi. Farkında bile olmazlardı kapri yıldızı çıplaklığının... En çok palmiyelere, okaliptüslere bir de e
Hayatımda hissettiğim en güzel kum taneleri üzerindeyken, bunu biliyorken, kabul etmişken, olmadıklarını söyleyebiliyorum. Dört kişilik birkaç yaz günü. Masum mutluluk, farkında olmadan yaşananı... İsmen Alinko ve kalben “aile”dir buna sebep
Hayatın uzun labirentlerinde dolaşmıştı yaşlı ruhu. Hataların damgaladığı yüzlerce hayal kırıklığıyla adımını atmıştı yaşama. Olgunlaştıkça öğrenmiş, öğrendikçe yalnızlığa düşmüştü. Ve şimdi, bir zamanlar hovarda olan yüreğinde bir melankoli, kıpır kıpır
Hayatta sürekli kaybetmenin çaresizliği içinde tutanabileceğimiz tek dal, mucize arzusuyla yaşamak mı?
unuttu zannettigin bir anda bir fotograf her seyi yeniden baslatir...dogum gunune.... ve sana.....
Ne hazindir ki, kurmak için seçip aldıkları ve eleyip kendine kattıkları hep bir mücadele ve gayret. Ve insan en büyük rakibinin kendisi olduğunu anladığında bütün bunları daha güzel yerlerine yerleştirebiliyor. Kimileri için daha kolay olurken, kimil
...Tıpkı hayat gibi.Birçok kez işte bu istasyon son dediğimizde bir de bakıyoruz yanılmışız.Daha bir sürü istasyon varmış ileride.O istasyonda daha bir sürü insan bizi bekliyormuş,bir sürü acı, bir sürü ızdırap...
Yalnızlığım sapladı sivri ucunu kalbime ve giderek derinlere ilerliyor, sessiz çığlıklarımdan boğuluyorum. Etrafıma şöyle bir baktım, bu ne koşuşturma böyle, herkes iş çıkışı evine gitmek için yollara düşmüş, otobüs, dolmuş duraklarında uzun kuyruklarR
Sen! Kötümserlik efendisi, yüreğini devralmayı teklif ederse ‘memnuniyet’ çekiyle; karşılıksızdır o çek emin ol. Ağlamak şöyle dursun bir, gülümser olmak yaraşır dertlerin beterine. Gayesi, seni çökertmek olan zorlukları başarıya ulaştırma asl
Kerem Eksen