Sislerin Ötesinde
Bir kaç yıl önce gelmişti bu şehire. Sessiz, sakin, işten eve gidip gelen bir memurdu.
"Yarınlar, bugünün dünleri gibidir; sadece biraz daha pahalı." - George Bernard Shaw"
"Yarınlar, bugünün dünleri gibidir; sadece biraz daha pahalı." - George Bernard Shaw"
Bir kaç yıl önce gelmişti bu şehire. Sessiz, sakin, işten eve gidip gelen bir memurdu.
Hayatın her alanında olduğu ibi, öğrencilik yaşamımın her karesinde de şanssızlık yakamı hiç bırakmadı.
ben bir depremzedeyim, yıllardır amatörce yazarım
depremde ve sonrasında yaşadıklarımı bir anı kitabında toplama şansım oldu bu kitabı sizlerle paylaşmak ve sizlerden destek görmek istiyorum.
yazım kitabımdan alınmış bir pasaj dır.
sevgi ile kalın.....
Böylesine ilerlemiş olan teknolojiye hayranlık duymamak elde değil. Evimize bilgisayar ilk girdiğinde düğmesine bile dokunmaya korkarken, şimdi haberleşmelerimi İnternet yoluyla yapabiliyorum.
Bizim çocukluk ve gençlik dönemlerimizde teknoloji böylesine
Beni gerçekten etkileyen ve yaşam üzerindeki değerlere karşı bir kez daha durup düşünmemi sağlayan gerçek bir olayda hissettiklerim...
Kitap bulmak kolay değildi. Tatil zamanı yaklaştıkça kitap kaynakları araştırır, hatta bulduğum kitapları okumaz, stoklardım.
Olabildiğinde pistten uzak durmaya çalışan, daha çok konuklarla ilgilenmeyi tercih eden ablanın, zaman zaman gelinle damada dalıp, gözlerindeki nemi kimseye farkettirmeden elinin tersiyle silmeye çalışması bundan..
Erhan, uzaklardan, çok uzaklardan gülüm
Dışarıda yağmur vardı ve damlalar camları usulca çizmeye başlamıştı. Büyükannem, dedemin kahveyi bitirdikten sonra bir kaç yudum aldığı suyu, avucunun içinde kristal bir kalbi taşır gibi getiriyordu.
Çaylarını yudumlayıp, dolunaya karşı birer sigara yaktılar, hala büyüklerinden gizli sigara içiyor olmanın heyecanıyla.. Sonra türküler söylediler birlikte, sesleri ovada yankılandı:
Derdim çoktur hangisine yanayım
Yine tazelendi yürek yaresi
Ben bu d
Koşar adım ilerliyordum en sonunda durmam gereken bir yerde duramadım ve ne olduğunu anlamadan kendimi kayanın ucuna asılmış kemente sarılmış olarak buldum. Çocuklar bağrışıyordu ama onları göremiyordum. Yardım edin, buradayım, diye cevap verdim onlara.
Tüm saçlarımı kaybetmişim gibi. Aniden kel olmuşum gibi. Tüm çocukluğum sıfıra vurulmuş gibi... Ağlıyordum.
Orta boylu, kara kaşlı, kara gözlüydü, kravatını gevşetmişti, yaz tatili yakındı çünkü, gömleğinin yarısı pantolonundan taşmış sarkıyordu. Saatlerdir beklediği liseli sevgilisini görünce heyecanlandı.
Havuzlu kahvede oturduğu masadan doğruldu, ayağa kalk
insan yalnız olduğu anlarda farkına varıyor birşeylerin ve bu farkına vardığı şeyler çoğu zaman hüzünle dolduruyor insanın yüreğini.Geceler ise bu farkına varmanın en doruk noktasına ulaştırıyor bazen insanı...
Fransa Paris'den ibaret değildir.Uzaklarda,okyanus sahillerinde;yabancı kentler bulunur!
Çocukluğum,çocukluğumuz....
Hayatı aşağıdan yukarıya seyrettiğimiz yıllar..
Keşke insanlar hep çocuk kalsalar