Görünmeyen Güç
Yıllardır bilmediğim bir şey beni sonsuzluğa doğru sürüklüyordu.sonsuzluk ve bilinmeyen güç neydi sizce.
"Yılbaşı kararlarını ertelemek için en iyi gün, her zaman 2 Ocak'tır." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Yılbaşı kararlarını ertelemek için en iyi gün, her zaman 2 Ocak'tır." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Yıllardır bilmediğim bir şey beni sonsuzluğa doğru sürüklüyordu.sonsuzluk ve bilinmeyen güç neydi sizce.
Tüm saçlarımı kaybetmişim gibi. Aniden kel olmuşum gibi. Tüm çocukluğum sıfıra vurulmuş gibi... Ağlıyordum.
Bir o vardı, eskiden. benim bir yerime bir şey olsa benden çok onun yüreği
sızlardı. Birkaç gün görmesek birbirimizi özlemi duyardık içimizde. Laf
olsun diye değil bu sözüm hakikaten özlerdik, candan...
o vardı, eskiden. yediğimiz içtiğimiz ayrı g
Dışarıda yağmur vardı ve damlalar camları usulca çizmeye başlamıştı. Büyükannem, dedemin kahveyi bitirdikten sonra bir kaç yudum aldığı suyu, avucunun içinde kristal bir kalbi taşır gibi getiriyordu.
Ask ne kadar aci yasanabilirki, yada cileler ne zaman vadesini doldurur, birde bakmiski gönül güllerin rengi solmus. Bir teslimiyettir gülün solusu bir son belkide .............
Yoğun bakımda geçen üç günüm önemliydi tabi ki;
ancak tedavim sırasında çıkan omzumu fark ettiren
o deli ağrı ve sonrası, beni daha çok yordu.
Acil serviste üç saat uğraşılmasına rağmen;
yerine bir türlü gitmeyen omzum, narkoz altında istemeye istemeye elli
Şarkılar bir rumdan, bir türkten ama hep Ege’den kopuyor, ayaklarımızın tabanındaki ritme vuruyor. Sahnedeki tüm ekibin sandalyelerindeki duruşlarıyla çalgılarından çıkan sesler arasında insana huzur veren bir tezat var. Kıyafetleri sade, bakışları
Bir sarmaşığın dalına tutunarak çıkabiliyorum evin çatısına. Köylerde bütün evlerin bahçesi vardır; ve o bahçeye tepeden bakmak neredeyse bütün çocukların vazgeçilmez tutkusudur. Kiremitleri kontrol etmek için çıkan babaların unuttuğu merdivenler,onlara y
Adımlarım bedensiz dolaşadursun,
Düşlerimi mahşerin eline tutuşturuverdim..
12 ler bir daha yaşanmasın
bir ilkokul öğretmeninin 12 lerin yaşananlarından bazılarını penceresinden yansıtmasını okumaktasınız. kurgu değildir
Bu Yazi, Öykü Yazmayi İsteyen Amatör Bi̇r Ruh Tarafindan Yazilmiştir, Tüm Eleşti̇ri̇ Ve Öneri̇lere Açiktir.
Denize olan tutkumu hep ifade etmeye çalıştım kelimelerle, ilk kez bu kadar keyiflisi çıktı ortaya, paylaşmalıyım dedim, hemen,ŞİMDİ!
Garip bir öykü... - Saat yedi buçuk. Yalnız bir-iki uçak var Ankara-Esenboğa havalimanın pistinde, içeride camdan dışarı bakan insanlar...
Güneş, masmavi gökyüzünde binlerce renge bürünmüş; aydınlatıyordu dünyayı. Uçsuz bucaksız tarlalar, dağların eteklerine uzanmış; sabah güneşinin, tadını çıkarıyordu. Anayolda, arabalar yuvalarına yem taşıyan karıncalar gibi sırayla ve telaşla
Dostluğu ve sevgiyi ben bu ocakta öğrendim. Bu bana bir lütuftu.
Yaramaz mıydım bilmiyorum ama çok mızmızdım. Annemse beni hayatın gerçeklerine alıştırmaya çalışmaktan artık bitap düşmüştü. Ama yılmadı önce herşeyin olumsuzunu düşünerek, heyecanla ve umu
M. Kemal Sayar