Eyvah Geç Kaldım!
Yıllar geçtikçe buharlaşıp uçmamak için, sıradanlaşmamak için,
yenilmeyip hayata sevmeye devam etmek için mi tavşan oldum ben?..
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
Yıllar geçtikçe buharlaşıp uçmamak için, sıradanlaşmamak için,
yenilmeyip hayata sevmeye devam etmek için mi tavşan oldum ben?..
hazan... kimi icli nagmelerin barinagi, bir huzn; veda yuklu sonlarin baslangici. ve onda olenlerin hikayesi...
Güneşin batışını izlerken neler hissedersiniz? Ben büyülenir kalırım. O renkler o kızıllık... Sanki ruhumda dansetmeye başlar ve beni bambaşka dünyalara götürür. Ayıramam gözlerimi. Her saniye ayrı bir güzelliktir. Kaçıramam bakışlarımı, kaçırdığım her ba
Yalnız, her insanın içine işlemiş bir olgu ve yalnızlığa savaşım.
I. MISRA: KELEPİR SAATLER
Kendimi kitap raflarının önünde unuttuğum olur... Çok sayılmaz, haftada yedi gün filan takılırım kitapçılara; günde birkaç saat...
Bir yuvarlağın çok köşesi olduğunu duymadım.Bunu araştırırsam bana araştırmacı derler.
Bir yuvarlağın çok köşesi olduğunu bildim.Bu bilgi üstünde durursam bana mutsuz derler.
Herşeyin bir sonu vardır.Ben sondan başladım..Başladığım yerde bitirmek istedim,fakat bitiremedim.Devamı gelecek umarım..
...buradaki her kelime benim hayatımdan bir kesit. Bu yüzden de tek başlarına ancak sözlüklerde kendine yer teşkil eden bu kelimeler bu yazıdaki konumlarıyla benim adıma muazzam değerlere sahipler...
"O"öper buz gibi dukalarıyla, kalakalırsınız, içiniz donar, keşkeler ve akamayan gözyaşlarınız içinde boğulursunuz.... Ve bilirsiniz ki "O" aslında, varlığına gösterilen tokatsız, azarsız saygıyı öpmüştür...
Annemin beni terk edip, o soğuk sınıfta tanımadığım bir sürü ağlamaklı yüz ile başbaşa bırakmasıyla, bir daha çıkmamak üzere yerleşti içime terk edilme duygusu
Denizden Istanbul’un bilmem kaçıncı tepesine doğru önemsizmiş gibi tırmanan bu dar sokağın başından doğru başlamak gerekirse, Çorumlu olmayan bir kuruyemişçisi, Edirneli olmayan bir tekel bayii, Trabzonlu olmayan bir kahvehanesi ve ileride ne gibi çeşitli kanser türlerine yakalanabileceğinden bihaber Kastamonulu açık deterjan satıcısı dışında geneli Karadeniz den kopup ne
Makinist olanca kuvveti ile sireni asılırken; istasyon şefi ise etrafı kolaçan ediyordu, hayat istasyonunda kalan yolcu var mı diye. Sonra ölüm hızıyla hareket etti tren…
"Dü-şün-ce"miz mi merdivenden düşüyor şimdi? Kayıyor mu hayaller? Yoksa onları birileri aşağıya mı itiyor. Bu sefer yere düş-ün-ce mi oluyor, olan?
Parçası olduğum veya olacağım puzzle'lar, affedin yerleşemediysem veya yerleşemezsem eğer, puzzle'ımın geçmiş gelecek parçaları affedin bulamadıysam veya bulamazsam eğer, sizde gelmezseniz bir nedenden ötürü bakarım başımın çaresine, dert etmeyin kendinize…
Bu geceyi karanlık bırakın!Güneş doğana kadar büyümek denen süreçte kıvranmak,kötüyü ve iyiyi tanımak ve güçlü olmak istiyorum.Kahraman beklemekten bıktım,kahraman olmak istiyorum.
Sakin sessiz köşeme oturmuş, kitabımı okumakta olduğum ve Ciciannenin Genç Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu ilk yıllarda piyanosunun başına geçip, derin bir aşkla bağlı olduğu Rıza Selim Bey ve konuklarına piyano resitalleri verdiği zamanların kıyısında dolaşırken, minik kızımın parmaklarının notalarla buluşmasıyla odaya doluveren eşsiz müzik nağmeleri, beni zaman içinde bir