Şizofreni Ağıt
Birkaç günlüğüne 'beni' astım duvara.Bir çift masum göz ve dilsiz bir
resim oldum.'hiçbirşey görmedim ve duymadım beyler bayanlar!'
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Birkaç günlüğüne 'beni' astım duvara.Bir çift masum göz ve dilsiz bir
resim oldum.'hiçbirşey görmedim ve duymadım beyler bayanlar!'
Sevgi ve teknoloji iki farklı sözcük gibi görünse de aynı misyonu üstlenebilirler mi ?
Zamana, yıllara ve tüm uzaklıklara rağmen bizleri yakınlaştırabilirler mi ?
Gelin bunu birlikte keşfedelim...
Yavaş yavaş merdivenlere doğru yürüdüm. Bu merdivenleri defalarca inmiş çıkmıştım. Bazen bıkkınlıkla, bazen heyecanla; bazen sevinçle, bazen üzülerek. Ama her zaman yorularak Merdivenleri çıkarken okula ilk geldiğim günü hatırladım. Omzumda valizim, ürke
Yaşamımda, ilkokulun ve ilkokul öğretmeninin ne kadar önemli olduğunu yazmaya başladıktan sonra daha iyi anladım.
Bana büyük katkıları bulunan öğretmenimin önünde saygı ile eğiliyorum...
Olabildiğinde pistten uzak durmaya çalışan, daha çok konuklarla ilgilenmeyi tercih eden ablanın, zaman zaman gelinle damada dalıp, gözlerindeki nemi kimseye farkettirmeden elinin tersiyle silmeye çalışması bundan..
Erhan, uzaklardan, çok uzaklardan gülüm
Taşralı bir yazarın yalnızlık ve düş kırıklıklarıyla dolu günlerini baştan sona değiştiren sıradışı bir günün öyküsüdür.
Evimize ilk geldiklerinde günlerce babama ve anneme yakın bir yerde uyuma ihtiyacı hissettim.Korkuyordum, rüyalarıma bile giriyorlardı.Çünkü misafirlerimiz iki beyaz torba dolusu yüzlerce insan kemiğiydi. Hepsi biraraya getirilip sıralandığında iki in
Hayatın her alanında olduğu ibi, öğrencilik yaşamımın her karesinde de şanssızlık yakamı hiç bırakmadı.
Topladım bütün cesaretimi. Karanlıktan değil kendimden korkuyordum. İçimdeydi karanlık. Ay ışığı kapalı perdelere rağmen loş kılıyordu odayı. Ay tutulması olsa keşke dedim o anda. Hatta bir daha dönmemek üzere terk etse insanlığı.
Fransa Paris'den ibaret değildir.Uzaklarda,okyanus sahillerinde;yabancı kentler bulunur!
Karesin Dağı kararıp durmaz. /
(Ödemiş Hamamköy yöresine ait bir halk deyimi)
Bulutların kalınlığını, sertliğini bu dostuma anlattım. Gülümsedi sessizce. Bulutların aksine, alabildiğine yumuşak bir tebessüm bıraktı gözlerime.
Cayımı yudumlarken esliginde de sıgara dumanım cabası... Karsımda küme küme oturmuş, tek oturmuş kafası dumanlı beyinler, ilaclı vücutlar.... Neydı kı insanları bu hale getiren? Neydi beni onların icine atan....? Hayretle baktıgım bu ınsanları merak edıyo
Yıllardır bilmediğim bir şey beni sonsuzluğa doğru sürüklüyordu.sonsuzluk ve bilinmeyen güç neydi sizce.
Tüm saçlarımı kaybetmişim gibi. Aniden kel olmuşum gibi. Tüm çocukluğum sıfıra vurulmuş gibi... Ağlıyordum.
Bir o vardı, eskiden. benim bir yerime bir şey olsa benden çok onun yüreği
sızlardı. Birkaç gün görmesek birbirimizi özlemi duyardık içimizde. Laf
olsun diye değil bu sözüm hakikaten özlerdik, candan...
o vardı, eskiden. yediğimiz içtiğimiz ayrı g
Dışarıda yağmur vardı ve damlalar camları usulca çizmeye başlamıştı. Büyükannem, dedemin kahveyi bitirdikten sonra bir kaç yudum aldığı suyu, avucunun içinde kristal bir kalbi taşır gibi getiriyordu.
M. Kemal Sayar